• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • Aydın 27 °C
  • İzmir 25 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Yeni İlköğretim Programında okuma-yazma öğretimi

E. TURGUT TEKİN

 

2004-2005 Eğitimi ve öğretim yılında 9 ilde, 120 okulda pilot uygulaması yapılan “Yeni İlköğretim 1-5. sınıf ders programları) bir yıl sonra, 2005-2006 eğitim ve öğretim yılında tüm ilköğretim okullarının birinci kademesinde ivedilikle kesin sonuçlar alınmadan uygulamaya resmen kondu. Bu program şu etkinlikleri sağlama amacı gütmektedir.

1) Öğrencilere araştırma becerisi kazandıracak,

2) Öğretmekten çok, öğrenmeyi merkeze alan bir anlayış sağlayacak,

3) Temel bir eğitimden sonra, öğrencileri farklılaştırma, onlardaki farklılıkları ortaya çıkarmayı ortaya koyacak,

4) Yaratıcı, atak, problem çözebilen bireyler yetiştirecek,

5) Öğrencilerin hazır bilgiyi alma yerine, bilgiye ulaşma yollarını öğretecek,

6) Öğrencilerin daha girişken ve hayal kurabilen bireyler olmalarını sağlayacak,

7) Öğrencilerin yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrenebilmelerini gerçekleştirecek temel özellikler içeren bu programın birinci sınıflar için ortaya koyduğu tümevarım veya sentez metodu; daha önceki programda uygulanan tümdengelim veya analiz metodunun tamamen karşıtıdır. Bu nedenle ülkemizde yadırganmıştır. Altmış yaşın üzerinde olanların çoğu 1948 programı ve daha öncekiler bu metod ile okuma-yazma öğrenmişlerdi. 1968 programı ise bu sentez metodunu uygulamaya koymuştu. Bizim nesil öğretmenler, okuma-yazmayı sentez, yani bugün ortaya konan eski metodla öğrenmiş; öğrencilerimize ise tümdengelim metodu ile öğretmiştik. Onlar, o metodla hem çabuk öğreniyor, hem bizden daha hızlı okuyorlardı. Çağımızın gereklerine uygun hızlı okuma ve anlama tekniklerine uygundu. Yeni getirilen metod, yani eskiden uygulanırken 1968’de terkedilen metot getirilip ortaya kondu. Üçüncü yılına başlayan bu program, 1968 programı ile yetişmiş olan öğretmenlere ters düştü. Tümdengelimde sağlanan başarı bu tümevarımda sağlanamadı. Kendimden bir örnek vereyim. Ben, tümevarım metodu ile okuma-yazma öğrendiğim için ve her günde okuyup, yazmama rağmen, öğrencilerim kadar hızlı okuma ve yazma becerisi kazanamadım, kazanmam da artık mümkün değildir.

Hayatlarında bir kere olsun birinci sınıf okutmamış Profesörlerin bazı politikacıları kandırıp, ortaya tekrar koyduğu bu programı ve metodunu veliler, öğrenciler, öğretmenler incelesin, öğrensinler diye buradan veriyoruz. Metodu ve tekniklerini görünce sizde bana hak vereceksiniz.

Okuma yazma eğitim ve öğretimi ayakta tutan iskeletidir. Bu iskelet sağlam olmazsa, ona yükleyeceğiniz bilgiler, onu çökertir. Bu program uygulamaya iyice denenmeden konmuştur. Bu programı uygulayacak öğretmenler, öğretmen yetiştiren kurumlarca yetiştirilmemiştir. Yeteri kadar, bu metoda uygun materyal yoktur. Örneğin elyazısı ile yazılmış kitap çeşidi azdır. Çocuk iki yazıyı birden öğrenmek ve uygulamak zorunda kalmaktadır.

Ençok tepki alan yanı da, ses-harf-hece-kelime-cümle-paragraf-metin oluşturma tekniğidir. Bu yolla okuma yazma öğrenenler hızlı okuyamıyor, itirazlar da bunadır. İşte, yeni okuma yazma metodu, okuyun ve siz de görün. Ben, bu metodu bildiğim halde beğenmezken; bilmeyenler nasıl tahammül eder, bilemiyorum.

İşte yeni metod Okuma-Yazma Öğretimi Programı

Kaynak: İlköğretim Programı (1-5. sınıf) konuları. Biz sadece 1. sınıf okuma-yazmayı aldık.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim