İMAMIN ORDUSU’NUN, ALT TARAFI KİTAP MI?

FARUK HAKSAL

“İmam”ın Ordusu” adlı [yayınlanmamış] kitabın içeriğini gel de merak etme…

Acaba henüz müsvette halinde olan A4 sayfaları niçin bu kadar büyük bir tedirginlik yarattı dersiniz?

Kişisel olarak ben, gerçekten ciddi bir merak içindeyim.

Üstelik henüz basılmamış oldukları için sözünü ettiğimiz bu A4 kağıtları toplamına “kitap” dahi denilemez.

Ayrıca sözün gelişi “A4 sayfaları” diyoruz.

Çünkü basından öğrenildiği kadarı ile bu kitap çalışması, sadece bilgisayar ortamında A4 formatında yazılmış bir çalışma…

Ama İstanbul 12. Ağır ceza Mahkemesi”nin kararına göre bu “çalışma”yı bilgisayar ortamında dahi olsa, bulundurmak suç…

Hem de bir terör suçu!..

Ergenekon’a yataklık yapma türünden müstakil bir terör suçu…

Peki ne var bu A4 sayfalarının içeriğinde?..

Niçin bu kadar özen, tedirginlik, telaş ve üst üste gerçekleştirilen operasyonların nedeni, hikmeti ve hedefi durumunda?..

Bu basılmamış ve bu nedenle de üçüncü kişilere henüz ulaşmamış olan bu [sanal ortam ürünlerinin] içerikleri, nasıl oluyor da özel yetkili savcıların masalarına kadar ulaşabiliyor?..

İçeriği belli olmayan bu A4 sayfalarında yazılanların terör suçu içerdiklerine bir mahkemenin sayın yargıçları nasıl karar verebiliyorlar?..

Ve nasıl bu suçu tespit edip, bilgisayarlardan silinmesine, yani yok edilmesine karar verebiliyorlar?..

Ve hangi [hukuksal] gerekçe ile bu sayfaları bilgisayarında bulunduran yurttaşların terör suçu işlemiş olacaklarına hükmedebiliyorlar?..

Kitap taslağının içire konusunda bilirkişi incelemesi yapılmış mıdır? Sanık durumunda olan kişilerin savunmaları alınmış mıdır?

Eğer savunmalar daha sonra alınacaksa, sanıklar, kitabın nüshaları ellerinde yokken savunmalarını neye dayanarak yapabileceklerdir?..

Ve kitap taslağı tümü ile ortadan yok edilmişse, mahkeme sürecinde neyin suç olup olmadığı araştırılacaktır?.. Ne muhakeme edilecektir?..

Bir hukukçu olarak bütün bu olanlara şaşmadan edemiyorum.

Ve bu türden olaylar sıklaştıkça, ortada bir hukuk yargılaması değil, daha çok hukukun dışında yer alan bir siyasi mücadele olduğu yönündeki söylemlere hak vermeye başlıyorum…

Mahkeme tutuklu gazeteci Ahmet Şık’ın eşine, yayınevine, arkadaşlarına ve avukatlarına bir tebligat yapıyor. Tebligatta, söz konusu kitap taslağını bulunduranların terör suçu işlemiş sayılacakları tebliğ ediliyor…

Sonra Ahmet Şık’ın, Silivri Cezaevi’nde diğer gazeteciler Nedim Şener ve Doğan Yurdakul ile birlikte kaldığı odaya yönelik bir operasyon daha düzenleniyor.

Üç gazetecinin de her yeri bir kez daha aranıyor ve her birine 12 Ağır ceza Mahkemesi’nin kararı tebliğ ediliyor:

-       “İmamın Ordusu”nun taslak metinlerini bulundurmak terör suçudur!..

İnanın ciddi olarak merak ediyorum bu taslağın içindeki bilgileri…

Kitabı bu kadar önemli kılan nedir?.. Nelerdir?

Ve bu A4 sayfaları ne için bu kadar titizlikle yürütülen bir operasyonun merkezinde yer alabilmektedir?..

Sanıyoruz, yüz binlerce lira harcansa bir kitabın bu ölçüde reklâmı yapılamaz…

Örneğin bu satırları karalayan bir kişi olarak benim, bu kitap eğer böyle bir reklâmın konusu olmadan yayınlanmış olsaydı, çok büyük bir ihtimalle bu kitabı okuma olasılığım bulunmayacaktı…

Ama şimdi…

Ciddi olarak merak ediyorum kitabın içeriğinde yazılı olanları…

Bu ne biçim terör dokümanıysa, görmek istiyorum bilfiil…

Ve merak denen şey, işte böyle garip bir duygu…

Ve birileri yine, “kaş yapayım derken, göz çıkarıyorlar,” dikkat