VE EKMEK…

KAZIM ER

Yöremizdeki olanı biteni öğrenmek için. televizyonu açtım.

İlk haber ekmeğe gizli zammın yapıldığını söylüyordu. Bazı yerlerde, mevcut gramajı değiştirmeden, alenen yüzde yirmi zam yapıldığı açıklanırken, buralarda gramajı düşürülerek, gizli zam yapılmış.

Aynı parayı ödeyeceksin, ancak önceden aldığın kadar ekmek alamayacaksın. 

Havalar soğudu.

Kış kapıda.

Çoluk çocuk akşam olunca ekmek ister.

Aş olsa da olur, olmasa da.

Ekmeksiz olmaz.

Ekmek her şey demektir.

Ekmeğe zam yaptılar. Ekmek küçüldü. 

Ekmek, emek.

Bütün emek,  bir lokma ekmek için…

Emek ne oldu?

Emeğe de zam yaptılar mı?

Ekmeğe yüzde yirmi zam.

Emeğe yüzde iki zam.

Ekmek küçüldü.

Emekte küçüldü.

Daha da yoksullaşma. Sadakaya muhtaç olmak.

Yoksullaştıkça muhtaç olma.

Kimler bu kararları alıyorlar? 

Kuraklık mı nedeni?

Kuraklık nedeniyle üretenler desteklendi mi?

Hayır!... 

Çalışana, üretene ne kadar pay ayrıldı?

Zam ne kadar?

İlk yarıyıl için yüzde iki.

Büyük dilimden bu kadar.

Ekmeğe yüzde yirmi zam.

Asgari ücretle geçinen dört kişilik bir aile günde, haftada ve ayda acaba ne kadar ekmek tüketir? Ücretlerine yapılan yüzde ikilik zam, ekmeğe yapılan zammın ne kadarını karşılar?

Hiç canım, başlarının çaresine baksınlar.

Onlar işini bilirler.

Her gün sıcak ekmek yemelerine gerek yoktur. Bayat ekmek alarak kendilerini ayarlasınlar. Az ekmek yesinler.

Sıcacık ekmek değil. Bir gün önce çıkan ekmek.

Yoksulları bu durumdan kimler kurtaracak.

Serbest piyasa denilen bu ekonomik anlayıştan kimler koruyacak. Rekabet şartlarını kimler oluşturacak. Bazı kurumlara görevler düşmüyor mu? 

Yağmurlar yağıyor. Hava daha da soğuyacak.

İş bulmak kolay değil.

Evde ekmek bekleyenler var.

Bir de sıcak ekmek alamama.

Yakında aş evleri açılırsa şaşmayın.

Biz sizleri doyurduk, sakın bunları unutmayın diyebilmek için.

İşte bütün mesele bu.

Saygılarımla...