AKP NEDEN BU HALE GELMİŞ?!...

DURMUŞ TUNA

Yazımda iki konuya değineceğim ve AKP'nin Söke'de geldiği durumu ve nedenlerini siz değerlendireceksiniz!

Geçtiğimiz günlerde AKP Söke İlçe Başkanı Fatih Gürer'e bazı sorular yönelttim.

Ses vermedi, vermiyor…

Bilindiği gibi; çırçır fabrikası işletmecilerinin fabrikalarının ruhsatı yok. Bu çırçır fabrikası işletmecilerinden bazılarının avukatlığını yapan kişinin Gürer olduğu duyumunu aldım. Olabilir ve bunda garipsenecek, ayıplanacak hiç bir şey yok. Kimse bu durumu eleştirdiğimi sanmasın. Yazımın konusu, aldığım duyum üzerine kuruluydu. 

AKP'li üç çırçır fabrikası sahibinin AKP Genel Merkezi'ne gidiş sebebini sordum!

Ziyaretin sebebi konusunun ruhsat meselesi olup olmadığını sordum!

ırçırcılar kimin misafiriydi?" diye sordum. 

Aydın Milletvekilleri Abdurrahman Öz'ün veya Mehmet Erdem'in misafiri olduğu yönünde duyumlar vardı. 

Bunu öğrenmek istedim…

Ruhsat meselesiyle AKP'nin üç milletvekilinden hangisi ilgili ve alâkalıydı öğrenmek istedim.

Yine sorayım!

Bu üç çırçırcının sorunları çözüldü mü? 

Sorunları çözüldüyse neyin karşılığında çözüldü?

Çözülmediyse de bu iş nereye varacak?

Ruhsatsız çırçır fabrikalarının sorunlarının yasalar nezdinde çözülme imkanı var mı?

Bu sorunun bir an önce çözülmesi gerekiyor. 

Lâkin top yekün bir çözüm şart, diye düşünüyorum.

Üç beş kişilik bir imtiyazlı çözüm söylentileri kamuoyunu rahatsız ediyor.

AKP Aydın Milletvekillerinin de dedikodulardan rahatsız olduklarını sanıyorum.

Sayın Gürer'in, "Evet, ben üç çırçırcıyı AKP Genel Merkezi'ne götürdüm veya götürmedim. Ruhsat sorununun çözümü için çalışıyoruz. Bu sorunun çözümü için ne gerekiyorsa yapıyorum, yapacağım da!" demesbini beklerdim ama maalesef sessizliğe büründü!

Bu da neden kaynaklanıyor?

Gürer'in siyasi kişilik olarak yöneticilik için yetersiz oluşundan...

Bu özellik sadece Gürer ile sınırlı değil. Genel bir sıkıntı durumu bu! 

Nedendir bilinmez, İl veya İlçe başkanlığı yapan iktidar mensupları korkuyorlar!

"Çırçırcılarla Ankara'ya gittiğim, AKP Genel Merkezi'nde bir dizi görüşmeler yaptığım doğrudur veya değildir!" diyemedi. 

Böyle olunca da her ağızdan bir ses çıkıyor, bilgi kirlenmesi yaşanıyor.

Genelde, "Yandım, bittim, mahvoldum!" endişesi yaşanıyor.

Halbu ki, çıksa dese; "Ruhsat sorununun çözümü için çalışıyorum. Çünkü çırçırcı mağdur. Sayın milletvekillerimiz de genel bir çözüm için yardımcı olma sözü verdiler."

Yücelecek… alkış alacak…

Ama, nerede böyle siyasetçiler?

Gizemi seviyorlar!

Yetersiz siyasetçilerin yoğurt yeme şekilleri böyle ne yaparsınız…

MAKARAÇ'TAN DA AÇIKLAMA GELDİ...

Geçenlerde köşe yazımda, aynı zamanda Sökespor Kulüp Başkanı da olan AKP'nin ileri gelen isimlerinden Tamer Makaraç ve Metin Yavuz'a serzenişte bulunmuştum!

AKP Söke İlçe Binasının içinde bulunduğu üzücü durum nedeniyle her iki AKP'li işadamı eleştirmiştim. 

AKP Söke İlçe Binası'nın bazı odalarının mülk sahibine iade edilmesi ve iade edilme şekli kamuoyunda hoş karşılanmamıştı. 

Fatih Gürer'in başkanlığındaki yönetimde yaşanan istifalar içinden çıkılmaz bir hal almış ve özellikle de ekonomik sorunlar baş göstermişti.  

Yalnızlığa sürüklenen Fatih Gürer başkanlığındaki AKP Söke İlçe Yönetimi büyük bir utanca imza atmıştı.

Parti binasının kirasının ödemesinde sıkıntı yaşanmış ve biriken kira borcu nedeniyle gençlik kolları ve kadın kollarının kullandığı odaların kapı ve pencereleri mal sahibi tarafından gaz betonla örülmüştü. Bu görüntü partililerden gizlenmeye çalışılmış hatta üye bazında yapılan genişletilmiş toplantılara bir süreliğine ara verilmişti. 

Pencere ve duvarların örülmüş görüntüsü basına sızınca da parti tabanından Fatih Gürer yönetimine tepki gelmişti. 

Partinin ileri gelenlerinden Metin Yavuz ve Tamer Makaraç'ın da ekonomik sıkıntılara neden kulak tıkadıklarını yaptığımız haberde sormuştuk.

Parti Binasının bazı odalarının mülk sahibine iade ediliş şekline sessiz kalınmasını eleştirdiğimiz haberimiz üzerine bir kez belediye iki kez de milletvekili adayı olan Metin Yavuz'dan cevap gelmişti. 

Yaptığımız habere sosyal medya üzerinden yorum yaptığı görülen Metin Yavuz, "Durmuş Bey merhaba. Aslında ben, bu tip konulara tartışma zemininde girmiyorum. Girmiyorum, çünkü bunlar Söke ilçe yönetim kurulu ve ilçe başkanı ile ilgili konular. Bizlerin devreye girmemiz ancak onların talepleri doğrultusunda olur. Bana, özellikle böyle bir talep, ihtiyaç söylemediler. Evet, ben AK Partili'yim. Görev verildiğinde gerekeni yaptığıma inanıyorum. Partimiz bu yeni yere taşınacağında ve yapılacak işlerle ilgili üstüme düşeni yani benden istenen her şeyi yaptım. Hatta o tarihte bu konu ile ilgili olarak işin organizasyon boyutunda Tamer Makaraç vardı. O günkü Söke İlçe Başkanıyla birlikteydiler. Bu harcamalar ve maliyet hesaplarında gelecekle ilgili kira vb. masraflar projelendirilip, projelendirilmediğini bilmiyorum. Bir tek ben değil, bir çok kişiden tabiiki katkı istenmişti. Çoğu arkadaş bu talepleri yerine getirdi. Ekonomik sıkıntılara neden sessiz kaldığım yönünde ağır bir soru sormuşsunuz! Durmuş Bey, haberi yapmadan önce arasaydınız işin doğrusunu öğrenebilirdiniz. Talep ve davet olan yerde her zaman oldum, olmaya da devam edeceğiz inşallah. Ancak tarafıma hiç bir talep gelmemişken ve yönetimin aldığı kararadan habersizken suçlanmam doğru değil." demişti.

Makaraç, Yavuz gibi davranmamış ve bu konu ile ilgili olarak uzunca bir süredir sessizliğini koruyordu!

Dün karşılaştık ve neden açıklama yapmadığını sordum!

Ortamı germek istemediğini söyledi!

Deyim yerindeyse, ağzından kerpetenle aldım açıklamasını. Ayak üstü sohbetimizde bazı gerçekleri öğrenme fırsatım oldu ve çok şaşırdım!

Gördüm ki, Fatih Gürer partiye yarardan çok zarar veriyormuş

Değil partinin bazı odalarının gaz betonla kapatılması bu gidişle partinin kapısına kilit bile vurulabilir. 

Makaraç'ın anlattıklarını yazayım da değerlendirmesini bir de siz yapın!

2013 yılında, Abdullah Yeniusta'nın yönetim kurulu başkanlığında yönetimde bir karar alınır. Denilir ki, "İktidar partisi AKP'ye yakışır bir parti binası tesis edelim."…

Bunu diyen kişi Tamer Makaraç'tır. 2014 yerel seçimine az bir süre vardır ve parti binası yetersizdir. Hemen kollar sıvanır ve Makaraç'ın organizasyonunda bazı yöneticilerin de katkılarıyla hakikatten de çok güzel bir parti binası ortaya çıkar. Masrafın karşılanmasında aslan payını Makaraç üstlenir. Ogünkü yönetimde şimdiki başkan Fatih Gürer de yöneticidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde işaret ettiği gibi, 2023 yılı hedef alınmıştır. Bu düşüncelerle yola çıkılınca Söke'de en kullanışlı parti lokaline sahip olunur. Yeni parti binası, Söke'deki diğer partilerin yönetimlerini bile kıskandırır. AKP yönetimi, Genel Merkezden gelen üst düzey siyasetçileri ağırladıklarında övgüler alınır ve ne kadar iyi bir iş yaptıkları bir kez daha anlaşılır. Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun Söke ziyaretinde parti binası çok büyük övgüler alır. Başkan Yeniusta ve yönetimi Soylu tarafından övgüye mazhar olur.

Sonrasına gelince!

Anlaşılan o ki, Metin Yavuz gibi, Tamer Makaraç'ta yaşananlara kayıtsız kalmamış.

Şöyle ki!

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle parti lokalinin kirası ödenememektedir ve duyum alan Makaraç yardımcı olmak ister! Birikmiş kira borcunu ödemek ister. Fakat yönetimden kimse Makaraç'a olumlu veya olumsuz dönüş yapmaz. 

Makaraç'ın da parti binasındaki gaz beton olayından basında haber çıkınca bilgisi olur. Ve çok üzülür. Binbir emekle ortaya çıkan güzelim parti binası ne yazık ki, üç kuruş borç yüzünden gözden çıkarılmıştır. Herkesin imrenerek konuştuğu parti binasının gençlik ve kadın kollarının kullanımına tahsis edilen odaların mal sahibine iade edilmesi içini acıtır. Yine devreye girer ve eski haline getirilmesi için maddi yardımda bulunmak istediğini söyler.

Makaraç'ın bu teklifi üzerine yaşananları yazmayacağım!

Çünkü rica etti…

Metin Yavuz gibi, Makaraç'ın da parti binasının bazı odalarının gaz betonla kapatılmasında sorumluluğu yokmuş

"Sökespor için 500 bin lira harcadın ama AKP için kılını kıpırdatmadın!" diye eleştirdiğim Makaraç'ın bu işte bir günahı yokmuş. AKP Söke İlçe Binasının bu hale gelmemesi için de sonrasında hatadan dönülmesi için de teklifte bulunmuş...

Bu durumda bazı odaların gaz betonla örülmesi ve yönetim tarafından kullanımının yasaklanmasının tek sorumlusu Gürer'dir.

Kamuoyunun bilgisine sunulur...

AKP'nin Söke'de geldiği durum ile ilgili alın işte iki sebep!

Değerlendirmeyi AKP Genel Merkezi'ne bırakıyorum.