• BIST 105.355
  • Altın 146,418
  • Dolar 3,4717
  • Euro 4,1656
  • Aydın 37 °C
  • İzmir 35 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

ATATÜRK’Ü ANLAMAK VE ANLATMAK

E. TURGUT TEKİN

 

Atatürk,Türk Ulusu'nun önünde ilerleyen bir bayraktır. Bu bayrak hiçbir zaman yere düşmeyecek, hiçbir zaman bu Ulusun önderinin önüne hiçbir güç çıkamayacaktır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, devleti yıkmaya gücü yetmeyecektir. Dünya durdukça Türkiye Cumhuriyeti onun deyimiyle "İlelebet yaşayacaktır."

Son günlerde bazı politikacılar, imalıda olsa "Atatürk'e dil uzatmaya" başladılar. Direk olmasa da endirek olarak sataşıyorlar. Atatürk'ün "Gençliğe hitabesi" bazılarınca hedef alınıyor. Bu hedef almalar boşuna değil, bilinçlidir. Amaçlıdır! Neden amaçlıdır? Çünkü, bu hitabe Atatürk'ün Türk Halkına çok önemli bir mesajıdır. Bu mesajı menfur emellerine engel olarak görenler, direk olmasada en direk olarak saldırmaları bundandır. Bu hitabe onların önünde duran çift yüzlü keskin kılıçtır. Bu keskin kılıcın önünde durma gücünü bulamayanlar, önce onu kaldırmaya çalışmaya yelteniyorlar. Neden bu davranış ve saldırmalar? Bakın Atatürk bu söylevinde neler söylüyor:

"Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır."

  Şimdi böyle keskin kılıçları önünde gören bedbahlar önce bu düşünceyi, bu anlayışı ortadan kaldırmak istiyorlar. Çünkü vatana ve ulusa ihanet etmek için bu hitabe bir engeldir. Atatürk aynı hitabede şöyle devam ediyor:

"Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir istiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümesseli olabilirler. cebren  ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tershanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde  iktidara  sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harrab ve bitap düşmüş olabilir."

Büyük önderimiz halkımıza ve özellikle Türk ulusunun gençlerine bu tabloyu çizdikten sonra şöyle sesleniyor:

" Ey Türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyeti 'ni kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!(Mustafa Kemal Atatürk)   

Ne yazık ki buna dil uzatanlardan biri öyle cahil bir insan da değil. Uzun yıllar bu devletin Milli Eğitim Bakanlığını yapmış bir kişi. Neyi amaçlıyor bunu bilemiyoruz ama, amacına asla ulaşamaz. Biz Türk Ulusu olarak Sancağımıza Hz.Muhammed'i, bayrağımıza Atatürk'ü önder etmişizdir. Dinimizde baş tacımız Hz.Muhammed'in veda haccı hutbesi ve Allah'ın kelamı Kur'anı Kerim; devletimizde ise Atatürk ve onun Gençliğe hitabesi ile ilke ve devrimleridir.

Bugün Anadolu insanı vatanı ile, halkları ile bir bütündür, asla parçalanamaz.

Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Gürcü'sü, Çerkez'i, Arnavut'u hatta Rum'u, Yahudi'si ve hatta Ermeni'si ile bir bütün ve kardeştir. Biz bu kardeşliği Büyük Atatürk'ün bütünleştirici, birbirlerini kucaklayıcı politikasına borçluyuz. O, orta çağ zihniyetinden Anadolu insanını kurtararak modern bir devletin eşit vatandaşları haline getirmiştir. Ağaların ve şeyhlerin sömürüp köle gibi kullandığı insanlarımızı çağdaş medeniyet seviyesine kavuşturmuştur. Bugün bazı kişiler kalkmış buna dil uzatıyor. Çok uzanan dil başa bela olur. Önce Atatürk'ü anla ki sonra anlatasın. Gençliğe hitabe bu Ulusun parolası ufukta sönmemek üzere doğan güneşidir. Ufak ve kara bulutlar bunu asla karartamaz.

KİM OLURSA OLSUN Atatürk'e ve onun eserlerine dil uzatamaz!

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim