Bize gerçekleri söyleyin

 

Hafta başı gazetelere şöyle bir göz gezdirdiğimde, bazı şeylerin bu milletten sıkı bir şekilde saklandığını algılıyorum. Öyle ki, bu ülkede yaşayan 80 milyonun içinde kendilerini azınlık olarak belirten  kesimler, her şeyden haberdarlar.  

 

Bu ülkenin çoğunluğunun  hala  olan bitenden yeterince haberi yok.

 

Vatanını neresinde neler oluyor kimse bilmiyor . Saklamayın, biz de bir şeyler bilelim Allâh aşkına.

 

Beş gündür ilgiyle, gazete ve televizyon ekranlarını izliyorum, gözlüyorum. Beklediğim yerlerin haberleri ne zaman verilecek diye merakla bekliyorum. Ama hayretler içinde kalıyorum. Beklediğim haberlerden eser yor. Yine magazinler baş köşede, yine Güneydoğu’da fakirlik edebiyatları.

 

Memleketin  güneydoğusunda,  kan gövdeyi götürüyor, fiilen savaşın içine girmiş gibiyiz. Maalesef, siyasilerimiz miting meydanlarında birbirleri ile dalaşmakta, oy avcılığı yapmaktalar.

 

Yok Erdoğan şöyle demiş, yok CHP yavru doğurmuş, yok MHP, CHP ile berabermiş. Yok Erdoğan Cumhurbaşkanını yuhalatıyormuş, yok Baykal yuhalama size yakışmaz diyormuş.

 

Ama bir Allah kulu siyasi çıkıp da, bu gün şu kadar askerimiz pusuya düşürüldü, şu kadar yerde , şu tedbirleri aldık, askerimize tam yetki verdik, bu PKK’nın kökünü kazıyacağız demiyor.

 

Yürekler gerçekten çok yanmaya başladı beyler. Kendini Türk hisseden bizler artık dayanamayacağız, ellerimize birer alet alıp o dağlara çıkacağız. Ozan Arif’in söyledikleri gerçek olacak herhalde.

 

Siyaset, aydın, medya, hepsi birden gaflette,

 

Memleket evlatları telef olup gitmekte.

 

Yaptıkları tek şey var.

 

Ölene tabut tutmak, kalana zabıt tutmak.

 

Yetmez mi akan kanlar, yetmez mi sönen ocak?

 

Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

 

Yeter artık beyler. Ben altı gündür, Diyarbakır’dan bana geleceğin tabut mu, yoksa  eli kolu kopmuş bir canlı ceset mi  sorusunu, kendi kendime soruyorum ve halen  bekliyorum. Beyler ne yapıyor? Onlar seçim meydanlarında adeta bayram yapıyorlar.

 

Hakkari’de binbaşımızı vuran 3 terörist öldürüldü diye de övünüyorlar.

 

Artık bize gerçekleri söyleyin beyler. Bizler gerçekleri istiyoruz.

 

Sizlerin yalancı vaatlerinizi dinlemek istemiyoruz.

 

Bize PKK’yı, kısa zamanda tamamen bitireceğiz deyin.

 

Seçim beyannamelerinizde halkın % 80’inin istemediği konuları, göstermelik gibi açıklayarak göz boyamayınız.

 

Bize gerçekleri söyleyin.

 

Türk bankalarındaki yabancı payının % 42’ere geldiğini ve 14 bankanın yabancılaştırıldığını ve beceremediğinizi anlatın.

 

Bu gün Türk borsasının %70,75’inin yabancıların elinde olduğunu, bu paranın yalancı sıcak para olduğunu, yarın istenmedik bir durum karşısında Türk borsasının çökebileceğini ve bu işi de beceremediğinizi anlatın.

 

Yabancıların elinde bulunan hazine bono ve tahvillerinin artık ülkeyi tehdit edebilir hale geldiğini anlatın ve bunda da sınıfta kaldığınızı söyleyin.

 

İç sigorta şirketlerinin İtalyanlar’ın, Almanların eline geçtiğini söyleyin ve her ay milyonlarca YTL’nin yurt dışına kaydığını anlatın ve kendinizi ispatlayın.

 

Türkiye ihracatının  %49’unu Migros, Kipa, metro gibi şirketlerin yaptığını, dolayısı ile sermayenin bu şirketlerin bulunduğu ülkelere aktığını söyleyin  ve 500 büyük  Türk kurtuluşunun  %42,5’unun yabancılar vasıtası ile pazarlandığını söyleyin de ülkenin ne hale geldiğini vatandaş iyi anlasın.

 

Seçin beyannamelerinize halkın en çok arzu ettiği üç konuyu da koyun ki inandırıcı olun.  Hoş, daha önceki beyannamelerinizde de koymuştunuz da, iş başa gelince yan çizmiştiniz.

 

Terör, YÖK yasası ve Türban konularını tamamen bitireceğiz deyin de bizi inandırın.

 

Memleketin %70’inin çiftçi olan bu ülkede artık çiftçiyi ezdirmeyeceğiz, mazotunu, gübresini ucuzlatacağız, çiftçinin sırtı