Zeki Sezer’in amacı, “Türk Solu”nu öldürmek mi?

E. TURGUT TEKİN

 

Bugün darmadağın olan, “Türk Solu”nu ve “Sosyal Demokratlar”ı birleştirmek uğrunda çabalar harcanıyor. Bu çabaların başında da CHP ile DSP’nin birleşmesi solun ana partisi olan CHP çatısı altında gerçekleşmesi isteniyor.

 

Bundan daha rasyonel ve mantıklı birşey olamaz.

 

Rahmetli Bülent Ecevit, politika hayatına CHP’de başlamış, başbakanlığa kadar bu parti sayesinde yükselmiş, “KIBRIS FATİHİ” ünvanıda bu parti bünyesinde iken almıştır. Ayrıca CHP Atatürk’ten İnönü’ye, İnönü’nden Ecevit’e miras kalmış, Ecevit bu partinin genel başkanı olduğu dönemde partiyi “ORTANIN SOLU” sloganı ve felsefesiyle yeniden organize ederek, çağdaş bir yapıya kavuşturmuştur. 12 Eylül CHP’yi kapatmış, solu parçalamıştır. Ecevit yasaklıyken, sayın eşi Rahşan Ecevit DSP’yi kurmuş, daha sonra rahmetli Bülent Ecevit partinin başına geçerek, onu da Türkiye’nin en güçlü partisi haline getirmiş ve yine  başbakan olmuştur. 2000 yılında patlak veren ekonomik kriz ve sayın Ecevit’in sağlık sorunları partiyi yıprattı. Büyük krizi bu hükümete mal ediyorlar da, aslında krizin ana nedeni marmara depremidir. Onun yaralarını sarmak için bütçenin takriben %40’ı bu yolla harcandı. Ecevit, rahmetli olduktan sonra bu partiyi tekrar iktidara taşıyacak bir lider de ne yazık ki yoktur.

 

Bugün Türk solunun baba ocağında birleşmesine ihtiyaç vardır. Soldaki partilerin şartsız gelip Atatürk’ün partisinin çatısı altına girmesi ve bu misyonu sahiplenmesi vakti gelmiştir. Hiçbir kimse de bu misyon yoktur. Deniz Baykal, partinin genel başkanıdır. Şu anda solda ondan daha güçlü bir liderde yoktur. Gül’ün cumhurbaşkanı seçimindeki ortaya koyduğu çaba ve performans onun yaşına rağmen solun en güçlüsü olduğunu ortaya koymuştur. Muhalefet görevini layıkıyla yapmıştır. Şimdi DSP’nin genel başkanı sayın Zeki Sezer niye inat ediyor? Neden Atatürk’ün partisine katılmıyor? Bu parti -Atatürk-İnönü-Ecevit-Baykal sırasını izlemiştir. Yarın Sezer de olabilir.

 

Ben, Rahşan Hanım engel oluyor sanıyordum. Ama gördüm ki Rahşan Hanım partilerin birleşmesinden yana. Yusuf Sahici’nin Ankara’dan bir gazeteye geçtiği şu haberi gelin birlikte okuyalım.

 

Rahşan Hanım nişana el koydu

 

CHP ile DSP arasındaki işbirliği “Milletvekilliği pazarlığı” konusunda tıkanınca Rahşan Ecevitt olaya el koydu.

 

Ecevit, “Bu işi geciktirmeyin” dedi.

 

CHP ile DSP arasındaki seçim işbirliği “milletvekilliği pazarlığı”na takılınca Rahşan Ecevit devreye girdi.

 

DSP’nin Kurucu Genel Başkanı Rahşan Ecevit’in “Parti ya da şahısları ilgilendirebilecek çıkarlar üzerinde durmak, tartışmak, dayatmalarda bulunmak ve en önemlisi bu işi geciktirmek, Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atar” şeklindeki sözleri kopma aşamasına gelen süreci yeniden canlandırdı.

 

Rahşan Ecevit “CHP ve DSP’nin güç birliği demek TBMM’de bu iki partinin birlikte hareket etmeleri demektir. Gerek komisyonlarda, gerekse genel kurulda çalışmalarını iki ayrı gurup olarak fikir birliği içinde yürütmeleri, parlamentoda sol kanadın etkisini ikiye katlar” dedi. Ecevit’in açıklamasındaki “İki ayrı gurup” ifadesi kafaların karışmasına neden olurken, Rahşan Hanım, DSP tabanına da mesaj yolladı. Ecevit, “Parti ya da şahısları ilgilendirebilecek çıkarlar üzerinde durmak, tartışmak, dayatmalarda bulunmak ve en önemlisi bu işi geciktirmek, Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atar” uyarısında bulundu.

 

Rahşan Ecevit’in yazılı açıklama yaptığı saatlerde konuşan DSP lideri Zeki Sezer de her iki partinin karşılıklı iyi niyet içerisinde olduğunu ifade etti.

 

Rahşan Hanım’ın sözlerini dikkate alarak, kişisel çıkarları bir kenara atarak, partileri CHP çatısı altında derhal birleştirin. Yoksa alanlardaki mitingler ve çanlar sizin için çalar.