MÜFETTİŞ

 

Ünlü yazar Gogol’un [belki] kendinden de ünlü tiyatro oyununun adı Müfettiş’ti… Anımsayacaksınız.

Müfettiş, teftiş etmekten geliyor.

Yani denetleme sözcüğünün Arapçası.

Müfettişler kimleri denetler?

Kamu görevlilerini.

Müfettişler kamu görevlilerinin nelerini denetler?

Yapıp ettiklerinin yasalara uygun olup olmadığını…

Kim adına denetler?

Halk adına…

Demek ki, denetleme işlevinin temelinde kamu yararı var; halkın çıkarı vardır…

O zaman ne diye işkilleniyoruz denetlenmekten?

Niçin hayıflanıyoruz?

Ve en önemlisi de, niçin “küt be küt” çarpıyor kalbimiz, neden heyecanlanıyoruz?

Adamlar gelir, inceler, denetler ve giderler…

Her şey gerçekten kitabına uygunsa, kamu yararından başka hiçbir amaç, hedef, çıkar gözetilmemişse, alayı gelsin müfettişlerin, ne yazar ki?..

Gelirler ve geldikleri gibi giderler…

Ve giderlerken de, teşekkürlerini eder, takdirlerini sunarlar.

Ama eğer iş öyle değilse…

Yani işlerin içinde çapanoğulları kol geziyorsa, durum heyecanlı olabilir.

Ürkütücü, korkutucu, iğneleyici ve zedeleyici olabilir.

O zaman da kamu görevlisine yol gözükür.

Aşık Veysel’in dediği gibi, “uzun ince bir yol…”

Gogol, o ünlü kitabında bütün bunları anlatmış, tabii anlayana…

Biraz komik, çokça trajik, sonra nostaljik, en nihayet ironik bir üslupla…

Gogol, kendi eserlerinden söz ederken şöyle diyor:

- Ruhumun tarihi…

İşte Müfettiş adlı oyunu, Nikolay Vasilyeviç Gogol’un “ruhunun tarihi” içinde çok önemli bir yer tutuyor.

Oyunun ana teması: Yozlaşmış Toplum!

Yan temalar: Dalkavukluk, yalakalık, çıkarcılık, sahtekârlık, düzenbazlık, rüşvet vs…

Oyundan çıkartılabilecek en önemli ders ise, şöyle özetlenebilir:

Yozlaşmaya yüz tutmuş bir toplumu oluşturan bireylerde suçu aramak yanlıştır. Toplum bozulmuşsa, bireylerin de bozuk olma olasılığı yüksek olacaktır.

Çünkü topluma yerleştirilen “yükselen” değer şudur: Hayatta mutlu olmak için paraya ve mevkie ihtiyaç vardır. Bunları elde etmenin şartları da rüşvet, ihtilas, üstlerinin ve zengin kimselerin elini eteğini öpmekten geçer… Tek bir bireyin bu yerleşmiş değerler sistemine karşı çıkması ise, yersiz bir özgürlük, adalet ve demokrasi mücadelesi olacaktır. Bu yüzden sorunu bireyi ele alarak değil, toplumu ele alarak çözmek en doğru çözümdür.

Tabii Gogol bu gerçekleri bizim gibi kurunun kurusu satırları alt alta sıralayarak yazmıyor.

Acı olayları mizahi dehası ile süsleyerek daha da acı bir hale getiriyor.

Nereye kadar mı?..

- Bizleri kahkahalarla güldürecek kadar…

Çünkü mizah, trajedinin en kesif biçimidir: Ha-Ha!..

Önceki ve Sonraki Yazılar