GÜNDEM

 

Bugün, insanlık tarihinin en önemli barış projelerinden biri olan Avrupa bütünleşmesi fikrinin tohumlarını atan 9 Mayıs 1950 tarihli Schuman Deklarasyonunun yıldönümünü kutlamaktayız.

Ülkemizin Avrupa Birliği projesi de Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ün bizlere hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda en önemli adımlardandır. Nitekim Atatürk, dünyanın ufuklarında kara bulutların dolaştığı 1930’larda Avrupa Birliği kavramını telaffuz eden ilk liderlerden olmuştur. Daha da önemlisi bu fikre Türkiye adına sıcak bakmıştır.

AB’ye katılım sürecinde en önemli aşamaları Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 9 yıl içinde gerçekleştirdik. Tam üyelik müzakerelerinin açılmasından, temel siyasi reformların yerine getirilmesine, AB sürecinin lokomotifi Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesinden toplumun farklı kesimlerinin sürece dâhil edilmesine kadar can alıcı adımları bu dönemde attık. Sayın Başbakanımızın dediği gibi “Biz şu anda AB’ye üyelik kararlılığımızı ilk günkü gibi muhafaza ediyoruz.”

Türkiye’nin bu gayretlerine rağmen, ne yazık ki bazı üye ülkelerin tamamen iç siyasi mülahazalarla önümüze çıkardığı engeller nedeniyle müzakere sürecinin mevcut durumu kaydettiğimiz gelişmeleri yansıtmamaktadır. Avrupa Birliği’nden, siyasi engellemelerden bağımsız adil bir müzakere süreci beklediğimizi her platformda ifade ediyoruz. Hukuki bir temeli olmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik vizelerin de bir süreç neticesinde kaldırılmasını yine her vesileyle dile getiriyoruz. Terörle mücadelede daha sıkı bir işbirliği istiyoruz.

Türkiye’nin önündeki güçlükler, bizim ve milletimizin heyecanını kırsa da bizleri asla yıldırmayacaktır. Bugün üye olan ülkeler de katılım sürecinde sıkıntılar yaşamışlardır. Ancak her yeni üye ülke Birliğe hem yeni bir güç katmış, hem de kendisi güçlenmiştir. Her zaman dediğim gibi Türkiye’nin AB’ye katılımı “kazan-kazan” ilişkisine dayanmaktadır. Tüm vatandaşlarımız için bir kazanım olarak gördüğümüz bu süreçte, ülkemiz daha demokratik, daha müreffeh ve daha güçlü bir geleceğe sahip olacaktır.

Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın ve Avrupa vatandaşlarının 9 Mayıs Avrupa Günü’nü kutlarım.