HAYDİ İZMİR’E...

ÖZCAN PEHLİVANOĞLU

 

Türkiye’mizde her gün birbirinden önemli olaylar oluyor. Birinin etkisinden kurtulmadan ve neyin ne olduğunu anlamadan üstüne bir diğeri geliyor. Ben bunu  “Gündemi Koşturmak” olarak tanımlıyorum.

Burada amaç; vatandaşı düşünmekten alıkoymak ve olaylar karşısında adeta sarhoş etmekten ibaret… Başarılı da oluyorlar. Örneğin bu gün Fazıl Say’a verilen ceza gibi.

İki gündür 30’un üzerinde MHP Milletvekili ve MYK Üyesi olarak İzmir’in bütün ilçelerini ve Ege’nin illerini dolaşarak, MHP’nin 20 Nisan’da İzmir’de düzenlediği “Bayrak Mitingi”ne; vatandaşlarımızı siyasi parti ve ideolojik ayrım gözetmeksizin davet ettik… Bu çağrıdan dolayı, halktan çok olumlu tepkiler aldık. Bir kişi tepki gösterdi, o da akıl hastası çıktı.

Güzel İzmir’in ve her daim efelenmiş olan Ege’nin bu duruşu gerçekten çok takdire şayan. Bu duruş dosta güven, düşmana endişe veriyor. Bu arada söyleyeyim ki; akil adamlar saklana saklana geziyor. Biz Urla’da iken kimseye haber vermeden gelip kahvaltı etmişler ama vatandaş yakın takipte olduğundan yine de tepki görmekten kurtulamamışlar.

Bunların niye yazıyorum biliyormusunuz ? Çeşme’de bir vatandaş anlattı. Uşak’ta yaşadığını söyledi. Televizyon olarak; Bengütürk, Ulusal Kanal ve Halk Tv gibi kanallar izlenemiyormuş. Taraf Gazetesi her yerde bedava dağıtılıp; kahve, apartman , esnafların yoğun olduğu yerlere bırakılıyormuş, tıpkı Zaman Gazetesi gibi… Halkın; ısrarla alternatif bir söz duyamadığını ve hatta muhalefetin bile olmadığını düşünmeye başladığını ısrarla anlattı. Karartmanın olduğunu biliyorum da ama bu boyuta vardığını tahmin etmiyordum.

Ancak Ege’nin ve Türkiye’nin en eski gazetesi olan “Yeni Asır” da MHP’nin İzmir çıkarması yer bulmayınca, bir kez daha bu iddialara haklılık payı verdim. Kamu bankasından verilen kredilerle  iktidarın Pravda’sı haline getirilen Sabah – ATV grubunun “Yeni Asır”ı mualesef yanlı yayın yaparak, İzmirlileri ve tüm Ege’yi etkilemeye çalışıyor…

Halkın doğru bilgi alabileceği tüm kaynaklar neredeyse kurutulmuş durumda. Yine Çeşmealtı’nda rastladığımız orta yaşlı bir çift, MHP’nin niye her gün bir yerde miting yapmadığını sordu. Ona yaptıklarımızı anlattım. Şaşırıp kaldılar. Sanki uzayda yaşıyorlardı. Kimi de para yoksa kampanya açalım, MHP’ye sahip çıkalım, mitingleri biz finanse edelim dedi. Eğer bu duyarlı insanlar uyuyan milletin fertleri ise uyanmış olan Türk Milleti ne demektir diye sorsanız, her halde işin sırrı “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” sözünde gizlidir diye cevap veririm…

İsim zikretmek istemiyorum ama  içinde iktidar partisine mensup kişilerde olmak üzere tüm partilere ve değişik sivil toplum kuruluşları ile sendikalara mensup vatandaşlarımız, 20 Nisan’da İzmir’de yapılacak olan “Bayrak Mitingi” ne katılacaklarını ifade ettiler…

Urla, Bornova ve Çeşme’de değişik toplantılarda gördüğüm kadınlar ise, çoktan işi kendilerine vazife edinmişler. Türk Kadını, bu ruh haline bürünmüşse bu iktidar Allah’ın izni ile gidiyor, Türkiye parçalanmaktan, Türk Milleti de bölünmekten kurtuluyor demektir.

Ben bu yazıyı kaleme almakla, gündemi ve geleceği karartılmaya çalışılan Türk Milletini birbirinden haberdar etmeye çalışıyorum. Siz de geleceğimiz için gelin bu işe bir omuz verin. Hepimiz İzmir’de çoluk çocuk Türk Bayrağını gururla sallayalım ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” diye haykıralım.

Bu  önce TC’yi tabelalardan silen ve ondan sonra da gülünecek gerekçelerle bu işten rampa eden iktidara ve müzakere ortağı  pkk-bdp’ye çok iyi bir cevap olacaktır. Urla’nın Zeytinler Köyünde dinlediğim 90’lık  ihtiyar delikanlı Köy Ensitütülü öğretmenin heyecanını görünce, canımdan aziz bildiğim Türk Milletine, içimden “Haydi İzmir’e” demek geldi !