• BIST 87.143
  • Altın 219,609
  • Dolar 5,8507
  • Euro 6,6489
  • Aydın 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • FARKLI YÖRELER ŞENLİK HAVASI ESTİRDİ
  • MAKİNE PARKINA 6 MİLYONLUK YATIRIM
  • YOLLAR HASAT MEVSİMİNE HAZIRLANDI
  • FARKLI YÖRELER ŞENLİK HAVASI ESTİRDİ
  • MAKİNE PARKINA 6 MİLYONLUK YATIRIM
  • YOLLAR HASAT MEVSİMİNE HAZIRLANDI

TOPLUM TEPKİSİZ OLMAYA GÖRSÜN...

FARUK HAKSAL

Milli Eğitim Bakanlığı Dünya klasiklerini çocuklara yönelik bir tercümeye tabi tutmuş...

“Tercüme” dedik…

Oysa yapılan bir tercüme değil!..

Peki ne?..

İşte bu korkunç eğitim cambazlığını okuyun ve içinde debelendiğimiz tehlikenin boyutlarını bir kez daha görün.

Örnek 1:

Hepimizin belleklerinde hâlâ yaşayan meşhur Pinokyo’dan sizlere bir kaç satır:

“Hacı Gepotto camiden oyun için kaçan          Pinokyo'nun kulağını,

- Yatsı namazı yadsınamaz! diyerek çekmişti...

Sabah uyanır uyanmaz, doğası gereği anca teyemmüm abdesti alabilen Pinokyo merakla,

- Peki bana neden çamur yerine tahtadan can    verilmiş Haci Gepetto?

diye sorunca; Haci Gepotto gülerek,

- Tahtadan ol ki cehennemde yanmanın ne olduğunu dünyadayken öğrenesin!

dedi... “

Hayır, ülkemizde irtica tehlikesi yoktur…

İrtica tehdidi var diyenler şunlardır, bunlardır…

Körpecik Cumhuriyet kuşaklarının nasıl bir düşünce[sizlik] ile yetiştirilmeye çalışıldığını görüyor musunuz?

Ünlü Pinokyo ne hale getiriliyor?

Masal kahramanı Gepetto, hacı oluyor.

Ve Pinokyo’nun kulağını,

- Yadsı namazı yadsınmaz, diye çekiyor...

Ve derken, Pinokyo, “Teyemmüm abdesti” alıyor...

Ve kendisine verilen önemli öğüdü dinliyor:

- Tahtadan ol ki cehennemde yanmanın ne olduğunu dünyadayken öğrenesin!..

Gördüğünüz gibi gencecik çocuklarımızın psikolojik dengesi cehennemde cayır cayır yanmanın travması ile sarsılarak belirli bir hedefe doğru nasıl yönlendiriyor, görüyor musunuz?..

Ve bu eğitimin niteliği de “Milli” oluyor. “Milli Eğitim”in eğitimi...

Yazıktır bu ülkenin taşına, toprağına.

Yazıktır, yabancılara pazarlanan her türlü doğal zenginliklerine, işletmelerine, madenlerine…

Yazıktır insani değerlerine ve bizzat insanlarına!..

Ve özellikle de gençlerine, çocuklarına... Yarınlarına!

Ama biz, oturduğumuz minderin yumuşaklığına yayılıp, rahatlığı içinde gevşeyip, duruyorsak… Ve her önümüze konana kafa sallayıp, pinekliyorsak…

Yurttaş olarak tepkilerimizi ortaya koyup, birlemiyor; birleştiremiyorsak…

Az bile bütün bu olanlar!

Az bile…

Bir atasözümüz var, bilirsiniz, ancak tam hatırlayamıyorum:

“İnsan, tepkisiz olmaya-görsün…

Kafasına vuran çok olur...” muydu?..

Yoksa buna benzer bir şey miydi?..

Neydi?

Sahi neydi?..

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim