• BIST 89.282
  • Altın 145,654
  • Dolar 3,6261
  • Euro 3,8910
  • Aydın 19 °C
  • İzmir 20 °C
  • ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERİYOR
  • 17/25 ARALIK 2013...
  • ÇEK... BİR SADE KAHVE!
  • ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERİYOR
  • 17/25 ARALIK 2013...
  • ÇEK... BİR SADE KAHVE!

17/25 ARALIK 2013...

DURMUŞ  TUNA

Söke İşadamları Derneği (SİDER), Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)'nin Söke'deki sivil toplum kuruluşu ayağıydı. 15 Temmuz kalkışması sonrası terör yapılanması olduğu için Devlet tarafından kapısına kilit vurulmuştur. Yönetim Kurulu Başkanı Şahin İlgi firar etmiş, genel sekreteri ve bazı yöneticileri tutuklanmış, bazıları da adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. 
Dernekten istifa ettikleri halde tutuklanan SİDER'ciler bile var. Demek ki; bazı durumlarda 17/25 Aralık 2013'te işe yaramıyormuş. 
3 yıl önce ve sadece 9 ay SİDER'de çalışmış sekreter de var. Sekretere, "Bundan böyle yönetim kurulu üyelerine bu program üzerinden mesaj atacaksın!" denilmiştir. Anlaşılan; yönetimde ByLock kullananlar da varmış. 
ByLock'çu yöneticiler; 17/25 Aralık 2013'ü milat kabul edip, değerlendirdiyse hepsi sütten çıkmış ak kaşık mı sayılacaklar?
Geçen gün; Gülen Cemaatini Söke'ye getirdiğine, cemaate sınırsız destek verdiğine, cemaat sayesinde de kazanımlar elde ettiğine inandığım ancak; bu söylemlerimi kabul etmeyen Mehmet Uyguntuzel ile saygı çerçevesinde sohbet ettik. 

“Cemaati Söke’ye ben getirmedim, getirmişlerdi. Sınırsız destek verdiğim ve kazanımlar elde ettiğim doğru değil. Cemaatin bulunduğu hiç bir ülke ile ticari bağım, ihracatım yok.” dedi.

Bence; Gülen Cemaatiyle özdeşleşmiş olan Mehmet Uyguntüzel, 17/25 Aralık 2013'ten önce bu yapıyla bağını kestiğini belirtiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 17/25 Aralık 2013 tarihini milat olarak gösterdiğini hatırlattı ve kendisinin ve oğlu Metin Kaan Uyguntuzel'in bu tarihten 3 ay önce Gülen Cemaatiyle bağını kestiğini hatta sahibi olduğu öğrenci yurdunu boşalttırdığını söyledi. 
Daha çok şey söyledi. 
Metin Kaan Uyguntüzel'in SİDER yönetiminde yer aldığını ama hiç bir zaman Şahin İlgi'nin yardımcısı olmadığını, ByLock kullanmadığı için tutuklanmadığını, itirafçı olmayıp adli kontrol şartıyla serbest kaldığını, pasaportuna el konulduğunu, ifade vermemek için baba-oğul günlerce kaçtıklarının gerçek olmadığını söyledi.
Mehmet Uyguntuzel'in en önemli söylemi, "Farzedelim ki; bu söylediklerimin hiç birisi doğru değil. Madem ki; 17/25 Aralık 2013 tarihi milattı ve bu süreci değerlendirdim ve ayrıldım." şeklinde oldu!
Mehmet Uyguntüzel'in, 17/25 Aralık 2013 söylemini kabul edecek olursak, haklı mı? haklı!... 

Bu durumda kim bu yapıyı Söke'de palazlandırdı?
Kim nemalandı?
Kimi suçlayacağız?
Herkes "Ben 17/25 Aralık 2013 itibariyle bu yapıyla bağımı kestim!" diyor. 
Bu saatten sonra da SİDER bağlantılı kimse bulamayız. Çünkü; Rus Büyükelçi Karlov suikastinin tetikçisinin FETÖ/PDY hatta SiDER yani Şahin İlgi bağlantısı olduğu iddiaları nedeniyle ortalık toz duman.  
İyisi mi, iki sekreter cezaevinde çürüsün!
Ve de bütün suçlar; firari Şahin İlgi, tutuklu Erdoğan Küçükmotor ve istifa etmiş tutuklu yöneticinin üzerine yıkılsın!
Mehmet Uyguntüzel'in görüşme sonunda benden bir ricası oldu ve düzeltme niteliğinde yazı yazmamı istedi. Düzeltme yazısı yayınlayacağımı söylemiştim ve bu yazımın nedeni verdiğim sözdür. 
Fakat; kafamın almadığı konular var ve hâlâ daha o soruları çözemiyorum!
Madem ki; Uyguntüzel Ailesi 17/25 Aralık 2013 tarihini baz aldılar ve cemaatten ayrıldılar, ozaman neden baba ve oğul Uyguntüzel'lere adli kontrol şartı konuldu?
Bu soruyu Mehmet Uyguntüzel'e de yönelttim ve cevabı ilginç oldu. 
Yapılan haberlerin çok büyük payı olduğunu ve şehir efsanesi yaratıldığını söyledi. Kamuoyu tepkisi göz önünde bulundurularak, bu yönde bir kararın alındığını düşünüyor.
Ben böyle bir ihtimali inandırıcı bulmuyorum. Yapılan haberlerle kimseye adli kontrol şartı verilmez, pasaportuna el konulmaz. Öyle bir şey olsa, yazılanlar daha farklı sonuçlar doğururdu.
Yargılayan ve soruşturan mercilerin bu konuda kıstasları var. Bu kıstaslar üzerinden tutuklama ya da adli kontrol kararı veriliyor.
Kafamın almadığı diğer konu da yanılmıyorsam Çarşamba günüydü ve neden bir kez daha Uyguntuzel Ailesinin evi ve işyerinde arama yapıldı? Neden aramaya gerek duyuldu? Neden yargılayan ve sorgulayan mercilerce, 17/25 Aralık 2013'e rağmen ısrarcı davranılıyor? 
İşte bu detay 17/25 Aralık sürecinin bazen pek işe yapamadığının göstergesidir. Hele Karlov suikasti sonrasında! 
17/25 Aralık 2013 tarihini baz alacaksak, bu durumda SUÇLU yoktur!
Kabullenmemiz gereken de; bu yapıyı Söke'de palazlandıran, nemalanan Şahin İlgi, Erdoğan Küçükmotor, istifa ettiği halde tutuklu yönetici ve de geçimlerini sağlamak için asgari ücretle çalışmış iki sekreter olduğudur!
Erdoğan Küçükmotor dediğimiz kişi ve Aydın'daki paralelci arkadaşları 4 milyon lira ve ciddi bir dövizi ABD'ye transfer ettiği tespit edilmiştir. 
Erdoğan Küçükmotor SİDER'in genel sekreteri olduğuna göre; "17/25 Aralık 2013 tarihi milattır" değerlendirmesini kamuoyuna bırakıyorum. 

17/25 Aralık 2013 tarihi SİDER için ne derece geçerli sayılır.
Hem de Rus Büyükelçi Karlov'u öldüren tetikçinin SİDER bursuyla okuduğu iddiaları ortadayken, 17/25 Aralık 2013 tarihinin arkasına sığınmak kimlere, ne derece avantaj sağlar?

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim