• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Aydın 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARI TÜRKİYE’DE GERÇEK BİR KÖY EDEBİYATI YARATTILAR

E. TURGUT TEKİN

 

 

* Önceki sayıdan devam

Bereketli topraklar üzerinde (1954), Gurbet Kuşları (1962), vb.

Kemal Tahir'in eserleri ise köylüyü köyünde ele almaktadır. Çankırı-Kastamonu çevresinde geçen Sağırdere (1955), Körduman (1957), Kelleci Memed (1962), Bozkırdaki Çekirdek (1967) romanlarında Orta Anadolu köylerindeki toplum yapısını ve köylülerin davranışlarını, suça sürüklenişlerini, Bozkırdaki Çekirdek'te Köy Enstitüleri meselesini ele alırken; Çorum çevresinde geçen Rahmet Yolları Kesti (1957), Yedi Çınar Yaylası (1958), Köyün Kamburu (1959), Büyük Mal (1970) da Tanzimat'ın iIanından Atatürk'ün ölümüne kadar geçen dönemde, üç ayrı nesil çevresinde, toplumdaki sosyal değişmelere uygun olarak değişen mülkiyet ilişkilerini, toprak ağalığğı ve eşkıyalık hareketlerini anlatmaktadır.

Yaşar Kemal, Çukurova-Toroslar yöresi köy ve köylülerinin meselelerini daha ziyade tabiat-insan ilişkilerine yaslanarak, halkıyat unsurlarını kullanarak anlatır: İnce Memed (1955), Teneke (1955), Ortadirek (1960), Yer Demir Gök Bakır (1963), Ölmez Otu (1968), İnce Memed II (1969), Demirciler Çarşısı Cinayeti (1973), Yusufçuk Yusuf (1975). Sondan iki roman Çukurova'daki eski toprak atalarının değişen iktisadi düzenle beraber ortadan kalktığını, sanayileşme hareketlerine nasıl uyduklarını ele almaktadır.

2-KÖY ENSTİTÜLÜ OLAN KÖY EDEBİYATÇILARI

Bugün üzerinde kıyametler koparılan ve bir zamanlar yerden yere vurulanlar bunlardır. Daha önce Fakir Baykut'un kaleminden "Köy Enstitüliler'in Yazım Yaşamına katkıları" adlı araştırmasını ve Emin Özdemir'in ise "Köy Enstitüleri ve Yazınımız" üzerine yazdığı ayrı bir değerlendirmeyi de okudunuz. Şimdi ise yine Dergah yayınlarında ve yine "TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANSİKLOPEDİSİ"nin beşinci cildinde yer alan bir değerlendirmeyi yine olduğu gibi veriyor ve kararı sizlere bırakıyoruz:

Köy Enstitüleri’nin kuruluşu ve bu mekteplerden mezun olanların edebiyat alanına girişi ile Türk edebiyatındaki köy romanı sayısını birdenbire yükseltir ve birbiri peşisıra eserler yayımlanmaya başlar. Bu yönelişte ilk olarak neşredilen köy notlarının tesiri büyüktür, Bu tür eserlerin en cok tanınanı Mahmut Makal’ın Bizim Köy (1950)’dür. Ayrıca Mehmet Başaran'ın Çarığımı Yitirdiğim Tarla (1955), Muhtar Körükçü'nün, Köyden Haber (1950) sayılabilir.

O yıllarda iktidarda Demokrat Parti bulunmakta ve “CHP Osmanlı Devleti’nden devraldığı köye hiçbirşey vermemiştir” tezini savunmaktadır. Bunun yanında tarıma dayalı bir kalkınmanın öngörüldüğü belirtilmektedir. Nesredilen köy notları ise köyün sefaletini dile getirmektedirler. Böylece kurulan paralellik köye karşı büyük şehir aydınlarının ilgisini yükseltir. Verilen eserler adeta “egzotik zevk” alınarak okunmaya başlar. Köy enstitüsü çıkışlı yazarların başlıcaları ve verdikler eserler şöyle sıralanabilir: Talip Apaydın, Sarı Traktör (1958), Yar Bükü (1959), Emmioğlu (1961), Ortakçılar (1964), Define (1972), Yoz Davar (1972), Tütün Yorgunu (1975), Fakir Baykurt Yılanların Öcü (1959), Onuncu Köy (1961), Irazca’nın Dirliği (1961), Amerikan Sargısı (1967), Kaplumbağalar (1967), Tırpan (1970), Köygöçüren (1973), Keklik (1975), Yayla (1977), Behzat Ay, Dor Ali (1966), Yusuf Ziya Bahadanlı, Güllüceli Kazım (1965), Güllüceyi Sel Aldı (1972), Dursun Akçam, Kanlı Derenin Kurtları (1976), Garip Tatar - İ.Ü. Kaftancıoğlu-, Yelatan (1972).

Köy Enstitüleri'nin hareket noktası köydür; hedef olarak seçilen de yine köydür. Enstitüler aracılığı ile geleneklik tarım teknolojisi daha mütekamil hale getirilecek, köye batının ferdiyetçi, laik değer ölçüleri benimsetilecektir. Köy kendi kendine yeterli, durağan ve homojen bir sosyo-ekonomik bütün (birim) halinde tutulacaktır. Tasarlanan köy, Enstitülü'nün aydınlatıcı, modernleştirici liderliği altında kurulacaktır. Romanlarda köy, son derece sefil, köylü de devamlı sömürülmüş, aldatılmış, uyuşuk kalmakta ısrarlı gösterilmektedir. Köylüyü aydınlatıp uyandırarak mutluluğa, köyü de refaha götürecek bir Enstitülü veya ona tekabül eden bir kahraman romanda mutlaka yer alır. Bu kahraman köye hakim unsur olarak gösterilen imam, ağa, muhtar vb. gibi şahıslar ve din, siyasi bir eğitim vb. gibi fikri unsurlarla mücade1e verir, sonunda muzaffer olur. Bu şema ve klişeleşmiş tipler bu kabil köy romanlarında esas teşkil ederler.

Enstitü çıkışlı yazarlar dışında da köy romanı yaygınlığını devam ettirir. M. Sunullah Arısoy, Karapürçek (1958); Necati Cumalı, Tütün Zamanı (1959); Cengiz Tuncer, Hacizli Toprak (1960), Kerkenez (1971); Samim Kocagöz. Bir Karış Toprak (1964), Bir Çift Öküz (1970); Kemal Bilbaşar, Cemo (1966), Memo I-II (l968-69); Yılmaz Güney, Boynu Bükük Öldüler (1971), Abbas Sayar Çelo (1972), Dik Bayır (1977); Ömer Polat, Mahmudo ile Hazel (1973), Sarıgöl (1974), Dilan (1975) konu ile ilgili eserler verirler, Köy romanı olmamasına karşılık köyde geçen ve aydın-köylü ilişkilerine yenilikler getiren F. Edgü’nün Kimse (1976) ve O (1977) adlı romanları da bir başka açıdan konuya dahil edilebilir.

Köy romanı, Türk Edebiyatına 1970 lere kadar aktüalitesini muhafaza etmiş,

* Devam edecek

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim