Bazı teşekkürler vardır; sadece bir isme değil, insanın yeniden hayata tutunmasına vesile olan bir emeğe yöneliktir.
Ben bugün bu satırları bir gazeteci olarak değil, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde tedavi gören bir hasta olarak kaleme alıyorum.
Tedavi sürecimde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ufuk Eryılmaz’ın yönlendirmesiyle İzmir’e geldim. Kendisine öncelikle gösterdiği ilgi, değerlendirmesi ve doğru yönlendirmesi için teşekkür ediyorum.
İzmir’de ise karşıma Doç. Dr. Tuncay Kırış ve ekibi çıktı.
Bir hastanın doktorundan beklediği yalnızca tıbbi bilgi değildir. Hele kalbinizle ilgili ciddi bir süreçten geçiyorsanız, hekiminizin size yaklaşımı, sizi dinlemesi, süreci anlatması ve güven vermesi en az uygulanan tedavi kadar kıymetlidir.
Doç. Dr. Tuncay Kırış’ın bu süreçteki yaklaşımı bende tam olarak böyle bir duygu oluşturdu.
Hekimliğin yalnızca hastalığı tedavi etmekten ibaret olmadığını bir kez daha gördüm. Bazen bir doktorun sakinliği, ilgisi ve hastasına verdiği güven, insanın zor bir süreçte ayakta kalmasına yardımcı oluyor.
Bu nedenle bugün isimleri özellikle anmak istiyorum:
Aydın’da doğru değerlendirme ve yönlendirmesiyle Prof. Dr. Ufuk Eryılmaz’a; İzmir’deki tedavi sürecimde emeği, ilgisi ve yaklaşımı için Doç. Dr. Tuncay Kırış’a teşekkür ediyorum.
Ve elbette bu sürecin görünmeyen kahramanları olan tüm sağlık çalışanlarına...
Bir gazeteci olarak yıllardır insanların hikâyelerini yazdım. Bu kez kendi hikâyemin içinden, yalnızca şunu söylemek istiyorum:
İyi hekimlik, yalnızca kalbe müdahale etmek değildir. Bazen hastanın yüreğine de dokunabilmektir.
Ben bunu gördüm.
Teşekkürler hocam.