• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Aydın 17 °C
  • İzmir 16 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

AKBÜK’TEKİ REFERANDUMUN ÇAĞRIŞTIRDIĞI DÜŞÜNCELER

FARUK HAKSAL

 

Takvimin yaprakları 1980 sonrasında dolaşırken o günlerin ABD destekli cunta yönetimi bir referandum düzenlemişti…

Referandumda birden çok “şey” halkın oyuna sunuluyordu:

1.- 27 Mayıs 1961 Anayasası’nın getirdiği özgürlük ortamını ortadan kaldırmayı amaçlamış olan yeni bir anayasa…

2.- ABD destekli askeri cuntanın başını Cumhurbaşkanı yapacak olan kişiye özel madde…

Halk sandık başına gidip, evet oyu kullandığında bu iki “şey” de kabul edilmiş sayılacak ve yürürlüğe girecekti.

Bir başka deyişle pazardan elma aldığınızda filenize kendiliğinden bir armut da konmuş oluyordu.

Saçma mıydı bu uygulama?..

Hem de nasıl.

Hukuka aykırı mıydı?

Tümüyle, bütünüyle…

Demokratik miydi?

Haydi canım sizde…

Gün geldi çattı. Meydanlara sandıklar yerleştirildi.

Ancak halk sandık başına gittiğinde çok daha da garip bir uygulama ile karşılaştı: Evet oyu beyaz, ama hayır oyu koyu kırmızı idi. Ve oy pusulalarının içine konulacağı zarf ise, şeffaftı.

Yani, cunta yönetimi referandumda hayır oyu vereceklerin kolaylıkla anlaşılacağı bir kurnazlığa başvurulmuştu. Askeri cunta sonrasında yaratılan korku imparatorluğu koşullarında yurttaşların hayır oyu vermeye cesaret edecek olan kısmı böylece oldukça seyreltilmişti.

Bu durumda askeri cunta yönetimi referandumdan büyük bir başarı ile çıktığını açıklamakta hiçbir sakınca görmedi…

Otuz küsur yıl önce yaşanan bu garip halkoyu uygulaması niçin şu anda yeniden gündemimize girdi?..

Geçtiğimiz Pazar günü Akbük’de yaşanan “referandum” her nedense bize o günleri anımsattı da ondan…

Referandum sözcüğünü tırnak içinde yazdık. Niçin?

Çünkü halk oylaması demek olan referandumun belirli hukuki koşulları ve kuralları vardır.

Bir siyasi partinin yaptığı bu nitelikteki bir sorgulama hukuken referandum değil, olsa olsa bir ankettir.

Ancak anket düzenleyecek kurum ve kuruluşlar ve uygulamada riayet edilmesi gereken kurallar saklıdır.

Oyları kim saymıştır?

Söz konusu sayımın güvencesi ve inandırıcılığı ne ölçüdedir?

Kamuoyu araştırma kurumlarının yapması gereken bu iş niçin bir siyasi partinin tekeline indirgenmiştir?

Sandık başında olumsuz oy kullanmak isteyen ama kullanacak oy pusulası bulamayan yurttaşlarla yaşanan tartışmanın haklılığı nasıl savunulabilir?

Sorular çoktur.

Ama soruların ortaya çıkartılabilmesi için öncelikle sorgulama kültürüne ihtiyaç vardır.

Her önüne gelen talimatı emir telakki eden zihniyeti aşan ciddi bir araştırma kültürü…

Evet, ihtiyacımız olan budur.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim