25 Kasım 2017
  • Aydın7°C
  • İzmir3°C

ATATÜRK DÜŞMANLIĞI

02 Nisan 2013 Salı 08:47

 

Sevgili okurlarım, her devirde olduğu gibi şu on yıl içinde ülkemizde Atatürk’e karşı hakarete varan saldırılar arttı. Bunun sonucu olarak da, ülkede Ulusal Bayramların kutlanmasına ve Atatürk’ün anılmasına yasaklar getirildi. Bu emperyalizmin bir oyunudur. Çünkü Türk Kurtuluş savaşında uğradıkları yenilgiyi hiç unutmadılar. Öç almak için, amaçları “Atatürk sevgisini” Türk Milletinin gönlünden silmektir. Emperyalizm, kendine hizmet edecekleri de kolay bulur. Bulmuştur da…

30 -Mart -2013 Cumartesi günü akşamı televizyonda Ulusal Kanalda gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun sunduğu “Ceviz Kabuğu” programında ATATÜRK üzerine bir tartışma vardı. Tartışmacıların ikisi lehte, ikisi de aleyhte görüş bildiriyorlardı. Aleyhte konuşanlar meğer neler biliyorlarmış ta bizim tarihi bilgimiz yokmuş… Tartışmacı kişiler, Atatürk’ün ne kadar zalim, diktatör, adaletsiz, insanlık ve İslamiyet düşmanı, İngiliz uşağı, hırsız, vatan haini imişde, bizler bilmiyormuşuz… İstiklal mahkemelerinde din adamlarını idam ettirmiş…

Bu itiraf ve iftiraları dinledikçe, Atatürk’ü ve tarihi iyi bilen bir emekli öğretmen olarak, önce insanlığımı sonra da Türklüğümü sorguladım, bu konuşmacılar adına utanç duydum… Bu konuşmacılar hangi kaynakları okuyarak bu bilgilere ulaşmışlardır? Cevabı çok basit: Asırlar boyu Din-i çıkarları için kullanıp, dinden nemalanan iğrenç kişilerin barınma çıkar kaynaklarını, Atatürk’ün insan hayatına aklı ve bilimi egemen kılan adaletli idaresinin, bu çıkarlarını kuruttuğu için, bu iğrenç kişilerin uydurmaca iftiralarının kaynaklarıdır. Bu kaynaklardan beslenen zihniyetler, Hilafet yanlısı olarak  “Kurtuluş Savaşında” Erzurum ve Sivas Kongrelerinde kurtuluşun yalnız ve ancak, ya ABD, ya İngiliz, ya Fransız, ya da İtalyan mandalarından birine sığınmakla olacağını savunurlar. Mustafa Kemal ise bu görüş ve fikre şiddetle karşı çıkar. “Türk Milleti, bir başka koruyucunun egemenliği (mandası) altında onursuz ve şerefsiz yaşayacaksa, ölsün yok olsun daha iyidir.” “Milletin İstiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”  Diyerek kurtuluş için “Ya istiklal, ya ölüm” parolasını vermişti. İşte bu inançla Türk Ulusu Atatürk’ün önderliğinde bağımsızlığını kazanmıştır.

***

Sevgili okurlarım, burada sizlere bir tarih dersi verme işgüzarlığı amacında değilim. Ancak bazı gerçekleri duyurabilmek için de tarihten birkaç örnek vermek durumundayım. Dünya devlet adamlarının Atatürk hakkında düşünce ve görüşlerinden birkaç örnek vermek istiyorum:

* 28 Mayıs 1935’te Fransız Cumhurbaşkanı Lebrun’un Paris Büyük Elçimiz Suat Davas’a şöyle der: “Gazi Mustafa Kemal, emsalsiz bir asker ve dahi bir komutan olduğu halde, o kadarda barışsever bir devlet adamıdır. Gazi’nin “Yurtta barış, Dünya’da barış” özdeyişi, “Birleşmiş Milletlerin” kuruluşuna ruh vermiştir.” Der.

* 29 Ekim 1937 Cumhuriyet Bayramı günü Atatürk’ü ziyarete gelen Fransız Büyükelçisi Henri Ponsot, sözü Hatay’a getirir. O tarihte Hatay, Fransa’nın idaresinde bulunmaktadır. Atatürk, büyükelçiye; “Ben, TBMM kürsüsünden Milletime söz verdim. Hatay’ı alacağım. Milletim bana inanır. Eğer Hatay’ı alamazsam, bulunduğum makamımda kalamam. Bir daha O’nun huzuruna çıkamam.”der.

* Ezeli düşman Yunanistan Başbakanı Venizelos, “Atatürk’ü,  12 Ocak 1934’ te “Nobel Barış Ödülü” için aday gösterir. Bundan da şeref duyarım.”demiştir.

* 30 Ağustos 1922 tarihinde Yunan ordusu Dumlupınar da Atatürk’ün komutasındaki Türk Ordusuna yenilir. Yunanistan Başkumandanı Triko pis esir düşer. Atatürk, Triko pis’i serbest bırakıp, memleketine gönderir. Triko pis, her 30 Ağustos günü Atina’daki T.C. Büyükelçiliğine giderek, Atatürk’ün resmi önünde saygı duruşunda bulunur. Bir düşman bile Atatürk’ün büyüklüğü karşısında ihtiram dururken; bizim nankörlere ne demeli?...

* 2000 milenyum yılında ABD Başkanı,  “Dünya üzerinde milenyum’un tek adayı, T.C. Devletinin kurucusu M. K. Atatürk’tür. Çünkü O’ yüz yılın değil, yüzyılların tek lideridir.” Demiştir.

* ABD’ den ünü ekonomistlerinden Mr Johns, yazdığı bir makalede, Tarihte ilk kez, “devlet-millet el ele” ekonomik sistemiyle kurtuluş savaşı kazanan tek liderdir demiştir. Atatürk’ü emsalsiz bir ekonomist olarak tanıtmıştır.

* İngiltere Başbakanı Lloyd George, “Yüz yıllar bir dahi yetiştirir. Yüz yılımızda o dâhiyi maalesef Türk Milleti yetiştirmiştir. O dahi M.K. Atatürk’tür. O dahi, savaş alanlarında beni yendi. Başbakanlık koltuğumdan etti.” Demiştir.

* Birinci Dünya Savaşında Orta doğuda gazetecilik yapan İngiliz gazeteci Lort Kinross, tuttuğu günlüklerle  “Atatürk” isimli 806 sayfalık bir kitap yazar. Atatürk’ü Dünyaya ne güzel tanıtır. Bizim nankörlerin o kitabı okumalarını öneririm.

* 10 Kasım 1938 Atatürk’ün ölüm günü, Tahran’da gazeteler şu başlığı atarlar: “Allah, bir milleti yükseltmek isterse, başına  “Atatürk” gibi bir lider nasip eder.” Şeklinde yazmışlardır.

* 2013 yılı Mart ayında Ürdün Kralı Abdullah, Türkiye’yi ziyaret etti. Anıtkabirde Atatürk’ün manevi huzurunda duygulandı. Gözyaşlarını tutamadı ağladı… Gazetecilerin sorularına; “Atatürk, insanlığın yetiştirdiği nadir insanlardan biridir.” Demiştir.

* 2013 Mart ayında Dünyaca meşhur “TİME Dergisi” 20. Yüz yılın Dünya Devlet Adamları Listesinde birinci sıraya Atatürk’ün ismini koymuştur. Atatürk asrın en büyük lideridir.”demiştir.

Sevgili okurlarım, bu örnekleri daha çoğaltmam mümkündür. Dünya, Atatürk’ü böylesine yüce kişiliğiyle tanırken, Atatürk’e dil uzatıp, hakaret eden bizim zavallılara ne demeli. Atatürk Cumhuriyetinin nimetlerinden faydalanıp okuyup, profesör olan biri şöyle söylüyor: “ Atatürkçü olmaktan zül duyarım.” Diyebilmiştir. Takdir onundur. Yorum sizin olsun…

 

Duygularımı paylaşan okurlarımı saygı ile esenlerim.