• BIST 106.239
  • Altın 160,790
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Aydın 18 °C
  • İzmir 17 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

AZ KALDI… BEKLEYİP GÖRECEĞİZ!

FARUK HAKSAL

 

“Her toplum layık olduğu yönetim biçimine kavuşur…” Atasözü böyle diyor.

Bizim meselemiz bu sözün gözlüğünden bakarak Türkiye halkının neye layık olduğu ile ilgilidir.

Adaletin dağıtılması bir tek adamın dudaklarının arasına mı sıkıştırılacaktır? Hakimler, savcılar bu tek irade tarafından mı belirlenecektir?

Bu tek seçici ile çelişen adalet adamları işlerinden güçlerinden mi uzaklaştırılabilecektir?

Ulusun egemenliğini parlamentoda temsil eden milletvekillerini tek başına bu tek kişi mi seçecektir? Ya bakanlar, müsteşarlar, tüm bürokratik kişi ve kuruluşlar?.. Onları da bu aynı “teknik” direktör mü belirleyecektir?

Önemli alanlarda yasa yapma yetkisi TBMM’den alınıp, tek adamın düzenleyip altına imzasını konduracağı “tek-el” yasalara mı dönüştürülecektir?

Özetle… Demokrasinin temel öğesi olan [olmazsa olmazı sayılan] yasama-yürütme-yargı güçleri tek elde mi toplanacaktır?..

TBMM’den –şimdilik- çok büyük bir çoğunlukla geçen Anayasa değişikliği “paket”i demokrasinin üzerine böyle bir çuvalı geçirirken özgürlüklerin asıl sahibi olan halk bu tiyatroyu nasıl seyretmektedir?

Halkın –şimdilik- tribünde ya da locada oturduğu bir gerçektir.

Ama yarın… Önüne evet/hayır sandığı konduğunda sahaya inebilecek midir? Parlamentoda kendisini temsil eden vekillerini aşabilecek midir?

Milletvekillerinin bu nitelikteki bir rejim değişikliğine evet demelerine dönük kendi kişisel nedenleri olabilir. Bu nedenler oldukça yoğun, basit ve “duygusal” nitelikte olabilir.

Ama halkın içine yuvarlanacağı böyle tuzakları yoktur.

Yok edilecek olan kendi özgürlüğüdür.

Kendi adalet ihtiyacı ve güven duygusudur.

Türkiye halkı kendisine Cumhuriyet ile [yukarıdan aşağıya] bahşedilen bu önemli kazanımlarını kendi iradesi ile çöp sepetine atma basiretsizliğini gösterecek midir?

Yoksa… Cumhuriyet değerlerini, hukukun üstünlüğü ilkesini ve gerçek demokrasiyi bu kere “aşağıdan yukarıya” kurma becerisini gösterebilecek midir?

Türkiye halkı hangi yönetim biçimine layıktır?

Siyaset bu önemli kavşağa gelip dayanmıştır.

Oysa ülkenin temel konusu “aş ve iş”tir…

Terörden arınmış güvenli bir yaşamdır.

Uluslar arası platformlarda edinilecek tam bağımsız, saygın bir kimliktir.

Sonuç ne mi olacaktır?..

Az kaldı… Bekleyip göreceğiz!

 

www.haksal.av.tr

@farukhaksal42

www.soruyusormak.com

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim