Kendilerini aşmış insanlar...

DURMUŞ TUNA

CHP Söke İlçe Başkanı Erkan Polat ve beraberinde yönetim kurulu
üyeleri Erkan Akbabalı ile Kemal Demirtaş'ın görevlerinden istifa
ederek ayrılmaları bir çok kişi için ne anlam taşıdığını bilemem, ama
benim için çok manalı...
Siyasetin içerisinde olup, CHP'nin Aydın İl Başkanlığı seçimini
yakından takip edenler, Belediye Başkanı Necdet Özekmekçi ve CHP Söke
İlçe Başkanı Erkan Polat arasında yaşanan çekişmeyi de takip
etmişlerdir.
***
CHP Aydın İl Başkanılığı için iki aday vardı. Birisi Bület Tezcan,
diğeri de Tunç Aytur.
Tezcan ve Aytur kimdir?
Aydın'da siyaset yapan bu iki isim hakkında bir çok okuyucunun pek
bilgi sahibi olduğunu sanmıyorum!
Bu konuda bilgi sahibi olunmasında fayda var diye düşünüyorum...
Çünkü; bu iki isim için Söke CHP'de çok şeyler yaşandı.
Tunç Aytur: 64 yaşında, yani yaşını iyice almış bir Avukat.
Tecrübesiyle Aydın CHP'yi toparlayıcı bir güç olarak aday gösterildi.
Aydın'da yaşıyor ve Ankara Hukuk Fakultesi'nin 1965 mezunu.
Bülent Tezcan: Samsun doğumlu. CHP Aydın İl Başkanlığı görevini
sürdürüken görevinden istifa etti ve 2007 genel seçimlerine CHP'den 6.
sıra milletvekili adayı olarak katıldı. Milletvekili seçilemeyince de
"nerede kalmıştık!" dercesine eski görevine tekrar aday oldu.
9 Şubat'ta yapılan seçimde 28 oy farkıyla Tunç Aytur meslektaşını
geride bırakarak ipi göğüsledi.
Her iki adayı da kısaca tanımış olduk...
***
CHP'nin Aydın İl Başkanlığı seçiminde İlçe Başkanı Polat Tezcan'ı,
Belediye Başkanı Özekmekçi'de Aytur'u desteklemişti. Belediye Başkanı
Necdet Özekmekçi de Tunç Aytur'u.
CHP Aydın İl Başkanlığı seçimi süreci boyunca Söke'de ciddi bir
hareketlilik yaşandı. Söke'de delege bazında yapılan, Aytur mu, Tezcan
mı seçiminde 15 oy Tezcan'a, 45 oy Aytur'a çıktı.
Yapılan seçimin sonucu şu demek oluyordu: Aytur'u destekleyen
Özekmekçi 1, Tezcan'ı destekleyen Polat 0.
Sonuç karşısında Belediye Başkan Özekmekçi sesssizliğe bürünürken,
büyük bir hezimete uğrayan İlçe Başkanı Polat; "Önemli olan il
başkanlık seçiminin sonucudur. Tezcan seçimi alacak!" demişti.
Fakat; evdeki hesap yine çarşıya uymadı ve 256 oy alan Tezcan, 283 oy
alan Aytur'a yenildi.
Bu aynı zamanda demek oluyordu ki: Aytur'u destekleyen Özekmekçi 2,
Tezcan'ı destekleyen Polat 0.
2009 yılında yapılacak yerel seçimler öncesi fikir ayrılığına düşülmüştü.
Partililer; Aytur'un desteklenmesi yönünde aldıkları karara ve delege
bazında kullandıkları oylarla verdikleri mesaja rağmen kendilerini
dinlemeyen Polat'ı suçluyorlardı.
Hepsinden önemlisi, Özekmekçi'nin kafasında Polat'a karşı güvensizlik
ortamı oluşmuştu.
Geçtiğimiz hafta parti lokalinde yapılan genişletilmiş toplantıda
Polat'ın il başkanlığı seçimiyle ilgili açıklama yapmaması üzerine
Başkan Özekmekçi, mikrofonu tekrar kendisine uzattı ve bu konuda
özeleştiri yapmasını bekledi.
Sonuç alamayınca da, aday olmayı düşündüğü yerel seçimlere İlçe
Başkanı Polat ile girmek istemediği mesajını verdi.
Mesajı iyi algılayan Polat, beraberinde iki arkadaşıyla birlikte
istifa dilekçelerini vererek salondan ayrıldı. Salondan ayrılmadan
önce partililere hitaben yapmış olduğu açıklaması ise alkış aldı.
İşte; bana yazımın başlığını bulmamda esin kaynağı olan bölümde burası...
Kendilerini aşmış insanlar, çünküüüüü...
Aralarında güvensizlik ortamı oluştuğunu gören Erkan Polat, "Başkan
adayımız Özekmekçi'nin ve partimin önünü açmak için istifa ediyorum"
diyebildi.
CHP'nin yerel seçimlerde başarılı olmasını istiyor ve Başkan
Özekmekçi'nin yerel seçimlere bir yıl kala uyum içinde çalışabileceği
yönetimi oluşturabilmesi için özveride bulunabiliyor.
Polat; "Ben istifa etmiyorum. Partimin ilçe başkanıyım. Benimle
çalışmak istemeyen varsa istifa eder. Bu parti de adaysız kalmaz,
gerekirse ben aday olurum." diyerek meydan okuyabilirdi de...
Aydın'dan geldiğini bildiğim tahriklere rağmen sağduyuyla yaklaştı ve
böyle bir girişimde bulunmadı.
Sorumluluk bilinciyle harakat ederek büyük bir kaosa neden olmadığı
için partililer kendisini kutlamaktadırlar.
15 Aralık 2007 tarihinde güven tazeleyerek göreve gelen Erkan Polat,
bir anlamda siyasi geleceğini de riske atarak bu kararı almıştır.
Partililere hitaben yaptığı konuşması ve bu davranışı kendisini yüceltmiştir.
Her iki başkanda kendilerini çoktan aşmışlar...
İl başkanlığı seçiminde birbirlerine ciddi birer rakip olmuşlar ve
siyasi olarak birbirleriyle çalışma durumları kalmadığını
görebilmektedirler...
Başkan Özekmekçi ve İl Başkanı Polat, yerel seçimlere birlikte
girmelerinin abesle iştigal olduğunu anlayabilmişlerdir...
Polat, görevinden ayrılmak için bir dakika bile düşünmemiştir...
Yukarıdaki satırlarda, istifa kararının benim için çok manalı olduğunu
belirttim, çünküüüü...
Böylesi bir davranış hangi partide görülebilir!
Ertesi gün gazetelere en ağır açıklamalar yapılır...
Partililer saflara bölünür...
Parti güç kaybeder...
***
Başkan Özekmekçi'nin de çıkışı yabana atılır cinsten değil...
Belediye başkanısınız ve seçimlere  bir yıl kalmış. Seçimin en
avantajlı adayısınız. Rakipleriniz sizi yakalamak için harıl harıl
çalışıyorlar. Ve siz; 2.5 aylık yönetim kurulu başkanının istifa
etmesini göze alabiliyorsunuz.
2009 yerel seçimini kaybetmekten endişe etmiyor ve siyasetin gereğini
yapmaktan geri kalmıyor.
Her iki başkan da bir şeyi ortaya koymuşlardır...
Koltuk sevdalısı olmadıklarını gördük.
Teşkilatçılığın ne demek olduğunu gösterdiler. Ben değil, biz
diyebilmenin ne kadar önemli olduğunu anlamamızı sağladılar.