Herkes geleceğin Akbük’üne omuz vermeli...

Akbük koyunda deniz hiç olmadığı kadar temiz...
Deniz yüzeyinde yüzen öbek öbek atık su birikintilerinden artık eser yok.
Denizin dibindeki taşları tek tek sayıyorsunuz... Niçin?
Akbük'ün çarşı trafiği bir ferah, bir güvenli ki, sormayın... Peki, niçin?
Ya paket arıtma?..
Ya yaz boyu ana caddeye akan [nesebi gayrı sahih] sular; hele o pis koku?..
Yerinde yeller esiyor. Pırıl pırıl. Peki ama, gerçekten neden?
Birbirleri ile yarışan bu soruların ortak bir tek yanıtı var:
- Çünkü yaz bitti! Mevsim kapandı. Tatil haçlıları evlerine döndü: 
Sorunlar bitti!
Vakti zamanında bir Milli Eğitim Bakanı şöyle demişti:
- Şu okullar olmasa nasıl da yönetirim bu bakanlığı, şaşıp kalırsınız...
Evet, gerçekten Akbük'ün çevresel sorunlarının en büyük nedeni, kış nüfusuna göre yapılandırılmış olan "iş"lerin, yaz nüfusuna bol gelmesidir...
Arıtma tesisi, yaz nüfusuna yenik düşmektedir. Çünkü, yazlık bir yöre olan Akbük'ün yapılandırılması yaza göre düşünülmemiştir.
Deniz şimdilerde temizdir. Çünkü, gezi tekneleri artık denize açılmamakta; "Oteller Bölgesi" olarak adlandırılan kıyı boyunca denize sızan atık su miktarı gözü rahatsız etmeyecek bir düzeyde kalmaktadır.
Akbük'ün çarşı trafiğinin ferahlamasının nedeni ise, araç sayısının azalması ve dolayısıyla sıkışıklığın ortadan kalkmasıdır.
Evet... Bir turizm beldesi [mahallesi] olan Akbük'e turist gelmese yönetimi olukça kolaydır.
Ama hüner, bu güzelim yerleşim birimini, turistin akın ettiği koşullarda yönetmektir.
Geçtiğimiz yaz yaşanan olumsuzlukların Sayın Belediye Başkanımız 
Deniz Atabay'a fatura edilmesi asla mümkün değildir.
Belediye başkanlığı koltuğuna yaz turizminin başlamasına çeyrek kala oturan bir kişiyi, yıllardır sürdürülen hataların sonuçlarından sorumlu tutmak büyük bir haksızlık olur.
Hedef, gelecek yılın Akbük'üdür.
Akbük'ün denizi yaz aylarında da bugünlerdeki gibi tertemiz olabilmelidir.
Arıtma tesisinin yaz nüfusuna yeterliliği için, geçici de olsa bir takım iyileştirmeler yapılmalıdır.
Çevre değerlerini korumak Akbük'ün geleceğinin pusulasıdır. Çünkü 
Akbük'ün gelişmesi bu değerlerin titizlikle korunmasından geçmektedir. 
Ormanların imar rantına kurban edilmemesi, sivrisinekle mücadelede kalıcı tedbirlerin devreye sokulması ve öncelikle de, kanalizasyon şebekesi inşaatının ciddi bir biçimde sürdürülerek, Akbük'ün alt yapı sorunun nihai olarak çözülmesi... Bütün bu saydığımız öğeler geleceğin 
Akbük'ünün yaratılmasının temel taşlarıdır.
Herkes, tüm demokratik kitle örgütleri ve bu yörenin toprağı, insanı ve kültürüne karşı sorumluluk hisseden her sahici yurttaş, bu hedeflere ulaşılması için yerel yönetimimizin sarf edeceği emeğin [karşılıksız] ortağı, emekçisi ve askeri olmalıdır.
Siyasi emelleri bir tarafa bırakarak; olmuyorsa, hiç değilse bir süre için erteleyerek, destek olmalıdır.
Ama gelecek yılı beklemeden bu günden görebileceğimiz bazı olumlu gelişmeler de vardır:
Örneğin, imar kirliliği sorunu...
Seçim öncesi, bir telaş başlayan temel atmalar, hummalı bir çalışma içinde olan ruhsat işlemleri birden durmuştur...
Akbük varoşlarını sarmalayan rant rüzgarı artık dinmiştir.
Gün ola; harman ola...
Bizler ise, şöyle haykırıyoruz:
"Güzel günler görmek istiyoruz çocuklar; 
Görmek...
    İstiyoruz!"

[email protected]

Önceki ve Sonraki Yazılar