UYGULANAN, [BİR TÜRLÜ AÇIKLANMAYAN] O PROGRAMDIR

FARUK HAKSAL


Bakın, soyadı  “Türk” olan DTP başkanı Ahmet bey ne diyor:
PKK artık sivil…
Demek, daha önce askerdi!
Ve bu asker[!] Türk askerine kurşun sıkıyordu, bomba yağdırıyordu, baskın yapıp, terör uyguluyordu…
Ancak, PKK artık sivil!..
Hayır durun, bitmedi…
İçişleri Bakanı, Ahmet beye paralel bir te-ve kanalında açıklıyor: Türkiye’ye gelen PKK’lıları inceliyoruz. İçlerinde askerliğini yapmamış olanlar var… Bunları hemen askere alacağız.
Hayır, yanlış duymuyorsunuz.
Türk askerine kurşun atan ve şu anda “sivil” olan PKK terör örgütü üyeleri, kurşun attıkları Mehmetçiğin yanına gelecek, saf tutacak, aynı koğuşu paylaşacak, aynı silaha el atacak, aynı ordunun içinde “düşman”a karşı duracak…
Sayın Ahmet ve Beşir beyler, lütfen kendinize gelip, sözlerinize sahip olun… Bu kadarını bu millete yapamazsınız!..
Bir milleti bu kadar tahrik edemezsiniz!
Bir milletin sabrı  ile bu kadar oynayamazsınız!..
Bir milletin, vatan sevgisi ile, vatandaşlık bilinci ile bu ölçüde dalga geçemezsiniz!..
Türkiye topraklarına iç savaşın tohumları ekilmektedir; dikkat!..
Bu tohumları bilerek ya da bilmeyerek ekenler, meydana gelebilecek olayların sorumluluğundan kendilerini kurtaramazlar…
Adam, üstünde terör  örgütünün savaşçı giysisi, zafer işaretleri ve alkışlarla, kendisi için düzenlenmiş törenlerde sahne alıyor… Terör örgütü elebaşına saygılarını sunup, onun emri ile Türkiye’ye geldiğini söylüyor… Ve siz bu kişiye hoş geldin, deyip, kalbine kurşun attığı ordunun içine katmaya çalışıyorsunuz…
Genelkurmay başkanımızın işaret ettiği, açık ve pervasız “a-simetrik” bir psikolojik savaş uygulamasıdır bu…
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin moralini bozmaktır.
Savaş kabiliyetini dumura uğratmaktır.
Zayıflatmaktır.
Yıpratmaktır…
Bu olaylar, birbirinden kopuk, münferit gelişmeler değildir…
Aralarında sıkı  bir irtibat ve stratejik bağlar mevcuttur.
PKK terör giysisi ile otobüsün üzerinden zafer işareti yapanlarla, onları o noktaya kadar taşıyanlar arasında hiçbir bağ olmadığı iddia etmek aymazlık olur…
Bütün bu olup bitenler, adına “demokratik açılım” denen [ve içinde ne olduğu ısrarla halktan saklanan] bir programın, planlı bir şekilde uygulamaya konan bölümleridir; parçalarıdır