EKSEN MAFİŞ AMPUL PATLADI

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yürürlükteki Anayasa’sına göre “ana ekseni”;  “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, çağdaş medeniyetler düzeyine ulaşma arzulu, Milli egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu, Kuvvetler ayrımının devlet organları arasında bir üstünlük anlamına gelmeyip, üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu, Demokratik, Lâik ve Sosyal bir Hukuk Devletidir.”

Evet, bu ülkenin değiştirilemez “ANA EKSENİ” budur. Türk Milletine rağmen bunu sinsice, takiye yoluyla değiştirmeye kalkan cemaat ve tarikat artıklarının başına bu millet gök kubbeyi geçirir, ampulünü de patlatır.

Şimdi beraberce ana eksenimiz ne durumda diye bakalım ve kararımızı verelim:

*Şu an ülkemizi yöneten AKP İktidarı, en yüksek yargı organımız olan Anayasa Mahkemesi tarafından, eksenimizin temel direği olan Lâiklik ilkesini ortadan kaldıracak eylemlerin odak noktası olarak mahkum edildi mi? Edildi. AKP bu suçlu ve sabıkalı haliyle ülkeyi yönetmeye devam ediyor mu?  Ediyor…

-Lütfen bir kontrol eder misiniz, ekseniniz yerinde duruyor mu, yoksa kaydı mı?

*Ana eksenimizde hedefimiz, çağdaş ve medeni ülkeler ve onların refah seviyesine ulaşmak olarak belirtilmiş, değil mi?  Evet.  Uğruna tüm dünyayı karşımıza aldığımız İran, çağdaş, medeni ve demokratik ülkelerden biri mi? Elbette ki hayır…

-Lütfen kontrol eder misiniz, ekseniniz yerinde duruyor mu, yoksa kaydı mı?

*Ana eksenimizde, insan haklarına saygılı, kadın-erkek eşitliği ve Atatürk Milliyetçiliğine bağlı bir yönetim öngörülmüştür değil mi? Evet. Yüzümüzü döndüğümüz ve yeni  “Birlikler” kurduğumuz Arap ülkelerinde insan hakları, örneğin kadın hakları ne durumdadır? Dahası bu ülkelerde kadının herhangi bir hakkı var mıdır? Bu ülkelerde   “Arap Milliyetçiliği ve Ümmetçilik” dışında herhangi bir akımın veya  siyasi görüşün yaşamasına izin verirler mi?

Elbette ki hayır…

-Lütfen kontrol eder misiniz, ekseniniz yerinde duruyor mu, yoksa kaydı mı?

*Türkiye Cumhuriyeti bir “Hukuk Devleti’dir”. Fakat bugün pozitif hukuk, ampul partisi ve cemaatler tarafından yönlendirilen “karşı devrim” çabalarıyla, çeşitli hile ve düzenbazlıklarla Cumhuriyet  tarihinde görülmedik boyutlara ulaşmış ve Anayasa’yı ihlâl noktasına gelmiştir. Ampul Partisine ve Tayyip Bey’e cesaret veren Arap Ülkelerinin hangisinde “Pozitif Hukuk” vardır? Tabii ki hiçbirinde. Örneğin “Recm” yani “taşlayarak öldürme” cezası Tayyip Bey’in bu yeni dostlarından başka dünyanın  hangi medeni ülkesinde uygulanmaktadır, veya 7 yaşındaki çocuklar asılmaktadır? Elbette ki hiç birinde…

-Lütfen kontrol eder misiniz, ekseniniz yerinde duruyor mu, yoksa kaydı mı?

*Kuvvetler ayrımı, bizim ana eksenimizin en önemli direklerinden biridir. Yasama-Yürütme-Yargı birbirlerine üstünlük kurmadan, medeni bir işbölümü ve işbirliği içinde, üstünlüğün sadece ve sadece Anayasa ve yasalarda olduğu bir anlayışla hizmet edeceklerdir.

Yeni işbirliği ve birlikler kurduğumuz Arap ülkelerinin hangisinde, “kuvvetler ayrımı” prensibi vardır? Hiçbirinde. Bu ülkelerin tamamında “tek adam” veya “aile” yönetimleri hakimdir ve insanların hayatı, kendi milletlerini sömüren bu adamların iki dudaklarının arasındadır.

-Lütfen kontrol eder misiniz, ekseniniz yerinde duruyor mu, yoksa kaydı mı?

Kamyoncu esnafının çok iyi bildiği bir deyim vardır; Yolda bazı kamyonlar görürsünüz, kamyonun önü bir tarafa giderken, kasası yan yan gider. Kamyoncular bu duruma “Göbek Saplaması” kırılmış derler.

Türkiye’nin şimdiki durumu aynen böyledir. Türk Milletinde itibarı kalmamış, yaldızları dökülüp altından gerçek yüzü çıkmış, “Hamas Dostu” ampul partisi, ülkeyi Arap ligine doğru götürmek istemekte fakat, gövde direnmektedir. Bu ampul yakında patlayacaktır. Çok az zamanları kaldı. Bunu yakında göreceğiz.

Tayyip Bey esasında bu Arap kelimesinin tersini sever, yani “PARA’yı”. Bunlarla samimiyetinin gerçek sebebi budur.

Yalnız, başta ampul partisinin yetkilileri ve onlara destek verenler şunu çok iyi anlamalıdırlar; Zavallı, gariban arap milletlerinin insanlarını dolandırarak elde edilen bu haram servetlerin karanlık güçleri bile, Atatürk Türkiye’sinin yönünü çağdaşlıktan, ilericilikten, medeniyetten çevirmeye yetmeyecektir. Ne Mutlu Türküm Diyene