• BIST 1.430
  • Altın 481,229
  • Dolar 8,3307
  • Euro 10,0410
  • Aydın 29 °C
  • İzmir 26 °C
  • TOPUKLU EFE SÖKE’DE DUR DURAK BİLMİYOR
  • Jantsa İlk Beşyüzde
  • BÜYÜKŞEHİR SÖKE'DE 10 MAHALLEDE EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA YAPIYOR
  • TOPUKLU EFE SÖKE’DE DUR DURAK BİLMİYOR
  • Jantsa İlk Beşyüzde
  • BÜYÜKŞEHİR SÖKE'DE 10 MAHALLEDE EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA YAPIYOR

“Ekmek, lavaş, lahmacun...”

MEHMET ALİ OKLAY

 

Ekmek için Ekmelettin, lavaş için Mansur Yavaş, lahmacun için Demirtaş, d şıkkı hiçbiri...

Ortaya karışık da olabilir. Allahaşkına bu nasıl kampanya! Hem ben icracı başkan olmayacağım, temsile adayım, temsil için o makama talibim diyorsun, hem ekmek vaad ediyorsun. Nimeti çağrışımda dominant unsur olarak kullanıyorsun. Eski demirperde ülkelerinde olduğu gibi daha iyiyi, daha mükemmeli değil de; yokluktan umut devşirmeye çalışıyorsun.

Tabiidir ki; aday ithal olunca, Mısır’da yaşam ağırlığını sürdürünce, o ülkede ABD yardımı olmadan ekmek bulmanın zorluğu düşünüldüğünde haklılık payı var dolayısıyla. Nil’in verimli topraklarında ABD buğdayı olmadan yaşama tutunmak zor olsa gerek! Türkiye’nin de Allah’ın lütfu bu verimli topraklarda buğday ithalatçısı bir devlet olduğu üzerinden “ekmek”, “buğday tarlası” gibi simgeler oryantalist kültürde her zaman geçerli akçedir aslında.

Günlük gazeteleri karıştırdığımızda ekmek üzerinden Ekmelettin Bey’e göndermeler, atıflar bol miktarda var. Ekmek logosunu başarısız bulanlar çoğunlukta. Üstelik piar çalışmaları için profesyonellikten uzak, amatörce buluyorlar uzmanlar. Zaten söylemin uzmanlarca değil, eşten dosttan alınan yardımlarla bulunmuş slogan olduğunu itiraf ediyor Ekmel Bey’in danışmanları.

Reklamın iyisi, kötüsü olmazmış. Doğru gerçekten! Doğru bulanlarıyla, yanlış bulanlarıyla sosyal medyada olsun tartışmalar sürüp gidiyorsa eğer, amaç hasıl olmuştur gayrı...

Hatırlarım ilkokul yıllarımızda bize de süt tozu yardımı yapılırdı ABD tarafından. Üstelik o yıllarda da, bugünde söylendiği gibi kendi kendimize yeten, milletimizin karnını doyurabilen bir millettik aslında. Ama Amerikalı bize diyordu ki; ekmek tokluğuyla olmaz, sağlıklı nesiller için protein tüketmek lazım. Geldiğimiz noktada protein kaynaklarından değil de, nişasta üzerinden vaatler bana geleceğe dönük güzel güzel günlerin habercisi gibi görünmüyor. Geleceğin gelişmiş, müreffeh Türkiye’si için ekmek temasından bir üste; proteine çıkmak lazım ki, günümüz jargonuna uysun.

Yoklukta değil, varlıkta eşitlik içinde; milletin esas olduğu bir anlayışla; demokrasinin, hak ve adaletin, kardeşliğin yükselen değer olması temennisiyle...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim