• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Aydın 15 °C
  • İzmir 11 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Türkiye’deki AK Parti iktidarı imamların zaferidir!

E. TURGUT TEKİN

1982 ANAYASASI

 

VI. Din ve vicdan hürriyeti

 

MADDE 24- Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınayamaz ve suçlanamaz.

 

Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din Kültürü ve Ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kuruumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.

 

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

 

Anayasamızın ilgili maddesini okudunuz. Devletin okullarında resmen kabul edilip okutulan, öğretilen bir dinin kuralı, hakkında rastgele konuşurum diyebilir miyiz? Ha dersiniz ki, “Düşünce ve kanaat özgürlüğü” var. Ben dileğimi söylerim. Bakın bu konuda Anayasa ne diyor?

 

VII. Düşünce kanaat hürriyeti

 

MADDE 25- Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

 

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

 

Şimdi sayın Yekta Güngör Özden bu maddeye dayanıp bu sözü söylerse, köyde ve kentte de imamlar veya inananlar kalkar da, aynı maddeye sığınıp: “Ey müslümanlar, dininizin nişanı ve simgesi olan ezana dil uzatan bu münafika ve partisine oy verilir mi?” derse ki derler buna nasıl engel olursunuz? İşte Ak Parti’yi kısa zamanda iktidar yapan bu tür söylemlerdir. Ben, diyorum ki, bu tür söylemleri yapanlar, kalkıp kendilerine “Atatürkçü Süsü” vermesin. Atatürk’ün Partisi CHP adına da konuşmasın. Kendi adına konuşsun. Çünkü ülke ve insanlarımız geçmişte böyle söylemlerden yara aldı, zarar gördü, kardeş kardeşi, baba oğlunu, oğlu babasını öldürdü. Bırakalım böyle çiğ lafları da, gerçek Atatürkçü olalım. Gerçekten Cumhuriyete, Laik ve demokratik üniter, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuri’ne herkes elele sahip çıkalım.

 

Halkımızın %99’unun inandığı dini inanç ve ibadetlerine karışmayalım. Bakın bu devletin kurucusu ne diyor:

 

Herkes istediğini düşünmek,

 

istediğine inanmak,

 

kendisine ait siyasi bir

 

fikre sahip olmak,

 

seçtiği dinin gereklerini

 

yapmak veya yapmamak

 

hak ve hürriyetlerine sahiptir.

 

Kimsenin fikrine ve

 

vicdanına hakim olunamaz.

 

MUSTAFA KEMAL

 

ATATÜRK

 

Sakın Yekta Güngör Özden’in bu sözü söylediğine pek aklım ermiyor ama, farz edelim ki söyledi, imam efendi de haklı olarak ezanı savundu ve halka anlattı. Şimdi benim yaptığım gibi, bu söz, sadece sahibini bağlar. Devletimizi, milletimizi, siyasi partilerimizi bağlamaz, savunmasını köyde öğretmen yoksa kim yapacak?

 

İşte değerli arkadaşım emekli öğretmen İrfan Çandır’ın bu görüşüne içten katılıyor, onu kutluyorum. Ya İrfancığım, bizlerin  Cumhuriyet ve ddemokrasi uğrunda verdiğimiz savaşları, aydın sandığımız kişiler işte böyle çökertiyor. Sonra da meydanlara dökülüyoruz.

 

Hala söylemiş olduğuna inanmıyorum. Sanırım bu konuyu açıklayan yazısını Sayın Özden bana gönderir, ben de köşemden sizlere ulaştırırım. Bekliyoruz, göreceğiz.

 

Sayın okuyucularım, Ak Parti’nin kısa bir sürede iktidar olması, imamların bir zaferidir. Bunu unutanlar, aldanırlar.                           - Bitti-

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim