• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Aydın 15 °C
  • İzmir 11 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

AK PARTİ’nin korkusu; “Çankaya Krizi” mi?

E. TURGUT TEKİN

 

Koskoca başbakanın seçim meydanlarında konuştuklarına bakın. İnsanın gülesi geliyor. “Keçi can, kasap yağ kaydında!...” diye bir atasözü varya, bu nutuklara yakışıyor.

 

Başbakan Erdoğan, “367 oy şartı nedeniyle seçimlerden sonra cumhurbaşkanlığı krizi çıkabileceğini” belirterek, 367’den fazla milletvekili vermelerini istiyor.

 

Bu şu demektir,

 

Türkiye oylarının % 70’i. Demek ki, bir cumhurbaşkanının seçilmesi için ancak, %70 oy potansiyeline gerek varmış!..

 

Peki sizin oy yüzdeniz kaç? Bu yüzde ile nasıl cumhurbaşkanı oluyordunuz?

 

Sayın Başbakan devam ediyor.

 

“Özal, Demirel ve Sezer bu anayasa ile seçildi. Ama Gül’ün seçiminde “olmaz” denildi. ‘İki kere iki beş eder’ dediler. Sizler ne kadar adalet istediğinizi göstereceksiniz” diyor.

 

Sayın Başbakan, Türkiye’de adil olmayan bir seçim yasası ile %32 çoğunlukla iktidar olduğunu ve bunun adaletli olduğunu kabul ediyor. Peki adalet bunun neresinde? Dünyanın hangi ülkesinde %32 ile iktidar olan var? Tek AK Parti!

 

Eğer sizin kaprisleriniz olmasaydı, bu meclis cumhurbaşkanını 1. turda seçerdi. Demokrasi, sırat köprüsü gibi, “Kıldan ince, kılıçtan keskindir!”...” Bu köprü öyle kolay geçilmiyor.

 

Anayasa’nın cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili maddesi gayet açıktır. Muhalefet demek, başka ülkenin vekillerimidir ki onlarla uzlaşma yolunu denemediniz? Sizin aldığınız oy %32, sizden sonrakilerin ise % 68’dir. Peki hangisi çok? Sizinki mi, yoksa dıştakilerin mi? Bunu hesaba katmadınız. Allah, bütün kullarını tanır ve korur. O, istemezse olmaz!..

 

“Oyunuzu israf etmeyin!..” diyor. Sanki ona verilen oylar israf olmadı. Söke’nin Bağarası kasabası, Türkiye’nin en zengin ve refahlı yeriydi. Sayenizde şimdi sefilleri oynuyor.

 

Tarihinde ilk kez, Büyük Menderes ırmağı mayıs ayında kurudu. Eğer Çine Barajı yapılsaydı, bu olmazdı. Bu baraj, Karadeniz oto yolundan çok daha önemli ve hayati bir konuya sahipti.

 

Halka ne verdin? Kaynaklar, IMF, holdingler ve yandaşlar uğruna gitmedi mi? Dış ve iç borç yüzde kaç arttı?

 

Bakın daha neler söylüyor?

 

“Demokrasi içinde saygımız var, herkes aday olabilir. Ancak bu bölgelerde oyların israf olmaması için, şunu söylüyorum, oylarınızı daha önce istikrar ve güvene verdiniz. Biz de elele, omuz omuza bu ülkeyi kalkındırdık” Kalkınan kim? Köylü mü? Esnaf mı? Memur mu? Orta direk mi? Yoksa uydular mı?

 

Anadolu insanı cayır cayır yanarken kalkındırdıklarını lütfen açıklar mısın? Kim bunlar?

 

Söke, Türkiye’nin 45 ilinden daha fazla nüfusa ve potansiyel kaynaklara sahip bir ildir. Halkı da devlete vergisini öder. Elektriği kaçak kullanmaz!.. Bugün kuraklığın pençesinde kıvranırken, iktidarın döneminde buraya ne yaptın?

 

Sayın Başbakanın adaleti bu kadar!..

 

1 liralık mazotu KDV ve ÖTV ile % 100 şişirip, çiftçiye zulalatmak!... Enerji hatları köprüsü Türkiye, en pahalı mazotu kullanıyor.

 

Genç Parti lideri Uzan, “Mazot 1 lira” derken, Cemil Çiçek “Uzan önce devlete olan borcunu ödesin” diyor. Böyle kişiler birde kalkmış demokrasiden söz ediyor.

 

Vasıtalı olarak, halktan haksız ve haddinden fazla vergi almak nedir? Sayın Cemil Çiçek, önce bunun adil olup olmadığını söylemiyor. “İmarzedelerin parasını biz ödedik” diyorlar. Acaba kimin paraları ile ödediler? Halktan KDV ve ÖTV ile aldıklarınızla mı? Yoksa cebinizden mi?

 

Bu millet, yıllardan beri hep veriyor. Almaya gelince para yok! Halka ait işler yürümüyor. Esnaf ve çiftçi holdinglerin, süpermarketlerin karşısında eziliyor. Esnaf Odaları uyurken; büyük sanayi ve holding oda ve temsilcileri hükümetten istediklerini alıyorlar.

 

Krediler düşük faiz ve uzun vadelerle büyüklere gidiyor. Kalkınan ve büyüyen onlar.

 

Ezilen, kandırılan ise halktır.

 

Şimdi sayın Erdoğan’ın korkusu, “Ya seçimi kaybedersek, ne olur?” Korkma, hiçbirşey olmaz. Sen yokken de bu ülke vardı, sen olmasan da var olacaktır. Koca Türkiye ne hükümetsiz ve ne de Cumhurbaşkansız kalmaz.

 

Hele bir hayırlısı ile 22 Temmuz seçimleri sağ ve selamet içinde yapılsın, yeni meclis aritmetiği ortaya çıksın, bu yeni meclis hem hükümeti ve hem de Cumhurbaşkanını seçer.

 

Zaten şu anda hem cumhurbaşkanı ve hem de hükümet vardır. Neden korkuyorsun?

 

AK Parti’nin korkusu, Hükümeti ve Çankaya’yı kaybetmektir!

 

İnsan, öleceğini bilen tek canlı varlıktır.

 

Buna rağmen korkunun ecele faydası yoktur.

 

Hem niye korkuyorlar ki?

 


 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim