BİRAZ İNSAF BEYLER...

ABDULLAH ZİYA KABAK

 

 

Söke Esnaf Kefalet Kooperatifi ve Söke Şoförler Odası Başkanı Refik Karataş'ın, davet edilen bir partiden kontenjan adayı olduğunu duyduk.

Bu konu rakip partililerin dikkatini çekmiş olacak ki görevinden ayrılmasını istiyorlar. Yıllarca bu gibi haksız yakıştırmalardan çekinerek, hiçbir oda başkanı, teklif edilen bu gibi görevlere talip olmamışlardır. Refik Karataş, hangi partiden ve hangi fikirden olursa olsun, bu cesareti göstermiştir.

Öte yandan, AKP Söke İlçe Başkanı Mehmet Uyguntüzel ile AKP Söke Belediye Başkanı aday adaylarından Ali Güzelyağdöken, gazeteye vermiş oldukları beyanatlarına göre, Karataş’ın bulunduğu görevlerden ayrılmasını istiyorlar.

Bir oda başkanı veyahut bir Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı, görev başında iken, herhangi bir partiye kayıt olamaz diye bir yasa mı var? Eğer yasak ver ise, Karataş'ın bu davranışı, kanunlara kaşı gelmiş oluyor. Eğer yasalarda böyle bir yasak yoksa Karataş, demokrasinin kendisine verdiği hakları kullanmış oluyor. Buna kimse engelleyemez ve itiraz edemez.

Şu anda Türkiye de, anayasaya uygun olarak kurulmuş elliye yakın siyasi parti vardır. Kurulan her partinin yönetimleri ve kayıtlı üyeli var. Bu tablodan çıkan sonuç, elli ayrı görüş veyahut elli ayrı fikir demektir. Böyle bir parti tezadında, oda başkanlarına yasak getirmek, hangi demokrasi anlayışı ile bağdaşır bilemiyorum. Seçilecek adaylar, partilerin göstermiş olduğu adaylar değiller midir? Bu adaylar, seçildikleri zaman partilerinden istifa ediyorlar mıdır? Elbette hayır. Seçimi kazanan partinin genel başkanı, ülkenin başbakanı oluyor mu? Elbette oluyor. Partisinden istifa ediyor mu? Elbette hayır. Üstelik parti kongresinde, partinin genel başkanı seçiliyor. Bunlar, demokrasinin faziletleri ise eğer, Karataşın adaylığı da demokrasinin faziletlerinden sayılması gerekir.

Beyler, burası demokrasi yolunda olan bir ülke. Sevsekte-sevmesekte birbirimize anlayışla karşılamak zorundayız. Tüm adaylara başarılar diliyorum.