TRAFİK GÜVENLİĞİ PKK’DA !

 

 

AKP Hükümeti artan terör olayları sonrasında, Bakanların korumalarını arttırıp, Bakanların evlerinin önündeki güvenlik kulübelerini de “kurşun geçirmez” hale getirince kendini teröre karşı oldukça emniyete almış oldu!  Bu arada her gün bir-iki vatan evladı “kurşun geçirir” halde şehit olmaya devam ediyor, ne gam. Hükümetimizin, her biri zeka harikası Bakanlarına bir şey olmasın da, varsın ülkenin gençleri şehit olup gitsin, nasılsa geride milyonlarcası bekliyor!

Bu arada, kapkara saçlarıyla “genetik harikası” İçişleri Bakanımız, “Oralarda neler oluyor? Güneydoğu’da bazı terör olayları oluyormuş. Gidin, bakın rapor edin, yeni bir açılım yapalım” diye Bakanlık Müfettişlerini de bölgeye göndermiş. Müfettişlerin bölgeye hareket ettiklerini öğrenen terör örgütü, kılık değiştirerek trafik          kontrolüne başladı.

Son olarak, Tunceli- Pülümür karayolunun 15. Kilometresinde, Söğütlüçeşme mevkiinde yol kesen PKK’lı teröristler tüm araçları durdurdular. Durmayan araçlara da ateş ettiler. Saatlerce yolu kesen teröristler, güvenlik kuvvetlerinden gelen olmayınca, beklemekten sıkılıp, yola pankart astıktan sonra çekip gittiler!           

Olayın üstüne konuşan “bölgede yetkili müfettişler”; “yol kesmelerine bir anlam veremedik, ekmek mi bu? Neyi kesiyorsunuz?  Terbiyesizlik yapmayın yahu. Hadi yolu kestiniz, neden araçlara ateş açıyorsunuz? Hadi ateş açtınız, neden pankart asıyorsunuz? Böyle yaparsanız, biz açılımı kiminle yapacağız?  Ne oldu bizim “Habur kankalığımız”, size yaptığımız kıyakları ne çabuk unuttunuz, diye terör örgütüne şiddetli bir sitemde bulundular.

Bu arada Tayyip Bey AKP Grubunda, “Terör örgütü ile temasta bulunan, aynı suçu işlemiş olur, ne pahasına olursa olsun açılımlara devam edeceğiz, bütün bunlar Anayasa paketi halka sunulmasın diye yapılıyor” diyordu. Örgütün baskısından hastanelik olan Diyarbakırlı “Has..r Osman” hasta yatağında doğrulduktan sonra, “bu defa hakikaten “has..r  yahu” dedi.

AYIP  ETTİN 

AZİZ  BEY

Devlet Bakanı ve olmayan müzakerelerin Başmüzakerecisi  Egemen Bağış, kendisini havaalanında karşılamayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na çok kızmış ve kendisine “Nezaketsiz” demiş.

Ah be Aziz Bey, siz kimi karşılamadığınızı biliyor musunuz? Egemen bey, karşılama konularında Türkiye’nin yetiştirdiği ender uzmanlardan biridir. Bu konuda çok hizmeti geçmiştir. Kendisi siyasete girmeden önce, Amerika’ya giden işadamlarımızı karşılayan ve her türlü hizmeti veren bir sektörde çalışıyordu. New York ve Washington’daki, barlar, striptiz kulüpleri,  bu karşılamaların canlı tanığıdırlar. Bakanımızın eşinin de, son seyahatlerinde 82 çeşit ayakkabı alıp, bunları İstinye Park’taki mağazasında satmak üzere getirdiği, haddini bilmeyenlerin ürettiği bir dedikodu olarak konuşulmaktadır.

Aziz Başkan sizden ricam, Egemen Bakan tekrar geldiğinde lütfen, başta Belediye Bandosu ve Zeybek ekibinin “Hey gidinin Efesi, çok güçlüdür nefesi” oyunuyla  kendisini karşılamanız. Eğer karşılayamayacaksanız, bana haber veriniz, bakanımızı  hemşerim Hüsnü Şenlendiricinin zurnası ve  Recebimin Kiboşunun   şarkılarıyla  ben, seve  seve karşılarım.

BAŞSAVCI, 

GUINNESS 

REKORLAR 

KİTABINDA

Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in dava dosyası, şehirlerarasında  gide gele 5 bin kilometre yol yaptı. Rekor, 5100 kilometre ile Nelson Mandela’da bulunmaktadır. Cihaner dava dosyası son olarak gönderildiği İstanbul’dan tekrar Diyarbakır’a oradan da Erzurum ü zerinden Ankara Yargıtay’a gelirse kesin olarak Mandela’nın rekorunu kırmış olacak. Böylelikle Başsavcının dava dosyası rekor kırdığı gibi, kendisi de  yargılanmadan aylarca tutuklu kalan “ilk adalet adamı” olarak tarihe geçecek.

Lâik Türkiye Cumhuriyeti’nin Başsavcısı, yargılanmadan hapis yatarken, İstanbul’da Abdi İpekçi Spor Salonunda, salona girebilen 15 bin kişinin huzurunda, göbeğine kadar sakalı ile, Cübbeli Ahmet Hoca;  Anayasa’nın 174. Maddesini, 677 sayılı kanunu, Lâik Cumhuriyeti,  Devrim Kanunlarını, Çağdaşlığı, Atatürk Milliyetçiliği’ni  oturduğu “Sultan Tahtı’na  minder”  yapmış yani popo’sunun altına koymuş,  müritlerine hitap ediyordu!

Anıttepe’den bir feryat mı geldi ne? Yoksa siz hâlâ bir şey duymuyor musunuz? Ya sizler  Cumhuriyetimizin Savcıları  sizler de görmediniz, duymadınız değil mi?  Aman,  sizler bırakın bunları da, Başsavcı Cihaner’in dosyasının peşinden koşun, belki yakalarsınız. Hepinize iyi uykular