• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Aydın 18 °C
  • İzmir 16 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

BULMACA...

FARUK HAKSAL

 

Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu ifade eden tek kelimeli sözcük nedir?

Bilemediniz mi?

Biraz daha açıklayalım:

Bizim millet sözü edilen “kıvanç” duygusuna hayli uzaktır…

Gönül borcu ise, çoğu insanımıza oldukça mesafeli bir kavramdır.

Bu iki unsuru birden ifade eden kelime ne olabilir ki?..

Yine mi ulaşamadık doğru cevaba…

Eğer öyle ise, normaldir…

Çünkü yukarıdaki cümlenin içinde geçen iki önemli kavrama uzak bir mesafedeysek –zaten- bu sorunun yanıtını bulmak olukça güç olacaktır.

Lafı daha fazla uzatmadan sorunun yanıtını açıklayalım:

  • Teşekkür!

Evet…

Türk Dil Kurumu sözcüğünde teşekkür kelimesi, yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu ifade eden tek kelimeli sözcük olarak tanımlanıyor.

Cümle içindeki iyilik sözcüğünü “hizmet” şeklinde değiştirirseniz de, sonucunda teşekkür sözcüğüne ulaşırsınız.

Teşekkür etmeyi niye bilmiyoruz?

Milletçe bu sözcükten niçin bu kadar uzağız?

Teşekkür etmek onurumuza mı dokunuyor?

Bize iyilik eden ya da hizmet veren kişi ya da kurumlara karşı teşekkür etmek kişiliğimizi daha aşağı yerlere mi taşıyor?

Bu soruların yanıtına evet diyen insanımızın uygarlıkla bir ilişkisinin olduğunu sanmıyoruz; insanlıkla bağının ise, pamuk ipliği ile bağlı olduğunu düşünüyoruz.

Karşı olmak sanki bir değerdir.

Her şeyi eleştirmeyi karakter haline getirmek sanki insanoğluna bir mertebe bahşeder.

Hayır, hiç de böyle değil!

Gelin bu düşünceleri yerel örneklerle somuta indirgeyelim:

Didim Belediyesi Akbük’e Zübeyde Hanım” parkını armağan etti.

Açıldığı günden bugüne park, Akbüklülerle doldu taştı.

Park yapılacağını duyunca bu projeye karşı çıkıp, imza toplayarak tozu dumana katanlar bile gidip oturdu Zübeyde Hanım’ın kıyısında, serinledi; hava aldı ve en önemlisi memnun kaldı.

Ama kalkıp bir “teşekkür” etmedi!

Öz-eleştiri yapma [medeni] cesaretini göstereni ise, ara ki bulasın.

Akbük’ün yolları bildiğiniz gibiydi.

Kilometrelerce yol yapıldı. Sonuç yine aynısı… Teşekkür na-mevcut.

Bu yazı yayına girdiğinde, pazartesi günü, yeni yollar yapılmaya başlanacak Akbük’te.

Ne yapacağız bütün hizmetlerin karşısında?

Muhtemelen yine sus-pus!

Sessiz de olsa, içimizden yani, bir teşekkür edecek miyiz?

  • Mafiş!

İnşallah yanılıyoruzdur.

Sabrın sonu selamet…

 

www.haksal.av.tr

@farukhaksal42

www.soruyusormak.com

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim