Söke Ak Parti’de parlayan yıldız Namık Yıldırım

E. TURGUT TEKİN

 

 

Demokrasinin temelinde seçme ve seçilme ilkesi esastır. Tepeden inme atamalar demokrasiyi yaralar. Yaralı demokrasiden ise hayır gelmez. Çünkü arkasında tabanın potansiyel gücü yoktur.

Ak Parti kurulduğundan bugüne kadar seçilen başkanlara il çelmesi takıldı. Kemal Özbek bunlardan biridir. Özbek, özverili çalışmalarına, tabana dayalı potansiyel güçlere sahip olmasına rağmen, Söke için çabalarından dolayı il tarafından istenmez başkan olarak hep veto edildi. Edeni de biliyoruz ama burada anlatmaya gerek duymuyoruz. Çünkü bu günkü konumuz o değil. Bugünkü konumuz Ak Parti içinde parlayan bir yıldız durumuna ulaşan Namık Yıldırım'dır.

Ben, yazın hayatımda hiçbir partinin içişlerine karışmadım. Şuna oyunuzu verin, buna oyunuzu verin diye de yazacak değilim. Ama bir Sökeli olarak, iktidar partisinin Söke ilçe örgütüne becerikli, tuttuğunu koparan, Söke için çalışıp emek verecek insanların seçilmesini isterim.  Bir basın mensubu olarakta kişilerden daha çok Söke'nin kazanmasından yanayım. Bu yazıyı yazarken de bu duygu ve düşünceler içindeyim.

Namık Yıldırım'ı gençlik çağından bu yana tanırım. Ben Hacı Kazımoğlu İlköğretim Okulu'nda görev yaparken komşumuzdu. Babası Süleyman Yıldırım'da Söke için uğraş vermiş eski politikacılardandır.  Namık ise politikanın içinde doğmuş ve büyümüştür. Çalışkan, proje üretebilen, Söke'nin sorunlarını tanıyan, bu sorunlara çözüm üretme yollarını bilen biridir. Elbetteki böyle genç ve dinamik gençlerin politikaya atılıp Söke için emek ve mesai vermelerini isteriz.

Bakın Ak Parti iktidar olmasına rağmen, Söke'de pek önemli yatırımlara imza atmadı. Söke'de birçok konu bu dönemde duraklama dönemi yaşıyor. Tarımda, ticarette, inşaatta Söke ölme noktasında can çekişiyor. Biz böyle olmasını istemeyiz. Çiftçi ve köylü ağlıyor, esnaf ve sanatkar ağlıyor, inşaat sektörü ağlıyor, emekli, memur, işçi aç. Peki bunların derdine çare ve çözüm olacak iktidar nerede?

İktidar yerelde başlar. Tabanın dertlerini, problemlerini, ihtiyaçlarını tavana ileten, ulaştıran ve savunan elbette yerel yönetimdir. İlçe örgütü bir yerde hükümetin temsilcisidir. Aynı zamanda yöresini de  hükümete savunan çekirdek yönetimdir. Bu ilin temsilcisi olan milletvekilleri ile birlikte hükümete taşır, orada savunur. Planlanmasını, yapılanmasını sağlar. İlçe örgütü güçlü yöneticilerden, genç ve dinamik kadrolardan oluşursa savunma ve yaptırım gücüde o oranda artar. Bunu yapmak için de güçlü bir başkan ve yönetime ihtiyaç vardır. Namık Yıldırım'ın bu açıdan aday olması hem parti, hem de Söke için bir şanstır. Elbette ki diğer adaylar kötüdür, onları sakın seçmeyin demiyoruz. Onlarında hizmet yarışında istekleri, amaç ve hedefleri vardır.

Elbette hiçbir kimse, ben koltuğa oturmak için adayım demez. Bu durumu partinin delegeleri değerlendirip oy verecekler.  Bizim delegelerden ricamız, oylarınızı hatır için değil, Söke'ye hizmet verecekler için kullanın. Sizler, bu adayları daha iyi tanıyorsunuz. Hangileri bu ağır yükü göğüsleyecek güçte ise ona oyunuzu verin. Çünkü Söke'de yaşayan 250 bin insanın vebali ve günahı sizde olacak. Bu göreve yakışanı, halka ve hakka hizmet edecekleri yönetim koltuklarına oturtun. Çünkü Söke'nin sıkıntıları dünden bugün daha fazla ve yarın daha çok olacaktır.

Konuya bu açıdan bakacak olursak Namık Yıldırım gibi uzun yıllar parti içinde yetişmiş, halkla ve tabanla kucaklaşmış, barışçı, hoşgörülü bir başkana gerek vardır. Hem Söke'de ve hem parti içinde Namık Yıldırım seviliyor, halk "çalışkan ve doğru dürüst bir insan" diyor. Bana ulaşan bilgi ve duyumlar böyle. Ama adayları elbette seçecek olan bizler değil, delegelerdir.

Bizim dileğimiz Söke'ye ve halkımıza hayırlı olanın seçilmesidir. Bütün adaylara başarılar dilerim. Bu konuda vicdani sorumluluk delegelere aittir.