• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Aydın 15 °C
  • İzmir 11 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Dünya Mirası nedir?

E. TURGUT TEKİN

 

 

Önceki yazımda,"DÜNYA MİRASINDA TÜRKİYE" konusunu anlatmıştım. Bugün ise, "DÜNYA MİRASI NEDİR?" konusu üzerinde duracağız. Yapıtın Editörü Gül Pulhan, "Sunuş" bölümünde bu konu ile ilgili olarak, bizlere şu bilgileri vermektedir. Bilgiler, o kadar çok güzel hazırlanmış ve işlenmiş ki, ikinci bir açıklamaya gerek görmeden okuyucularımın hizmetine sunacağım. Keşke aday olarak gösterilen 16 alanında bir listesi verilmiş olsaydı.

Dünya Mirası olarak ençok yere sahip italya'dır. İtalya'da bu unvanı almış, tam 42 koruma alanı vardır. Bunu, 39 ile İspanya, 32 ile Çin ve Almanya, 30 Fransa, 27 ile İngiltere ve Kuzey İrlanda, 26 ile Hindistan, 25 ile Meksika ve Rusya Federasyonu, 20 ile ABD izlemektedir. Türkiye ise ancak 9 alanla temsil edilmektedir. Oysa, Türkiye'de bu değerlere sahip ve daha fazlaları olan alanlar vardır. Burada bizim en önemli kusurumuz, bu değerlerimize karşı olan vurdumduymazlıktır. Biz bu altın değerlere hâlâ aval aval bakıyor, heykele "Put", örenlere taş yığını diyoruz. Ve hala doğayı tahrip ediyor, ormanlarımızı yakıyoruz. Biz hâlâ kaçak kazılarla ülkemizin antik değerlerini tahrip ediyoruz. Biz hâlâ müze soyuyor, az paraya antik yapıtlarımızı satıyoruz. Ne zaman akıllanırız onu hiç bilmiyorum.

Şimdi değerli tarihçi ve editör olan Gül Pulhan'ın "SUNUŞ" bölümünden konuyu tanıtım ilgili bilgileri veriyoruz:

Sunuş

Küresel ve yerel değerler arasında birbirinin yerini alabilmek, bir diğeri olabilmek için kıyasıya bir mücadelenin sürdüğü yirmi birinci yüzyılda, UNESCO Dünya Mirası unvanı doğal ve kültürel mirasın her iki değer bakımından da en üst düzeyde kabul görmesi anlamına gelmektedir. Uzmanların, bürokratların ve diplomatların işbirligi ile yürüyen bu süreçte, kültürel alanda, insanın yaratıcı dehasının izleri, bir ülkenin sahip olduğu, döneminin öncüsü uygarlıkların somut kalıntıları, benzersiz kültürel geleneklerin ve uygarlıkların tanıkları, yerleşim, yaşam ve doğayı kullanma kültürü açısından sıradışı örnekler olaganüstü evrensel değerleri bakımından dünya çapında tasdik olmaktadırlar. Böylece aslında belli bir dönemin, belli bir yerel coğrafyanın özellikleri içinde yaratılmış olan yapılar, yerleşmeler, peysajlar ya da kültürel çözümler tüm dünya tarafından paylaşılan ve takdir edilen evrensel bir değer haline gelmektedir.

Doğal miras bakımından, üstün doğa olaylarına, estetik ve dogal güzelliğe sahip alanlar, yerkürenin tarihinde önemli degişimlerin kanıtlarını taşıyan yerler, halen karada, tatlı sularda ve kıyılarda sürmekte olan ekolojik ve biyolojik evrim ve gelişme süreçlerinin izlendiği alanlar, deniz eko sistemleri, bitki ve hayvan toplulukları, ayrıca biyolojik çeşitliliğin yerinde korunduğu doğal yaşam alanları temsil ettikleri üstün evrensel değerler açısından Dünya Mirası olarak tanımlanırlar.

Farklı uzman organizasyonlar ve farklı kriterlerle değerlendirilmelerine karşın UNESCO, temel prensip olarak dünyanın doğal ve kültürel mirasını ve bunların korunması için saptanan kuralları bir bütün olarak algılamaktadır. Dünya Mirası Listesi her iki grubu ve zaman zaman hem kültürel hem de doğal değerler bakımından üstün evrensel değeri takdir edilen yerleri içermektedir.

Nitelikleri açısından çok daha fazlasına sahip olmasına ragmen, Türkiye şu anda UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde dokuz yer ile temsil edilmektedir. On altı yer ise 2000 yılında onaylanan geçici listede yer almıştır. Bunlar önümüzdeki yıllarda Dünya Mirası adaylığı için UNESCO'ya sunulacaktır. Elinizdeki kitap, Türkiye'den kültürel -İstanbul'un Tarihi Alanları, Hitit Başkenti Hattuşaş, Safranbolu, Divriği Ulu Cami ve Dariişşifası, Nemrut Dağı, Ksanıhos-Letoon, Troia- ya da hem kültürel, hem de doğal -Kapadokya ve Pamukkale - üstün evrensel değerlerleri nedeniyle UNESCO Dünya Mirası unvamna layık görülmüş dokuz alanı, uzman yazarların kaleminden ve usta fotoğrafçıların objektifinden sizlere tanıtmaktadır. Bu konudaki en kapsamlı kitap olduğunu söylemek abartılı olmayacaktır.

Kitabın hazırlanma sürecinin her aşamasında yardımlarını esirgemeyen yazarlara, fotoğraf katkıları ile Türkiye'nin Dünya Miraslarım daha iyi tanımamızı sağlayan Şemsi Güner'e, Murat Gülyaz'a, Rüstem Aslan'a, Gülşen Gülmez'e, Zeynep Ahunbay'a ve Caner Şenyuva'ya, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ni titizlikle çevirerek Türkçeye kazandıran asistanlarım Seçil Kınay ve Senem Kınalıbaş'a, yapım aşamasındaki özverili ve özenli çalışmaları için Reta İletişim Hizmetleri'ne ve Döndü Mert'e, bu önemli projeyi hayata geçiren Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü yöneticilerine teşekkürü zevkli bir borç bilirim.

Dünya Mirasında Türkiye'nin, tamamı bir ''yaşayan miras" olan ülkemizin doğal ve kültürel zenginliklerini koruma bilincini arttırması dileğiyle...

Gül Pulhan /Editör

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim