BURJUVAZİNİN NİÇİN BİR BAYRAMI YOK

1 Mayıs işçi sınıfının bayramıdır…

Ama nedense, burjuvazinin [törenlerle kutlanan] bir bayramı yoktur.

Eskiler, “deliye her gün bayram,” demişler…

Geriye kalan 364 gün değil, hayır değil, hatta 1 Mayıs bile gerçekte onların bayramıdır…

Çünkü düzene kim egemense, suyun başında kim oturmuşsa, nimetler onundur; egemenlik onundur, bayram onundur.

Size de bu ortamın bir kıyısında belirlenmiş koordinatların arasına sıkıştırılmış, polis panzerleri ile ablukaya alınmış bir alanda toplanıp, “haykırma izni” verirler…

Ve böylece de çevrelerine, dünyaya ve hatta kendilerine demokrat süsü verirler.

Bu rolü de, sanki inanarak, sanki duyarak, sanki sahici insanlarmış gibi oynarlar…

Sonra kendi kendilerini alkışlarlar.

Sonra, kendilerini alkışlayacak yalakalar kiralarlar.

Sonra nutuklar atarlar televizyon ekranlarında.

Sonra düğmesine basarlar polis coplarının.

Sonra adliye koridorlarının, soruşturmaların, karanlık zindanların…

Sonra?..

- Soğan doğra!..

Sonra da gün gelir, bir ortamda, “soğan doğrarlar!..”

İşte gerçek 1 Mayıs o soğanın doğranacağı gün kutlanacaktır!..

Kuru soğanın kafasına bir yumruk…

Biraz tuz.

Az biraz ekmek…

Emeğin hakkının, soğanı ekmeğe katık etmenin üzerine çıkarak tırmanacağı günün bayramıdır 1 Mayıs.

Kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı günün müjdecisidir.

1 Mayıs 2011 günü Taksim’de kaç kişinin toplandığı hiç önemli değildir… Bilincin beyinlerde mekan eyleyip gönüllere yelken açtığı bir ufuktur 1 Mayıs…

Kutluyoruz…

O bilince doğru tırmanan insanlığın öncü güçlerini kutluyoruz.

Birleşmenin, özverinin, hakkın, adaletin ve gerçek demokrasinin bayramını kutluyoruz…

Bu nitelikteki bayramları hak eden mücadele neferlerini kutluyoruz…

İşçi sınıfının, emekçilerin, bağımsızlıktan yana olan ve Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkan tüm ulusal güçlerin 1 Mayıs bayramını yeniden ve yeniden   kutluyoruz…

Kutlu olsun ve hep birlikte mutlu olalım…

İşte 1 Mayıs budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar