• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Aydın 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

“Seçimlere Katılmak”

MEHMET ALİ OKLAY

 

Demokrasinin gereğidir. Katılmak gerek. Size sorulan soruya bir cevap vermek, sandığa gitmek, sorumluluk almak elzemdir ki; sonrasında konuşma hakkını kendinizde bulasınız. Yani sandığa gitmek kendinize saygının da bir sebebi ve sonucudur.

Hatırlıyorum da, rahmetli Özal’ın başbakanlığı zamanında bir seçimde listelere milletvekillerinin isimleri de yazılarak; seçtiğiniz partiye mührü basıp, altındaki listede de ise istediğiniz, tercih ettiğiniz vekili işaretliyordunuz. Vekili de seçme hakkı bize verilmişti. Aydın’da bile oyların yarısında işaret olmadığından verilen oylar otomatikman liste başına gidiyordu. Sistem iyi işletilmediğinden (millet tarafından) vazgeçildi!

Şimdi ise referandumda yüzde 70’ler civarında Cumhurreis’ini seçmek istiyorum diyen millet sandığa gitmek ve reisini seçmek mecburiyetindedir. Hem de bunu yaparken ehven-i şer demeden yapmalıdır. Çünkü ehven-i şer, şer’lerin en kötüsüdür. Kötünün iyi mantığı yanlıştır. Doğru adayı doğru yöntemlerle vicdanen, cevabını net kendimize ikrar ederek, sandıkta kararımıza onay vermeliyiz. Mührü önce vicdanımıza sonra seçim pusulasına basmalıyız.

Oylarını kullanmayacak olanlar kendilerini nasıl cumhurdan sayabilirler. Hayati bir karar alacak olan cumhuru nasıl yalnız bırakabilirler. Böyle bir lüksümüz yok, olmamalı! Oy atmamakta bir tercihtir elbette, bir tepki neticesi oy kullanmayacağım diyebilirsiniz. Unutmayın ki; vermediğiniz oy, istemediğiniz adaya üstü örtülü onay vermek değil midir?

Burada soru; adaylar içinde, benim reisim kim olabilir? Kimin olması beni mutlu eder? Kimin olmaması memleketimin, milletimin hayrınadır? Beni o makamda kim daha iyi temsil eder? Kimin liyakati, vicdanı, asaleti sizce uygundur, münasiptir, makuldür. Bu tip sorular uzayıp gidebilir elbette. Herkesin uygun bir sorusu vardır muhakkak. Herkesin baz aldığı, asli unsur saydığı doneleri, verileri de vardır muhakkak olmalıdır da…

Sözün kısası; uygun sorularımıza, uygun cevapları 10 Ağustos’a kadar bulup, cevabı sandıkta vermeliyiz…

Millete yakışan da budur, inşallah…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim