• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Aydın 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

125 RAKAMI 20’DEN FAZLA DEĞİL Mİ?

DURMUŞ  TUNA

Söke Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nin, bir tek sanayi arsası kalmış ve onun da başında kavga çıkmıştı. Aslında o sanayi arsası da bir firmanın haklarından feragat ettiğini bildirmesiyle boşa çıkmıştı. 5000 m2’lik bu sanayi arsası için biz basın mensupları sanıyorduk ki; iki firma talipli meğersem 29 firma “isterük!” diye başvurmuş!
Ne hikmetse! Söke OSB’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda da  Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu’nun da onayıyla Söke halkının bu değerli arsasını bir firmaya vermeye uygun görmüşler!
Yönetim Kurulunda Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran da var! Söke Ticaret Odası Başkanı Haluk kutlay da! AK Parti kanadından Harita ve Kadastro Mühendisi Haldun Işıklı da! Yine AK Parti kanadından, beyaz eşya ticaretiyle uğraşan bir esnaf da var! Bir daha ismini yazmayacağım yönünde kendisine söz verdiğim için adı bende saklı! Bir de telefonlarıma çıkma tenezzülünde bulunmadığı için artık ismi ben de gizli! Kendisine hak vermiyor da değilim hani! 
“Bir daha basınla konuşmayacağım. Ağzımı tutamıyorum sonra da başıma dert açıyorum!” diye düşünüyor olsa gerek ki; telefonlara çıkmıyor ve dönüşte yapmıyor...
MHP kanadından neden kimse yok sorunuzu duyar gibiyim! O konuya da başka bir yazımda değineceğim!
MHP kanadının Söke OSB yönetiminde yer almaması bilinçli ve organize bir işti! Bu gibi durumlar düşünülerek mi MHP gurubu Söke OSB dışında bırakılmıştı acaba!
MHP’nin dışarıda bırakılması Süleyman Toyran’ın marifetiyle gerçekleştirilmiştir...
Neyse...
Bu yönetim yani Söke’nin ve Sökeliler’in haklarını, çıkarlarını gözetmek için göreve getirdiğimiz yöneticiler hangi akla hizmetse artık, göz bebeğimiz tek sanayi arsasını hak etmediğini düşündüğümüz ve sonra da gerçekten de hak etmediğini gördüğümüz bir plastik fabrikasına vermeye KALKIŞMAsınlar mı?
Tabii ki de haklı olarak yazdık, çizdik, ağır eleştirilerde bulunduk! KALKIŞMAyı peşkeş olarak da değerlendirdik, Söke’ye İHANET olarak da...
Aslında konu neydi! peki ya Söke OSB Yönetiminin derdi neydi! 
Kafa karışıklığına sebep olan nedenlerin bir kaçını paylaşmak istiyorum!
Belki cevaplarını hep birlikte bulabiliriz...
300 kişi çalıştırmasına kesin gözüyle bakılan Sökeli tekstil fabrikası sahibinin yerine en fazla 20 kişi çalıştıracak İzmirli bir fabrikatörün tercih edilmesinin altında ne gibi gerçekler yatıyor olabilirdi!
İnsan sağlığına ve doğaya hiç bir şekilde zararı olmayan yerli markamız tekstil fabrikasının, İzmirli fabrikatörün kanserojen tehlikesi olan plastik fabrikasına tercih edilmesinin altında yatan gereçekler ne olabilirdi! 
Hem de gıda maddesi imal eden bir firmanın 8 metre dibine kanserojen tehlikesini monte etmek iş bilmezlik değilde nedir?
İşte bakın! Attı yine kafamın tası ve eleştirilerimin ayarını tutturamayacağım!
Kaymakam Bey hiç OSB’lerde görev almamış...
Bizimkilere gelince, hiç birisi sanayici değil...
Böyle olunca da elbette ki; vicdanları rahatsız eden hatalar yaşanır...
Söke’nin yerli markası tekstil firması işletmesinin sahibiyle görüştüm ve Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu’nun gerek basın toplantısıyla açıklamaları gerekse sosyal medya üzerinden paylaşımları hakkında ne düşündüğünü sordum!

Dedi ki!
“Gıda üretimi yapan firma sahibinin, Söke OSB’de tek kalan sanayi arsası üzerindeki kullanım haklarından feragat ettiğini yanılmıyorsam 20 veya 25 Haziran tarihleri arasında öğrendim. Bunun üzerine bir işadamı arkadaşımla birlikte Kaymakam Kurtbeyoğlu’nu makamında ziyaret ettim. Söke fakülte binasına bağış konusu da gündeme geldi ve seve seve yardımcı olabileceğimi belirttim. Başvuru yapmam istendi ve kaymakamlıktan ayrıldım. Müteşebbis heyet başkanlığına hitaben hazırladığım dilekçemin yanısıra; 18/07/2016 tarihi itibariyle de arsa için başvuru formu, taahhütname, katılım ön müracaat formunu Söke OSB müdürlüğüne teslim ettim. Yani sadece dilekçe ile yetinmedim ve müracaat formumda, yıl içerisinde düşünülen üretim kapasitesini de 1.560.000 olarak belirttim. Başvuru formunda da mevcut faal durumdaki işletmemde personel sayısını 125 kişi olarak belirttim. Kullanılması gereken enerji ve su miktarına kadar belirttim. Bu miktarlar bile istihdam ve üretim sayısı için önemli bir göstergedir. Mevcut işletmem 2700 m2 ve 125 kişi çalıştırıyorum. Söke OSB’den talep ettiğim sanayi arsası ise 5000 m2’dir. Buna rağmen nasıl oluyor da tekstil fabrikası işletmesi sahibi zaten 300 kişi değil, 125 kişi çalıştıracak! şeklinde bir savunma yapılıyor anlamış değilim.”

Sökeli tekstil fabrikası işletmecisi olayı net ve güzel bir şekilde özetledi.

Bu işe biz basın mensupları da bir anlam veremedik.

Bir de anlayamadığımız!

Diyelim ki; tekstif fabrikası 300 kişi değil de gerçekten 125 kişi istihdam etmeye devam edecek. Acaba 125 rakamı 20 rakamından fazla değil mi?

Ne dersiniz sayın İŞBİLİR!!! OSB yönetimi?

Haydi diyelim ki; hesap uzmanınız yok!

İşi de bilmiyorsunuzdur!

Hesap kitap da hak getire!

Peki; tekstil firması sahibini arayıp sorma tenezzülünde de mi bulunamıyorsunuz?

Yazık çok yazık...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim