Kadına yönelik yasal reformlar

Erdem, AK Parti’nin kadına yönelik yasal reformlarını anlattı

█ Gerçek Gazetesi
AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, AK Parti döneminde 2002-2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen kadına yönelik yasal reformlar hakkında bilgi verdi.
AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, yaptığı açıklamada; “Türkiye; seksenli yılların sonundan bu yana kadının insan hakları ve özellikle de kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi konusunda uzun bir mesafe kat etmiştir. Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları, günümüzde ilgili tüm tarafların da destek ve işbirliğini alarak devletin sorumluluğunu üstlendiği bir konu olmuştur. Ülkemiz uluslararası taahhütlerini de göz önünde bulundurarak kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması amacıyla her alanda yasal ve idari tedbirler alarak topyekûn bir mücadele başlatmıştır. Kadına yönelik politikalarda yaşanan değişimin en önemli yansıması yasal alanda olmuştur. 2000"li yıllarla birlikte başta Anayasa olmak üzere yasalarımızda kadın-erkek eşitliği ilkesi daha da güçlendirilmiştir. Medeni Kanun, İş Kanunu ve Türk Ceza Kanunu gibi temel kanunlarda yapılan eşitlikçi reformlarla, Türkiye"de tüm mevzuat, kadın erkek eşitliği ilkesini gözeten ve kadına yönelik şiddete sıfır tolerans tanıyan bir yapıya kavuşturulmuştur. Kadın hakları konusunda yaşanan ilerlemelerin en önemli yansımasını Anayasa"da yapılan değişiklikler oluşturmaktadır. Türkiye'de kadın-erkek eşitliği ilkesi, Anayasanın 2001 yılında yapılan 41 inci maddesi, 2004 yılında yapılan 90"ıncı madde, 2004 ve 2010 yıllarında yapılan 10. maddedeki değişikliklerle güçlendirilmiştir. Anayasa"nın; 10"uncu maddesine, 2004 yılında yapılan değişiklikle "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" hükmü; 2010 yılında yapılan değişiklikle "Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz" hükmü eklenmiştir. 41"inci maddesine 2001 yılında "Aile Türk toplumunun temelidir" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve eşler arasında eşitliğe dayanır" hükmü eklenmiştir. 90"ıncı maddesine 2004 yılında "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla ulusal kanunların aynı konudaki farklı hükümler içermesi durumunda çıkabilecek ihtilaflarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır" hükmü eklenmiş, bu çerçevede CEDAW Sözleşmesi de ulusal düzenlemeler karşısında üstün konuma getirilmiştir” dedi.
2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile kadın erkek eşitliğini gözeten, cinsiyete dayalı ayrımcılığını ortadan kaldıran, kadınları aile ve toplum içerisinde erkeklerle eşit kılan, kadın emeğini değerlendiren birçok düzenleme gerçekleştirildiğini kaydeden Erdem, “Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Türk Medeni Kanunu Türk toplumuna çağdaş gelişmeleri yaşama imkânı tanıyan bir düzenlemedir. Medeni Kanun yeni şekliyle kadın-erkek eşitliğini gözeten, cinsiyet ayrımcılığına son veren, kadınları aile ve toplum içerisinde erkeklerle eşit kılan, kadın emeğini değerlendiren bir düzenlemedir. Yeni Medeni Kanun ile özellikle aile hukuku alanında bugüne kadar yaşanan gelişmeler, değişim ve ihtiyaçlar dikkate alınarak çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Kadın erkek eşitliği gözetilerek hazırlanan ve 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanununda da kadınlar lehine çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu temel Kanunların yanı sıra aile içindeki şiddetin önlenmesi amacını taşıyan ve Türkiye"de aile içi şiddet kavramı ilk kez hukuksal bir metinde tanımlanmasını sağlayan 1998 tarihli 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun"da 2007 yılında değişikliğe gidilerek, Kanun"un kapsamı genişletilmiştir. Kanun"un uygulanmasına dair Yönetmelik ise 2008 yılında yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenlemelere rağmen, uygulamada duyulan ihtiyaç nedeni ile Kanun"un ivedilikle yeniden ele alınması ve değerlendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu kapsamda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde '6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun' hazırlanmıştır. Kanunun hazırlık sürecinde sivil toplum kuruluşu temsilcileri, aile içi şiddet konusunda görev yapan Cumhuriyet savcıları, Aile Mahkemesi Hakimleri, baro başkanları ile toplantılar düzenlenmiş, ilgili tüm kurum ve kuruluşların yazılı görüşleri alınmıştır. 8 Mart 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu"nda oy birliği ile kabul edilen Kanun; 20 Mart 2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanun, 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzaya açılan ve Türkiye tarafından 24 Kasım 2011"de onaylanarak 8 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe giren 'Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)'ne de paralel düzenlemeler içermektedir. Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından, uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesine kadar olan dönemde, uygulamaya açıklık getirmesi ve uygulayıcılara yol göstermesi amacıyla Nisan 2012 tarihinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulaması Hakkında 2012/13 sayılı Bakanlık Genelgesi yayımlanmıştır. Kanunun Uygulama Yönetmeliği ise ilgili kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanmış, 18 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Kanun ile kurulması öngörülmüş olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Yönetmeliği çalışmaları da devam etmektedir. Ayrıca, kadın konukevlerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Kadın Konukevleri Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla hazırlanmış, 5 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir" diye konuştu.
YASAL DÜZENLEMELER DIŞINDAKİ REFORMLAR
Yasal düzenlemelerin dışında 24 Mart 2009 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu"nun kurulmasını takiben çalışmalarına hızla başladığını anımsatan Erdem, şunları söyledi: “Komisyon bünyesinde "Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine İlişkin Uygulamalar incelenmesi", "Erken Yaşta Evlilikler", "Eğitim Sistemimizdeki Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Yeri" ve "Çocuk Cinsiyeti Nedeniyle Kadın Üzerinde Oluşturulan Psikolojik Şiddet, Başlık Parası ve Geleneksel Evlilikler", "Mobbing (İşyerinde Psikolojik Şiddet)", Toplumsal Cinsiyet Açısından Anayasa, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Medyanın Rolü konularını araştırmak ve incelemek üzere alt komisyonlar kurulmuştur. Bu anlamda Komisyon, gerek kadın erkek eşitliğinin uygulamaya yansıtılmasında gerekse sorun alanlarına yönelik çözüm önerileri geliştirilebilmesinde önemli role sahiptir ve kadın-erkek eşitliği konusunun devletin en üst düzeyinde ciddi şekilde ele alındığını açıkça ortaya koymaktadır. Diğer taraftan, 2005 yılında Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuş, Temmuz 2006"da "Çocuk ve Kadına Yönelik Şiddet Hareketleri ile Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi için Alınacak Tedbirler" konulu 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi yayımlanmıştır. Söz konusu Genelge, ciddi bir toplumsal sorun olan şiddetle mücadelenin, kadınların ve ülkenin refahı ve esenliği açısından önemini vurgulamakla birlikte kadın erkek eşitliğinin ve kadına yönelik şiddetle mücadelenin Devlet politikası olarak kabulünün de bir göstergesidir. Genelge ile kadına yönelik şiddet ve töre/namus cinayetleri konusunda alınacak önlemlere ilişkin öneriler ve bu önerilerin hayata geçirilmesinden sorumlu kurum ve kuruluşlar belirlenmiştir. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) ise bu konuda koordinatör kurum olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Genel Müdürlük, Genelge"de belirlenen sorumlu kuruluşlar ve işbirliği kuruluşlarının Genelge kapsamında gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin bilgileri üçer aylık periyotlar halinde derleyerek Başbakanlığa sunmaktadır. Bugüne kadar üçer aylık faaliyet raporlarına dayalı yirmi beş dönemsel rapor hazırlanmış olup, Raporlar Başbakanlık Makamına sunulmasının yanı sıra KSGM"nin web sayfasında da yayınlanmaktadır. Yine Genelge çerçevesinde Genel Müdürlüğün koordinasyonunda ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Kadına Yönelik Şiddeti İzleme Komitesi oluşturulmuştur. Yılda bir kez toplanan Komite, kadına yönelik şiddet konusundaki çalışmaları-gelişmeleri değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Komite bugüne kadar 6 toplantı gerçekleştirmiştir. 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi"nin ilgili tedbirleri gereğince, KSGM"nin koordinasyonunda, ilgili tüm tarafların işbirliği ile hazırlanan "Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı" 2007-2010 döneminde yürütülmüştür. Ulusal Eylem Planı"nda yer alan tedbirlerin uygulanması, Genel Müdürlük tarafından, dönemsel toplantılar aracılığıyla izlenmiştir. 2007-2010 dönemini kapsayan Ulusal Eylem Planı”nın uygulama süresinin dolması nedeniyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin kadın araştırmaları merkezlerinin katkı ve katılımları ile KSGM koordinasyonunda güncellenen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı 2012-2015, 10/7/2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir” (iha)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

KADINCA Haberleri