• BIST 104.539
  • Altın 163,342
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • Aydın 11 °C
  • İzmir 10 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Çevreci Terörü (2)

Çevreci Terörü (2)
dünyadaki sera gazları incelendiğinde, en etkili ve en büyük miktarda bulunan sera gazı su buharı, ama her nedense bu hiç bir ortamda dile getirilmiyor.
*Önceki sayıdan devam _ Tufan Dinarlı Bu arada hem su buharı hem de karbondioksit için birçok çevresel dönüşüm ve değişim söz konusu. Ancak önemli olan konu sonuçta global düzeyde mevcut olan sera gazlarının bileşimi ki bunların % 95'i su buharı. IPCC veya sözde çevreciler eğer mümkünse bunun aksini iddia etsinler. Yani burada esas konu şu: dünyadaki sera gazları incelendiğinde, en etkili ve en büyük miktarda bulunan sera gazı su buharı, ama her nedense bu hiç bir ortamda dile getirilmiyor. Su buharı ihmal edildiğinde, fosil yakıt tüketimi sonucu ortaya çıkan ve en büyük problem olarak görülen CO 2, önemli bir sera gazı olarak ortaya çıkıyor ve bunun insan yapımı olarak artışı, küresel ısınma için teorik bir anlam taşıyabiliyor. Ama hangi varsayımla? Su buharının varlığının tamamen (sera gazlarının % 95'ini teşkil eden) ihmal edilmesiyle . Yani bu teorinin bilimsel olarak anlam taşıması için, su buharının sera gazı etkisine sahip olmaması gerekmektedir ki, bu mümkün değil. İstediğiniz bilimsel veya yarı bilimsel kaynağı açın bakın: dünyadaki en önemli sera gazı % 95 oranında su buharıdır. Atmosferdeki karbondioksit miktarı ise sadece % 0.038 yani on binde 4 civarındadır ve sera gazları içindeki oranı ise % 3 civarındadır ve 1750-2000 yılları arası için iddia edilen atmosferik karbondioksit artış miktarı sadece 90 ppm'dir ve bu artış yüzde olarak 250 yılda sadece % 30'dur. Yani toplam sera gazları içinde son 250 yıldaki CO2 artışının etkisi % 0.9'dur. Endüstrileşme sonucu oluşan insan kaynaklı CO2 artışının bu toplam artışın yüzde kaçını temsil ettiği belirsiz, ancak en fazla binde birler düzeyinde olduğu ise kesin. Zira insan dışı canlıların emisyonları, okyanus emisyonları ve volkan emisyonları kalem kalem hesaplanabilecek emisyonlar değil, ama önemli bir rol oynadıkları kesin. Sonuç: İnsan kaynaklı CO2 emisyonlarının toplamının, toplam sera gazları içindeki oranı son 250 yılda binde birler düzeyindedir. Yani insanoğlu olarak dünyada bulunan sera gazlarına bütün endüstrileşmeye rağmen yapabildiğimiz katkı binde birler düzeyindedir. KÜRESEL YALAN 2- KÜRESEL ISINMA KURAKLIĞA NEDEN OLUR İnsanları korkutmak için kullanılan en temel yalan, küresel ısınmanın kuraklığa neden olacağıdır. Gene aynı temel taktik izleniyor ve gerçeğin büyük bir kısmı ihmal edilip, bir parçasına odaklanılıyor. Teoriye göre yeryüzündeki tatlı su kaynakları küresel ısınma sonucu azalacak. Neden? Çünkü ısınma sonucu buharlaşma artacak ve göl, baraj ve akarsu gibi yeryüzü suları hacimsel olarak azalacak. Yanlış mı? Evet yanlış, ama kurulan mantık doğru ve insanları maalesef ikna ediyor. Niye yanlış? Çünkü buharlaşma sadece tatlı su kaynaklarını değil, bütün su kaynaklarını ve esas olarak okyanusları etkileyecek ve buharlaşma tek yönlü gerçekleşemez; yani su buharlaşıp dünya dışına taşınamaz ve yok olamaz. Dolayısıyla buharlaşmanın doğal sonucu yoğunlaşma yani yağıştır. İlkokul mezunu herkesin bildiği üzere dünyanın yaklaşık dörtte üçü su ile kaplıdır. Karalar sadece dünyanın dörtte birini kaplar. Dünyadaki su kütlesinin de yine çok büyük bir kısmı (% 97) tuzlu sudur. Dünyadaki yeraltı (% 1) ve yerüstü (% 0.025) tatlı su, havadaki su buharı (% 0.001) ve buzullar (% 2) dünyadaki su kütlesinin % 4' ünü bile oluşturmazlar. Dolayısıyla buharlaşma en çok okyanusları ve denizleri, yani tuzlu su kaynaklarını etkileyecektir. Gene küresel ısınmanın doğal sonucu olarak denizlerdeki ve okyanuslardaki suda azalma ve buharlaşmada artış ve su buharı yani havadaki nem miktarında büyük oranlarda artış olacaktır. Bu da tabi ki kaçınılmaz bir şekilde bulutlanmaya, yoğunlaşmaya ve yağışlarda artışa neden olacaktır. Tabi ki yağışların tümü karalara düşmeyecektir, ama büyük bir kısmı karalara düşmektedir. Kaynak: (internethaber)
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim