25 Kasım 2017
  • Aydın6°C
  • İzmir4°C

YANIBAŞIMIZDAKİ CANAVAR

MUSTAFA AÇICI

22 Ocak 2015 Perşembe 01:26

Gazetemiz sahibi ve baş yazarı sayın DURMUŞ TUNA,  2014 yılı aralık ve 2015 yılı ocak ayı içerisinde özellikle tüm Söke’yi ve Söke civarı olarak bölgemizi çok yakından ilgilendiren bir konuya el attı ve epeyce bu konu üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
KUŞADASI INTERNATIONAL
GOLF SAHASI…
Evet bu golf sahası hakkında yapılan onca değerlendirmelere rağmen toplumumuz bu hususta yeterli ilgiyi ve tepkiyi göstermedi. Her zaman olduğu gibi bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile baktı.. baktı.. ama aslında bu yılan tam da bize, hepimize dokunmaktadır.
Kısaca bilgi vermek gerekirse
KUŞADASI INTERNATIONAL GOLF SAHASI, MERKEZİ FETHİYE’DE BULUNAN ÖZYER GRUP TARAFINDAN İŞLETİLMEKTEDİR. BU GRUBUN TURİZM ALANINDA OTELLERİ VE İNŞAAT ALANLARI İLE ENERJİ SEKTÖRÜNDE YATIRIMLARI VARDIR.
ANCAK BİZİ İLGİLENDİREN BU GRUP DEĞİLDİR, GOLF SAHASIDIR VE BU SAHANIN YAPILMASINA NASIL VE NEDEN İZİN VERİLDİĞİDİR. ÇÜNKÜ BU GOLF SAHASININ SÖKE’YE GETİRDİĞİ HİÇBİR  KATKI   YOKTUR.
ŞÖYLE Kİ;
KUŞADASI INTERNATIONAL 
GOLF SAHASI 
Uluslararası PGA standartlarında 18 delikli şampiyona sahası, 650 dönüm arazi üzerine kurulu.   
Sahanın en yüksek bölümüne yerleştirilmiş Club binası, yaklaşık 4000 metrekare.
Golf sahası yanında yapılmış, içinde villa ve apart ünitelerin yer aldığı resort yaklaşık 220 dönümlük bir arazide yer alıyor. 47 değişik tip ve büyüklükteki daireler  vardır. Ayrıca sahanın  içinde SPA ve güzellik merkezi, ısıtmalı kapalı yüzme havuz, sauna, Türk hamamı, fitness center, 11 adet açık yüzme havuzu, aquapark, tenis kortları, voleybol, açık hava sineması, alışveriş ve eğlence merkezi, restoran, kafeler yer almaktadır.  
BU GOLF SAHALARININ ÜLKEYE, BULUNDUKLARI BÖLGEYE VE EKONOMİYE SANILDIĞI GİBİ BİR KATKILARI YOKTUR.
Yılda ortalama 65 bin turiste hitap eden golf sahaları büyük kentlerin suyunu içmektedir. Bir golf sahasının günlük su ihtiyacı ortalama iki bin ton.   Bir yılda ortalama 20 bin insanın su ihtiyacını harcayan tek bir golf sahasının günlük bir golf oyununun yaklaşık dört saat sürdüğü bir ortamda günlük kirası nın yanında sahada günde ancak 200-250 kişi golf oynayabilmekte ve genelde zengin sınıfa hitap etmektedir.  .   
Yedi milyarlık dünya nüfusunun günlük su ihtiyacı ile, bütün dünyadaki golf sahalarının sulanması ve bakımı için harcanan miktar aynı: 547 milyon metreküp. Bir başka deyişle golf sevdası yüzünden bir dünya nüfusu kadar su daha harcanmaktadır. Bu durum dünyamıza ve çevremize zarar verdiği gibi, temiz su kaynaklarının bir avuç zengin sınıfının keyfi için harcanmaktadır.
AYRICA ÖZELLİKLE BELİRTMEK
GEREKİR Kİ;
Tek bir golf sahası 125 bin kızılçamın dikilebileceği büyüklükte bir alanı kaplıyor.
Yani golf sahaları yapayım derken  orman dokularına da zarar verilmekte orman alanları yok edilmektedir.
Golf sahalarındaki çimlerin bakımı için kullanılan tarım ilaçlarına oranla tarımda kullanılan ilaçların miktarı yedi kat daha az. Golf sahaları için hektar başına kullanılan yıllık ortalama  pestisit (tarımsal ilaç) miktarı 14.5 kilogram civarındayken, tarımda hektar başına yıllık kullanılan ortalama pestisit miktarı 2.1 kilogram kadar.
Davutların  üst yamacından denize bakan bu golf sahasında yılda kullanılan ve  çevreye zarar veren onca tarım ilacı nereye gitmektedir. Yeraltı sularına ya da denize mi ulaşmaktadır? Ya da Davutlar’daki bahçelere ne kadar zarar vermektedir, bunun araştırması yapılmış mıdır?
Yani golf sahaları aynı zamanda  tarım ilaçları ile çevreyide kirletmeye devam ediyor.
Konumuzun başına dönersek, Söke’mizdeki golf sahasının  günlük su ihtiyacı 2.000 tondur. Bir insanın ise  günlük su ihtiyacı 2 litredir.
Bir ton su 1000 litre olduğuna göre, ve bir insan günde 2 litre su tükettiğine göre 2000 ton eşittir günde 1000 kişinin su tüketimi/ihtiyacıdır.
Bunun için de golf alanındaki diğer yerlerin yani evlerin havuzların hamamların su tüketimi dahil değildir. Yani golf sahası hem tüketici ve hem de kirletici olarak Söke ve Davutlar’a zarar veren bir canavardır.
Bu canavar bu suyunu nerden ve nasıl sağlamaktadır? Yer altı suları kamunun malı olduğuna göre bu suyun alınmasına kimler izin vermektedir?
Ya da bu tesis günde 2000 ton suyu nereden sağlamaktadır?
Bunun karşılığını ödemekte midir? Nereye ödemektedir? Kime ödemektedir?
Eski belediye başkanı (SAYIN Necdet Özekmekçi) bu atıl ve geleceğimizi tüketen tesise nasıl ve neden izin vermiştir?
Bu hususta açıklama yapmak zorundadır.