• BIST 105.355
  • Altın 146,418
  • Dolar 3,4717
  • Euro 4,1656
  • Aydın 37 °C
  • İzmir 35 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

YENİ ANAYASA TASLAĞI İLE ALAKALI YAZILANLAR…

E. TURGUT TEKİN

 

Yeni, yani “2010 Anayasası Taslağı” TBMM’de görüşülüp tartışılırken, gazete köşelerinde pınarlar gibi yazarlar fışkırdı. Maşallah, ne çok köşe yazarımız varmış meğer!..

Bunların hepsi, bir anayasa profesörü gibi ha bire yazdı ve eleştirdiler. Yazmaya yazdılar da, yazdıklarını kim okudu ve kim dikkate aldı? “Değirmen bildiğini öğütür” diye bir deyim var ya, işte onun gibi mecliste bildiğini yaptı. Yani bu anayasa taslağını onaylayıp şu andaki hali hazır durumuna getirdi. Bundan sonraki evreleri de tamamlanırsa bu anayasa yürürlüğe girecek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu anayasa hükümlerine göre yönetilecek.

Sayın Başbakan Erdoğan 7 yıla yakın zamandır başbakanlık yapıyor. Bu süre içinde 1982 Anayasası’nın yürütme alanındaki engel ve sakıncalarını gördüğü içindir ki yeni bir anayasa yapma gereği duydu. Mecliste zor bir mesaiden sonra bu temel yasayı çıkarmayı başardı. Elbette demokrasi gereği muhalefet olacak. Çünkü bu anayasa bir partinin değil, bir      devletindir. Uygulama alanında aksayan ve eksik kalan maddeler düzeltilerek anayasa olgunlaştırılabilir. Çıkaran, emek verenleri kutlarken ülkemize ve ulusumuza hayırlı olmasını dileriz.

  Bu yeni “Anayasa” ülkenin ve ulusun dertlerine çare olacak mı? Aşağıda maddeleştirdiğim sorun ve problemleri çözebilecek mi? Yoksa yine eskisi gibi Ankara’ya munhasır kalarak devletin kurumları arasında çatışma yaratmaya devam mı edecek? İşte benim ve halkımın yeni anayasadan beklentilerimiz:

1) Ekonomik krizi ortadan kaldırıp ülkeyi refaha kavuşturabilecek mi?

2) İcraya düşmüş borçlara anaparaya faiz, faiz ile anaparaya tekrar faiz ekleyerek,10 yılda 5.000 TL.’yi 50.000 TL.’ye çıkaran ve borcunu ödeyemeyerek intihar eden bu düzene “DUR..!” diyerek çare olacak mı?

3) Yıllardan beri miras yolu ile paramparça olmuş topraklarımızı bir toprak reformu yaparak, toplulaştırarak, toprağı işleyene, suyu kullanana vererek “buğday ile koyun” veya “etle ekmek” üretimini ülkeye yeterli ve ihraç seviyesine ulaştırabilecek mı?

4) Kapanan fabrikaları tekrar işler hale getirerek, bunlara yenilerini ekleyerek,üretimi artırıp iş    sizliği giderecek mi?

  5) Eğitimde “Fırsat Eşitliği”ni sağlayarak, okumak isteyen herkese yüksek öğrenimin kapılarını açacak mı?

6) Sudan çıkmış balık gibi ölmemek için çırpınan esnafın, tüccarın, çiftçinin dertlerine çare olacak mı?

7) Her türlü terörü ortadan kaldırıp şehit kanını durduracak mı?

8) Ülke genelinde eşitliğe, kardeşliğe, yurttaşlığa dayalı olarak barışı sağlayacak mı?

9) Ülkemizi ve devletimizi, dünya devletleri ve ulusları ile eşit hale getirip iyi ilişkiler içinde barış ve kardeşlik içinde yaşatacak mı?

10) Partiler arası kavgayı önleyip herkesi el ele ülke sorunlarını çözmeye yönlendirecek mi?

Ben, bir “Anayasa Profesörü” değilim. TV ekranlarında gerdan kırarak aşağı yukarıda konuşmam. Köşelerde ahkam da kesmem. Ancak halkımın altında ezildiği ağır yükleri ve sorunları yazarak gündeme taşırım. Bu 10 madde şu anda halkımı ezen en ağır yüktür. Anayasa ile bunları çözeceklerse bunca emeğe ve masrafa helal olsun, değer. Şayet çözemeyeceklerse, eskisi gibi kavgalar bitmeyecekse bunca emek ve masrafa çok yazık.

Ülkenin en büyük sorunu borçlardır. Hem devletin hem de halkın. Kamu ve şahıs alacaklarına uygulanan gelişi güzel faizler ödeme yollarını tıkamıştır. 5.000 TL. 10 yılda 50.000 TL. olursa, ne bu borç ödenir ne de vatandaş rahat eder. Allah korusun iç savaş ve patlama çıkar. Babasını borç nedeni ile kaybetmiş bir evlat düşünün, eline intikam acısıyla silah alırsa ne olur? Toplumsal çatışmaları, toplumsal problemleri güce göre çözmek için hukuki yasalara da gerek vardır. Sadece anayasa değişikliği yetmez. Türkiye’yi batıran, nakiti üretime vermeyen faiz sistemidir. Mutlaka faizler ele alınmalı, hazırcılıktan bu halk ve ülke kurtarılmalı. Yoksa en iyi anayasa bile dertlere çare olmaz ve olamaz da!.. O bizim kalemşör anayasa yazarlarının döktürdüğü inciler de boşa gider!..

Eski bir ata sözünde, ”Gün gelir sap döner, keser döner” der. Bu  anayasa tutmazsa kıyamet kopmaz. Türk Ulusu yaşadıkça daha ne anayasalar yapar. Bekleyeceğiz bunu da göreceğiz. Daha bir asır dolmadan beş anayasa yaptık. Başkalarını da yaparız. Üzülmeye gerek yoktur.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim