• BIST 1.542
  • Altın 411,808
  • Dolar 7,5315
  • Euro 8,9768
  • Aydın 12 °C
  • İzmir 11 °C
  • TOPUKLU EFE SÖKE’DE DUR DURAK BİLMİYOR
  • Jantsa İlk Beşyüzde
  • BÜYÜKŞEHİR SÖKE'DE 10 MAHALLEDE EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA YAPIYOR
  • TOPUKLU EFE SÖKE’DE DUR DURAK BİLMİYOR
  • Jantsa İlk Beşyüzde
  • BÜYÜKŞEHİR SÖKE'DE 10 MAHALLEDE EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA YAPIYOR

KURMAYLIK… TECRÜBE, BİLGİ VE KÜLTÜREL BİRİKİM

FARUK HAKSAL

Koşullar ne kadar farklı.

Ve nasıl da hayret edilecek kadar benzer…

Farklılık ve benzerlik acaba bakışımızda mı; yoksa, nesnel koşullarda mı; düşünmeye değer bir konu.

Mütareke dönemi olarak adlandırılan İstanbul’un işgali günlerinde Cumhuriyet Gazetesi, milli mücadeleye önemli bir katkı sunuyordu.

Düşman etiyle, kemiğiyle, topu ve tüfeği ile Anadolu’daydı.

Satılıklar, kiralıklar, yalakalar, dönekler o dönemde de vardı.

Şimdi de var. İşte benzerlik bu noktadadır…

Ama hazmedilmesi oldukça güç olan bir gelişme var ki, ıskalayıp yanından geçmek mümkün değil.

Örneğin… Uzun yıllar boyunca Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet’imizin önemli bir kalesi idi.

Birkaç kere denediler; olmadı. Başaramadılar.

Cumhuriyet’in aydınlık insanları iradelerini ortaya koydular; Cumhuriyet’i teslim almak isteyen güçlere geçit vermediler.

Ve şimdi…

Ve şimdi Cumhuriyet Gazetesi’nin yıllardır ayakta tutan o aydınlık insanlar, şimdi Cumhuriyet’i, Cumhuriyet karşıtı bir yöne doğru yelken açtıranlara karşı bir irade oluşturmak durumundadırlar.

Yoksa Cumhuriyet’in kalesi düşmek üzeredir.

Cumhuriyet’in yönetimi, Cumhuriyet’in yıkılması sürecinde görev yüklenmiş görünmektedir.

Mütareke basını, hiç değilse cepheden hücum etme “dürüstlüğü” içinde görev yapmıştı…

Oysa bir kalenin temellerini içeriden oymanın, böyle bir dürüstlükle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.

İşte farklılık budur.

Cumhuriyet’in, üniter devlet ilkesinin ve bağımsızlık idealinin karşısında oluşan cephe önce kavramlara dokunmakla işe başlamıştır.

Altı okun ilkeleri yeniden yorumlanmış, bağımsızlığın karşısına “karşılıklı bağımlılık” kavramı oturtulmuş; ulusal çıkarları korumak gericilik olarak damgalanmış, yeni olanın tarifi ise, aşağıdaki kaypak sözcüklerle yeniden tanımlanmıştır:

a.- Yeni Dünya Düzeni…

b.- Neo-liberallik.

c.- Dünya ile bütünleşmek.

Nasıl da çağdaş görünümlü parlatılmış sözcüklerin ardına saklanılmıştır.

Ama bu kültürel tuzak karşısında basit ve sihirli bir maymuncuk sorumuz vardır:

-        Yeni Dünya Düzeni söyleminin ardında kim vardır?

Emperyalizm ve yerli işbirlikçileri…

-        Liboş liberalliği kimler savunmaktadır?

Emperyalizmin işbirlikçi kadroları.

-        Dünya ile bütünleşme edebiyatının arkasına hangi güçler kümelenmiştir?

Yine aynı odaklar: Emperyalizm ve yerli işbirlikçileri…

Koşullar ne kadar farklı…

Ama nasıl da hayret edilecek kadar benzer!

Ve işte bu kargaşa içinde bütün mesele mesele Samsun’a yeniden çıkabilmektedir.

Ulusal kurtuluş mücadelemizi, [kurmaylık tecrübe ve bilgi birikimi ile] yeniden ateşleyebilmektedir…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim