BİZİM KAHVEHANE

ABDULLAH ZİYA KABAK

 

 

Zühtü Bey, sabah erken kalkarak, yayla köyüne misafirleri için oğlak eti almaya gitti. Hava sıcak olmasına rağmen, onlar için bu zahmeti değerdi doğrusu. Söke’ye gelmek için minibüs beklemeye başladı. Neyse ki fazla beklemedi. Minibüs geldi. Arka sırada bir yer buldu kendisine. Araç yürüyünce, camlardan içeriye serinlik girmeye başladı. Rüzgâra doğru yön çevirince, tanınmış bir simayla göz göze geldiler. Zühtü Bey, uzun zamandır görmediği bir arkadaşı idi.

-“Merhaba Hüsnü Bey” nasılsınız? Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Neler yapıyor sunuz? Kuşadası’ndan mı geliyorsunuz?”

-“Merhaba Zühtü ağabey. Hayır, yazlıktan geliyorum. Dün tanıdık bir aile dostunun oğlunun nikâh merasimi için gelmiştik. Elektrik şartelini ve su vanasını kapatıp kapatmadığımdan emin olmak için eve gidiyorum. Sen nereden geliyorsun?”

-“Bugün misafirlerim gelecek. Onlara, güzel bir oğlak güveci yedirmek istiyorum. Söke de oğlak eti satan bir kasap yok. İhtiyaç olduğunda, yayla Köyü’ne gidiyoruz. Üstelik Söke’ye göre ucuz gibi geldi bana. Nikâhtan söz etmiştin, ben tanıyor muyum?”

-“Elbette tanıyorsunuz. Zühtü ağabey. Emekli İngilizce öğretmeni ve yılların turizmcisi Feridun Erman’ın oğlu. Aynı zamanda Söke Belediyesi Başkan Yardımcısı Levent Tuna’nın yeğeni Kamil Erman’ın nikâhı vardı”.

-“Öylemi! Tanımazmıyım hiç. Allah bir yastıkta kocatsın ikisini de”.

-“İnşallah, dediğin gibi olur Zühtü ağabey”. Feridun hocaya görecektiniz? Tam bir kayınpeder olmuş” dedi.

Sohbet bitmedi ama yol bitmişti. Hüsnü Bey, birinci durakta, Zühtü Bey, ikinci durakta indiler. Zühtü Bey, zamandan istifade etmek için şehiriçi minibüsüne binerek evine gitti. Misafirleri gelmişler, onu bekliyorlardı. Kısa bir hoş geldiniz merasimi yapıldıktan sonra kahve faslı başlandı. Kahveler yudumlanırken, misafir Zühtü Bey’e Söke den soru sormaya başladı.

-“Zühtü Bey, Söke’nin durumu nasıl?”

-“Ne anlamda sordunuz?”

-“Ekonomi ve gelişme anlamında.”

-“Söke, küçük bir Türkiye’dir. Söke, gelişecek ama nedense bir türlü kabuğunu kıramıyor. Trafikte bazı tedbirler alınıyor ama siyasiler bırakmıyor. OSB hayata geçirilecek ama nedense hep engellere takılıyor. Üniversiteye kavuşacağız ama bugüne kadar hep kösteklendi. Nihayet yıllardan sonra bir kaymakam geldi. Geleli on bir ay oldu. Bürokrat olmasına rağmen, bir yatırımcı gibi sorunları ele aldı. Söke Organize Sanayisi, yıllarda beri geri kalmışlığın ıstırabını çekiyorduk. İlçe Kaymakamı İsmail Demirhan’ın gelmesiyle, hız kazandı. Onunla beraber, yılan hikâyesine dönen fakülte binasının yeri alınıp temeli atıldı. Şu anda katları yükselmektedir. Ne var ki, her zaman olduğu gibi birileri, Söke’nin ilerlemesine hazmedemeyince, tayinini çıkardılar. Anlayacağınız, başladığımız yere döndün. Gelecek olan kaymakam, Kaymakam İsmail Demirhan’ın bıraktığı yerden devam ederse eğer, Söke kazanır. Yoksa bayrak yarışından çekilmek zorunda kalacaktır” dedi.

Konu aile sohbetlerine dönünce, Zühtü Bey, dinlemeye geçti. Haftaya buluşmak üzere hoşça kalın.