• BIST 104.539
  • Altın 163,366
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • Aydın 8 °C
  • İzmir 4 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Teknoloji de teknolojiye yenik düştü

Teknoloji de teknolojiye yenik düştü
Teknoloji de teknolojiye yenik düştü

Dünya’da ilk olarak 1642 yılında Blaise Pascal tarafından yapılan ve bilgisayarın anası olarak tarihe geçen hesap makinesinin geliştirile geliştirile son ismini aldığı bilgisayarlar da teknolojiye yenik düştü. Türkiye’ye ilk defa 1960 yılında yol yapımında gereken hesaplamaları daha hızlı yapabilmek için Karayolları Genel Müdürlüğü’ne gelen bilgisayar 1995 yılından sonra her yere girdi. Bilgisayar da teknolojiye direnemez hale gelince birçok kurumda bilgisayar çöplükleri oluşmaya başladı.
Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmak gerek işletmelerin gerekse kurumların için ciddi maliyet oldu. Neredeyse 5 yılda bir tamamen yenilen teknoloji nedeniyle bir önceki dönemin bilgisayarları daha yeni bilgilerle üretilen diğer makineler karşısında cazibesini yitirerek tahtını kaybetti.
Aslında tarihi oldukça yeni olan bilgisayarlar 1971 yılına kadar 3 kuşakta ele alınıyor. 1. Kuşak (1950-1958): Lambalı teknolojiye dayanan Eniac benzeri çok büyük aygıtlar. 2. Kuşak (1958-1964): Transistör kullanan bilgisayarlar. 3. Kuşak (1965-1971): Transistör yerine tümdevre kullanan bilgisayarlar. Bu dönemde bilgisayarları kendi aralarında iletişim de kurabiliyorlar. 4 Kuşak bilgisayarlar olarak adlandırılan ve 1972 yılından günümüze kadar ulaşan bilgisayarlar ise en hızlı değişen bilgisayarlar oldu.
İLK BİLGİSYAR 167 METRE KARE ALANA SIĞAN 30 TON AĞIRLIĞINDA BİR MAKİNE İDİ
Kayıtlara göre; Türkiye’ye ilk bilgisayar 1960 yılında yol yapımında gereken hesaplamaları daha hızlı yapabilmek için Karayolları Genel Müdürlüğü’ne gelmiştir. IBM-650 Veri İşleme Makinesi (Data Processing Machine) adlı bilgisayar 12 yıl kullanılmıştır ve elektrikle çalışan ve elektronik veri işleme kapasitesine sahip 167 m² bir alana sığan ve ağırlığı 30 tonluk ilk bilgisayardır. İkinci bilgisayar ise akademik amaçlı kullanmak için İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Taşkışla binasına gelir. Bu bilgisayar IBM 1620’dir. İ.T.Ü’den sonra ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi bilgisayara sahip olur. Türkiye’deki dördüncü bilgisayar ise Devlet Planlama Teşkilatı’na gelir.
“1995’TEN SONRA YAYGINLAŞTI”
Türkiye’de 1995’ten sonra işyerlerinden okullara kadar her yerde yaygınlaşan bilgisayar bu dönemden sonra baş döndürücü bir hızla gelişti. Özel girişimciler o zaman çok kıymetli olan bilgisayarlar için ‘Bilgisayar hastaneleri’ ‘Bilgisayar Tamircisi’ gibi iş yerleri açtı. Oldukça revaçta ve iyi kazandıran bir meslek olan bilgisayar tamirciliği bir süre sonra eski bilgisayarlar gibi cazibesini yitirdi. Çağa adını yazdıran bilgisayarlar gelişen teknolojiye ayak uyduramayınca hurdaya ayrılan bilgisayarlar bir resmi kurumda adeta çöp dağları oluşturdu.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim