Söke'de Ak Parti Kemal Özbek'ten sonra uykuya yattı!..

E. TURGUT TEKİN

 

Yazıma başlık olan "Söke'de Ak Parti Kemal Özbek'ten sonra uykuya yattı!.." benim değil, AK Partililerin söylemidir. Kendi kendime sordum: "Bu adamlar Kemal Özbek taraftarı mı?" diye, ama ne yazık ki değiller. Kemal Özbek'in yönetimini de zaman zaman eleştiriyorlardı.                                      

 

Demek ki bu kişiler, partiden birşeyler yapmasını isteyenlerden.

 

Hatırlarsanız, geçenlerde Bağarası ve Akif Pala ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu yazımı okuyan AK Parti mensupları, gelip bana teşekkür ettiler ve dediler ki:

 

"-Hocam, partimizle ile ilgili iki yazı yazdın. Biri ilçe başkanı Karaçancı için, diğeri de Bağarası ve Akif Pala ile ilgili. Ama Ali Güzelyağdöken'i niye yazmıyorsun?" Onlara dedim ki:

 

- Ali Bey, İl Genel Meclisi Üyesi. Onun yapması ve yaptırması gereken elbette ki Söke'de birçok iş var. Ben, birini yazayım, oda ilgilenip yaptırsın" Onlar gülüşerek:

 

"-Hocama bak. O da AK Parti gibi uykuya yattı. Yaz da bak, yaptıracak mı?"

 

Sahi ben bu konuyu hiç akıl edip de yazmamışım. Unuttum mu, yoksa tembellikten mi, yoksa ben de AK Parti yönetimi gibi erken mi uykuya yattım! Beni de bu uykudan yine AK Partililer uyandırdılar. Ben de uyanmışken yazayım.

 

Sayın Valim Göktayoğlu'nu özlüyorum. Bir televizyon programını birlikte yapmıştık. O yıllarda Söke'de neşter vurulması gereken on çıban vardı. Bunlar, devlet hastanesi, Söke-Dalyan arası Didim yolu, Söke-Davutlar arası karayolu, Moralı-Söke arası otoyolu bağlantısı ve Söke Belediyesi Arıtma Tesisleri, Büyük Menderes yatağı ve deltasının kirletilmesi, Çine Barajı, Bafa Gölü'nün korunması, kışın göle can suyu verilmesi gibi. Biz görüntülü olarak hazırlayıp, sunduk. Sayın Valim yanıtladı, ilgililerle temasa geçti ve birçoğunu da sağolsun çözüme kavuşturdu. Çünkü Valiler isterlerse yetkilerini kullanıp, acil problemleri çözebiliyorlar.

 

Şimdi Sayın İl Genel Meclisi Üyeleri ve değerli Valimiz Sayın Malay'dan Söke-Ağaçlı yol ayrımındaki "ölüm köprüsü"ne kısa sürede çare bulmaları. Söke-Ağaçlı-Davutlar-Güzelçamlı ve Dilek Yarımadası Ulusal Parkı yolu üzerinde hizmet veren ve çağdışı kalmış olan bu köprü Aydın İli'nin bir ayıbıdır. Söke-Kuşadası turistik yolu üzerinde olması da bu işin acı yanıdır. Değerli Valim ve İl Genel Meclis Üyeleri de bunu gayet güzel bilirler. Bu ufak köprü istense yapılmaz mı? Elbette yapılır.

 

Sayın Valimin Başkanlığında İlçe Kaymakamı, İl Genel Meclisi Üyeleri, İktidar Partisi Yöneticileri ve Belediye bir köprü yaptıramaz mı? Bunun için Anakara'ya bile gerek kalmaz. Demir olursa, Çimento Fabrikası ve Ufuk Beton bu işe yardımcı olurlar. TV ekranında rahmetli Recep Yazıcıoğlu'nun ne koşullarda Fırat üzerine kurduğu köprüyü görüyoruz. Bu ondan çok mu zor?

 

Hayır beyler hiç de değil. Biz herşeyi devletten beklemeye alışmışız. Halkın katkısına ne gerek var? deyip, yan gelip yatıyoruz. Biraz çabalasak, elele versek, daha ne köprüler yaparız!..

 

AK Partililer, gücenmeyin ama, kimin aklına uyup da Kemal Özbek'i yönetimden düşürdünüz ise, Söke'ye çok büyük zararlar verdiniz. O, İl'e ve Ankara'ya baskılar yapıyor, birşeyler istiyor ve Erdem'i, merdemi rahatsız ediyor, Söke'ye birşeyler yapmaya çabalıyordu. Onlarsa ona, "uyu, uyu, yat uyu!.."diyordu. O, uyumuyor, onların uykularını kaçırıyordu. Onu, sepetlediler. İşlerine gelmedi. Partilerin liderleri hep isterlerde, istenince kızarlar. Biraz ileri gidince de, "alın görevden" derler. Yerine kimi getirirler dersiniz? Elbette onları rahatsız etmeyecek, "uyu, uyu, yat uyu!..." kuralına uyacaklar.

 

Bu yıl seçim yılı. AK Parti iktidarının Söke'de bir dikili ağacı yok. Bari bu Ağaçlı köprüsünü yapsınlar. Yapmazlarsa sandıkta da yatar uyurlar. AK Partili sağduyulu üyelerin kaygıları da bundan. "Bir kere Sökeliler'in karşısına nasıl çıkarız?" diyorlar. Yine diyorlar ki, "Sökeliler bize bir daha oy verir mi?" Elbette vermezler.

 

Bana yaz, yaz dediniz yazdım. "İşte arşın, işte Halep" atlayında görelim. Sanki ben yazınca yapıyorlar mı? İşlerine gelmeyen yazıları, gazeteleri hışımla avuçları içinde ezip, muçlayıp çöpe atıyorlar. Varsın atsınlar, sandıktan çıkmamak da var!