Organize işler bunlar...

DURMUŞ TUNA

 

 

Bilindiği gibi Söke Belediyesi temizlik işi hizmetini 2004 yılında özelleştirmişti. O tarihten bu yana Söke’nin çöpünün toplanması özel şirketlerce yapılmakta. Yasal süreç sona erdiği için bu işle ilgili yeniden ihale yapıldı ve firma değişikliğine gidildi. Daha önceki firma ile çalışanlar arasında sorunlar yaşandığını biliyorduk. Temizlik hizmeti işinde çalışan işçilerin aylarca maaşlarını alamadıkları için mağduriyet yaşadıkları sağır sultan tarafından bile biliniyordu. Temizlik hizmetinde çalışan işçiler, sıkıntılarını Söke Belediye Başkan Yardımcısı Enver Helvacı’ya defalarca iletmelerine rağmen sorun çözülememişti. Söke Belediyesi yönetimden yüz bulamayan temizlik işçilerine kapı gösteriliyor, “ister çalışın, ister çalışmayın!” diyerek azarlanıyorlardı.

Yeni ihale ile birlikte firma değişikliğine gidilse de, maddi sıkıntının devam ettiği görüldü. İhaleyi alan Bucak Temizlik Şirketi yetkililerinin işçilerinin maaşlarını ödememesinden dolayı iş bırakma eylemi yaşandı. Tabii ki, eylemle birlikte Söke’yi de pislik götürdü. Çöp dağları oluştu. Özellikle de esnaf kesiminin tepkisi büyük oldu. Gün boyu gazetemiz idarehanesinin telefonu susmadı. Söke gibi yaklaşık 70 bin nüfusa sahip, büyük bir şehirde temizlik işçilerinin organize bir şekilde iş bırakma eylemi yapmaları oldukça düşündürücü. Bu işçilerin maaşlarının ödenmediği Söke Belediye Başkanı Necdet Özekmekçi tarafından bilinmiyor muydu? Neredeyse on aydır işçiler maaşlarını zamanında alamadıkları halde bu çok önemli sorun neden giderilemedi? Söke Belediyesi yönetiminden yardım istenildiğinde (bu gün olduğu gibi) her defasında işçilere neden kapı gösterildi?

İkinci dönemini yaşayan bir belediye başkanı nasıl olurda iş bırakma eyleminin yaşanmasına seyirci kalabilir? Gelişmeleri adım adım izleyip seyirci kaldıysa organize işler konusunda başarılı olmadığını düşünebiliriz. Ancak, yaptığı açıklamadan anladığım kadarıyla gelişmelerden bi habermiş...

Temizlik işçilerinin iş bırakma eylemine tepki göstererek, haklı bile olsalar uyarı şeklinin bu şekilde olmaması gerektiğini belirtmiş. Kimsenin belediyenin işini aksatmaya hakkı olmadığını söyleyerek, 50 temizlik işçisinden 20’sinin işine devam ederken, 30’unun da eylem yapabileceğini hatırlatmış. Ama iş işten geçtikten sonra yol gösterici olmuş. Bir de işçilere gözdağı vermiş. Bu gibi organize işlere bir daha izin vermeyeceğini belirtmiş. Bir daha da hoşgörü ile yaklaşmayacağını söylemiş. Ne de olsa organize işler bunlar...

Temizlik işçileri bu eylemi durduk yere yapmadılar. Neredeyse 10 aydır maaşlarını sağlıklı bir şekilde alamıyorlardı. Hatta 3 aylık alacakları ödenmemişti. Evlerine ekmek götüremiyor, ev kiralarını ödeyemiyorlardı. Sandılar ki, böyle bir eylem yaparlarsa birilerine seslerini duyurabilirler, mağduriyetleri giderilir. Sandılar ki, maaşlarını aksatan firma yetkililerinin birileri tarafından dikkati çekilir.

Nereden bilebilirlerdi ki, tok açın halinden anlamaz olduğunu. Daha önce, “ister çalışın. ister çalışmayın!” diyerek kapı gösterilen işçilere şimdi ise gözdağı veriliyor. Bu beylere sormak istiyorum, “acaba sizin evinize ekmek götüremediğiniz oluyor mu? Bu insanların çocukları aç yatarken, sizin boğazınızdan lokmalar rahat geçiyor mu?”