Aydın’da saat 14.30

 

 

9 Mart 2009 Pazartesi.

Aydın’da saat 14.30‘ları gösteriyor.

Yer Aydın İstasyon Meydanı.

Normalde Aydın’ın bu meydanının alabileceği kalabalık on beş bin, bilemedik yirmi bin. Ama bu gün insanların yalnızca başlarını görebiliyoruz.

Alanın yukarı başına kurulan büyük bir platform. İnsanların bu kadar kalabalık bir şekilde toplanmasının bir nedeni olmalı. İlk akla gelen çok sevilen bir sanatçının ücretsiz konser verdiği.

Ama değil. Konser değil.

Bu kalabalık, muhalifleri tarafından yerden yere vurulan, izlediği politikaları devamlı eleştirilen AKP Genel Başkanının, T.C Başbakanının halka hitabını dinlemeye gelen kalabalık. Kalabalığı gördüğümde “Hani bu millet hükümetten memnun değildi?” sorusu geldi aklıma. Vatandaşına bu kadar eziyet eden bir hükümetin, bu kadar kalabalığı meydanlara çekmesi çelişkili değil midir?

Vatandaşına kabadayılık yapıyor denilen bir başbakanı dinlemeye gelen bu kadar kalabalık insan topluluğu ile muhaliflerin başbakana olan eleştirileri bir birileri ile tezat olmuyor mu?

Bir gün önce aynı meydanda toplanan kalabalığın iki misli bir kalabalığın bir gün sonra aynı meydanda toplanması neyi anlatıyor acaba?

Bu ülkede yaşayan vatandaşların hükümete olan güvenini mi, yoksa muhalefetin yaptığı eleştirilerin samimiyetsizliğini mi anlatıyor, yorum tabi ki okuyucuların.

9 Mart günü Aydın Meydanında toplanan Menderes’in torunları, demek ki bu hükümete, dolayısı ile bu hükümetin başı olan Başbakan’a çok güveniyorlar.

Bunu ben söylemedim. Alana toplanan kalabalık söyledi. Bunu ben söylemiyorum. Muhalefetin taraftarlığını yapan bir çok yazar açıkoturumlarda söylüyor. Ne söylüyorlar? AKP’nin şu anda seçim olursa oyları %58-60.

Bunu ben söylemiyorum, muhalefet söylüyor. Ne diyor muhalefet.

AKP, %50’nin altında oy alırsa istifa etmesi gerekir.

Ne demek bu?

Demek şu ki, biz AKP’nin, dolayısı ile hükümetin icraatlarını yalandan eleştiriyoruz.

Ya da; “Muhalefet olarak eleştirmiş desinler diye eleştiriyoruz.” Anlamına gelmiyor mu?

Peki, halk ne diyor?

Halk, bu kadar kalabalık bir şekilde başbakanını dinlemeye gelmişse, “Biz başbakanımızdan memnunuz, ona güveniyoruz” diyordur herhalde. O anlama gelmez mi?

AKP  Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın her söylediklerine sinirlenerek cevaplar veren muhalefet, karşı ataklarında sen, benlerle halkın karşısına çıktıkça kaybettiklerini ya anlamıyorlar, ya da anlamamazlıktan geliyorlar.

Bence hata ediliyor.

İktidarı ile, muhalefeti ile bu ülkenin insanının, nasıl işsiz kalmayacağı, nasıl açlık çekmeyeceği, nasıl yoldan çıkmayacağının  tartışılması gerekirken, bir takım aslı olup veya olmayıp, milletin %80 nini ilgilendirmeyen meselelerle uğraşmak, vatandaşın daha da fazla hükümete sarılmasını destekleyecektir. Öyle de oluyor. Çünkü vatandaş muhalefetin yok olduğuna inanıyor.

Çünkü vatandaş muhalefetini samimi görmüyor.

Televizyonlardan izlediğimiz kadarı ile Başbakan’ın bütün mitinglerinde meydanlardaki insanların yalnızca kafaları görünüyor, omuzları değil.

Bu da gösteriyor ki vatandaş, Başbakan  Recep Tayip Erdoğan’ın alan toplantılarına çok rağbet gösteriyor.

Ne demek bu? Şu demektir ki, AKP oylarını %60’lara taşımış.

Ne demek bu?  Başbakanın istediği belediyeler de alınacak.

Öyle değil mi?