• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Aydın 15 °C
  • İzmir 13 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

HUKUK MU, ÇOĞUNLUK DİKTASI MI?

MUSTAFA AÇICI

 

 

2005 yılı, havalar puslu, ilkyaza doğru geçiyorken günler, yarının neler getirceğini kestirmek gittikçe güçleşiyor. Puslu havanın arkasında bizi bekleyen karanlık mı? Yoksa mavi bir aydınlık yırtacak mı karanlığı? Düşünen insan azaldıkça bir o kadar çağalıyor karanlık!

Hukuk devleti mi, yasa devleti mi? Süreç neyi getirecek? Görünen yasa devletine doğru gidişin hızlandığı... Bir öç alma güdüsü, almış başını gidiyor!

Son yedi günde olağanüstü gelişmeler soru işaretlerini çoğaltıyor. Adına karşı devrimci dcnilen kişi yada kurumlar, sanki Cumhuriyetle bir hesaplaşma içerisinde. 85 yıldır yakıp yıkanların mağduruz edebiyatları bitmiyor. 85 yıldır iktidarı ellerinde tutanların mağduriyetleri sanırız ki karşı devrimlerini gerçekleştirdiklerinde bitecek...

Bir yanda AKP hakkında kapatma davası, diğer yanda Ergenekon denilen soruşturma dosyası! Sanki biri bir hamle yapınca, diğeri başka bir hamle ile karşılık veriyor. Santraç turnuvası gibi! Her kesimin elinde ayrı bir piyon oynayıp duruyorlar. Ya hukuk nerede? Ortada hukuk yok. Her kesim kendine göre hukuk yaratma peşinde!...

Beğenir ya da beğenmezsiniz, ama doğrusu ve gerçeği bu! Hukuk devletinin de anlamı bu. Yürürlükte bulunan Anayasa ve Yasalarınız çerçevesinde eğer ortada suç işlendiğine ilişkin bir iddia varsa bu aşamada suçun işlendiği yer savcılığı tarafından kanıtlar toplanarak dava açılır. Dava ilgili mahkemelere açılır ve yargılama başlar. Yapılanlar tamamen yürürlükteki hukuk çercevesindedir.

İddianame düzenlenmesi ya da davanın açılması suçlu bulunmak anlamını taşımaz. Yargılaması yapılmadan da kimse suçlu olamaz. Hatta daha da ötesi hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı sürece kimseye suçlu denemez. Hal böyle olunca sırf iddianame düzenlendi diye bu ağlayıp sızlanmak niye? Bu haksız eleştiriler niye? Bu ididanameyi düzenleyen savcı ya da savcıları hedef göstermek niye?

Öte yandan adil yargılamanın temel hükmü ise hızlı olmasıdır.

Bu kuraldan yola çıkılarak denilebilinir ki, adı Ergenekon olan bir soruşturmanın 5 aydır sürmesi neden? Yapılacak iş basittir; Elde ettiğiniz kanıtlarla dava acacak duruma gelmiş iseniz davayı açarsınız. Yok soruşturmanızda başka birileri varsa onlar için dosyanızı tefrik edersiniz ve yeni dosyadan soruşturmanıza devam edersiniz. Artık bu düzenlemeyi tüm hukukçular bilmektedir. Yargılamanın adili en hızlı olandır. Bu doğrultuda sekiz ay önce açmış olduğunuz bir soruşturmada sekiz ay geçtikten sonra ülkede tanınan, yeri yurdu bilinen insanların gözaltına alınması için darbe günlerine çağrıştıran gece yanları işlem yapmanın hukukta karşılığı nedir? Bu uygulama adil hukuk yerine adaletsizliği çağrıştırmaktan başka ne işe yarar?!..

Ya siyasi iktidarı kullanın AKP ve Başbakan Sayın Erdoğan’a ne demeli; Koca 70 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayın Başbakanı olaylar karşısında soğukkanlı ya da serinkanlı olamıyorsa halk ne yapsın?..

Yaptığınız tüm eylem ve söylemlerinizde yüzde 47’lik halk desteğini devamlı öne sürmenin nc anlamı var? Demokrasilerde ve hukuğun üstünlüğüne dayalı sistemlerde önemli olan yüzde 47’lik oy desteğiniz değildir! Önemli olan size oy veren ya da vermeyen herkesin hakkını korumak ve kollamaktır! Halkın büyük çoğunluğunuz desteğini ya da oyunu alarak iktadara gelen partilerin istedikleri her düzenlemeyi yapmaları ya da yapabileceklerini sanmaları antidemokratik bir anlayıştır ve bu bakış tarzı gün gelir çoğunluk diktatörlüğünü yaratır. Oysa demokrasilerde önemli olan azınlığın haklarıdır.

Bu doğrultuda Sayın Başbakan’ın söylem ve eylemleri sanki çoğunluk diktasını anımsatır niteliktedir. Her olay karşısında, yasaları değiştirmek krallık zamanlarını anımsatmaktadır.

DTP hakkında kapatma davası açıldığında Sayın AKP ve Başbakan’dan hiçbir ses çıkmamış tam aksine kapatma konusu susarak desteklenmiş izlenimi verilmiştir. Ancak iş dönüp kendi partilerine geldiğinde, parti kapatılmasına yönelik AY ve yasalarda hemen değişiklik yapılması yöntemine geçilmiştir. Bu durum kişilere ve kurumlara göre yasa yapmak demek dcğil midir? Kişilere ya da kurumlara göre yasa yapmaya ya da yasaları zırt pırt değiştirmeyc kalkmak hukuk devletini ortadan kaldırmak değil de nedir? Amacınız kendinize göre hukuk yaratma ise, o zaman neden bu kadar uğraşıyorsunuz ki?

Tek yaptığı solu ve sosyalistleri yargılayan, işkence eden, asan ve toplumsal muhalefeti yok eden, baskılayan 1980 darbecileri gibi mevcut ANAYASA’ya bir madde de siz ekleyin! Ya da deyinki;

"1982 AY’sının geçici 15. Maddesinin birinci fıkrasının danışma meclisi ile devam eden cümlesine aşağıdaki ekleme yapılmıştır ve yüzde 47 oy alan siyasi iktidarların "HER TÜRLÜ KARAR VE TASARRUFLARINDAN DOLAYI HAKLARINDA CEZAİ, MALİ VEYA HUKUKi SORUMLULUK İDDİASI İLERİ SÜRÜLEMEZ VE BU MAKSATLA HERHANGi BiR YARGI MERCİİNE BAŞVURULAMAZ ...

Deyin ve sorun bitsin.

İŞTE SiZE ÇOĞULCU VE KATILIMCI DEMOKRASİ iŞTE SiZE IIUKUKUN ÜSTÜNLÜGÜ,

İŞTE SİZE HAK VE ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK, ADALET İŞTE SİZE SÖMÜRÜSÜZ BİR VATAN

VE İŞTE SİZE SAÇI DEĞIL AKlI ÖRTMEYE YARAYAN ÖZGÜR TÜRBAN!

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim