CUMHURİYET HUKUKU ve TARAFSIZLIK

FARUK HAKSAL

Son yıllarda siyasi gündemin en önemli maddelerinden birisi, yargının bağımsızlığı meselesi oluşturuyor.

Barolar, hâkimler, savcılar, tüm siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve hatta Adalet Bakanlığı, aynı konunun üzerinde ısrarla duruyor.

Ortaya atılan düşüncelerin ve önerilerin ortak paydası, Türkiye’de “Bağımsız Yargı”nın kurulmasının çareleri, yolu ve yöntemi!..

Bu noktanın altını önemle çiziyoruz:

- Türkiye’de neyin kurulması isteniyor?..

- Bağımsız yargının!..

Bu önemli saptama önümüze hangi gerçeği koyuyor?..

- Demek ki, Türk yargısı bağımsız değil!..

Demek ki, Türk yargı sisteminde “Bağımsız Yargı” idealini zedeleyen, önleyen ve yok eden sebepler var… Kişiler var, kurumlar var…

Kim ki, yargının rüzgârını arkasına alıyor, söylem hazırdır:

- Türk yargısı bağımsızdır!

Kim ki, yargının kıskacı altında ezilme riski ile karşı karşıya, söylem yine hazırdır:

- Yargı bağımsız değildir!.. Ve yargının bağımsızlığını ortadan kaldıran nedenler ve etkenler öncelikle bertaraf edilmelidir!..

Peki gerçek, bu birbirine zıt iki söylemin neresindedir?:.

Yargı bağımsızlığı bir ilke ve bir idealdir.

Ancak, yargının tarafsız olması [mutlak anlamda] mümkün değildir!..

Bu noktada irdelenmesi gereken şey “tarafsızlık” kavramıdır…

Yargı, Cumhuriyet hukukunu uygulayacaktır!.. Bu konuda taraftır!

Ama Cumhuriyet hukukunu, Cumhuriyet rejimi içinde yaşayan bireylere eşit olarak uygulayacaktır… Belirli kişi ve zümreleri kayırmayacaktır.

Yargı Cumhuriyet karşıtı hukuk ile Cumhuriyet hukuku arasındaki çatışmada tarafsız kalamaz… Türk yargısının bu konuda bir seçme özgürlüğü olmadığı Anayasamız içinde hükme bağlanmıştır…

Türkiye Cumhuriyetinin tüm kurumları, Cumhuriyet rejiminin tarafı olmak ve onu korumak ve kollamakla yükümlüdür.

Yargı organları, önüne gelen bir uyuşmazlığın tarafları karşısında tarafsız olacaklardır...

Ama, uygulanacak hukuk konusunda kararsız ya da tarafsız değildir; olamazlar!..

Cumhuriyetin ilkelerinin korunması noktasında ortaya konacak şekli anlamdaki “tarafsızlık” görüntüsü, Cumhuriyetin yıkılması yönündeki çabalara ağırlık vermek ve “cumhuriyet karşıtı eylemlerin odağı olmak” anlamına gelir.

Cumhuriyetin ordusu Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyacaktır.

Cumhuriyetin milli eğitimi Cumhuriyet değerlerini koruyacaktır.

Cumhuriyetin diğer tüm kurumları Cumhuriyete sahip çıkacak ve onu koruyacak ve kollayacaklardır.

Cumhuriyetin yargı erki de, “Cumhuriyet Hukuku”nu uygulayacak; O’nu koruyacak ve en etkin biçimde uygulayacaktır!..

Kaynağını “psikolojik Savaş” yöntemlerinden bulan günlük entel söylemlerin Türkiye’nin gündemine sokmak için büyük bir çaba harcadıkları “demokrasi mahreçli söylemler”in sözünü ettiğimiz gerçeklerin üstünü örtmesine izin verilmemelidir…

Türkiye Cumhuriyeti olmadan demokrasi mümkün olamaz.

Ve hiçbir Devlet, demokrasi kullanılarak kendisini yok etmesine izin veremez.

İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi kavramların genç ve körpe dimağlarda çağrıştırdığı pozitif etkilerden yararlanılarak, bu güzelim ülkenin dibinin oyulmasına izin verilemez… Seyirci kanılamaz!..

Üzeri örtülerek gündeme sokulmaya çalışılan bu yöndeki bir “kalkışma” karşısında tarafsız olunamaz!..