• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Aydın 15 °C
  • İzmir 11 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Demokrasi diye diye kayıp ettiğimiz değerler!

E. TURGUT TEKİN

Son günlerde devletimiz PKK Terör Örgütü ile savaşırken; bazıları “Türban”ı tartışıyorlar. Öyle gün yok ki, bu konu ekranlara yansımasın. Sonunda haklı olarak Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik’in bile sabrını taşırdılar.

Düşünün, din siyasete girince ne olur? Ve de dini temel madde sayarak politikaya kalkan yapmacık hüner sahipleri, dini olduğu yerde saymanın getireceği felaketlerin harabesi içinde ayakta kalabilir mi? Oysa din ilerlemeyi emrediyor.

Din, bir vicdan hareketi olmaktan çıkıp, açıklanamayacak politikaların hammaddesi olunca, nasıl bir siyaset mesajı oluyor, görün ve 1900’lerde E. Venizelos’un oyununa gelmiş Giritli Hüseyin Nesimiler’in devamı görünümünden vazgeçin. Dini siyasette arayan, siyasi islam, ittihadi islam tehlikeli, gaşetçilerin ardından asla gitmeyin, sonra bu gaşet ve ihanetin altında ezilirsiniz!..

Hiç şüphe yok ki, hakiki iman, başörtüsü ile değil, bilim ve fenle, teknoloji ile mümkündür. Bunun için Hz. Peygamber, “İlim Çin’de olsa, gidin öğrenin” buyururken, bizim sözde dinciler siyasi islam uğruna, kadınlarımızı kara çarşafa sokmaya, yine ona kölelik yaptırmaya çabalıyorlar. İşin acı yanı da, Hz. Peygamberle başlayan kadın haklarını bu siyasi islam cambazları geri almaya çalışıyorlar ve bunun içinde dinimizi, dine gönül verip inanmış saf ve temiz kızlarımızı kullanıyorlar.

Osmanlı din kadrosu, zamanı inkar eden Arap din nakilciliğinin ardında kuklalaşmış çaresizdi. Hiçbir yürek sahibi çıkıp da derde teşhis koyabilme cesaret ve bilimselliğini gösteremedi.

Ancak Cumhuriyet ve Atatürk’le kadınlarımız özgürlüğe kavuştular. Siyasi Ä°slamın hegomanyasından kurtuldular. Cumhuriyetin nuru ile aydınlanarak, yıkanarak, özgürce iman ettiler.

Bugün ise, kadına tanınan hak ve özgürlükleri hazmedemeyen siyasi islam taraftarları kadını yine çarşafa, daha sonra kafes arkasına sokmayı hedeşiyorlar. Bunu hedeşeyen siyasi islam kadroları, açık seçik nesillerini yetiştiriyor ve “şeriat adına!...” kadına tanınan özgürlükleri geri almaya çalışıyorlar. Bunu gerçekleştirmek için de siyasi islamın çağdaş bir simgesi olan türban ve bunu benimseyen genç nesli kandırmaya çalışıyorlar. Bunların dini inançlarını sömürüyorlar. Fransız devrimi ile filizlenen milliyetçilik akımı, dinsel kavmiyetin devrini tamamladığını ortaya koymuştur. Bunun yerine eşitlim özgürlük, kadın hakları, din ve vicdan özgürlüğünü getirmiştir. Özgür insan daha bilinçli ibadet eder. Bu özellik son yıllarda Osmanlı topraklarına taşmış, etkili olmuştur. Ancak Atatürk devrim ve ilkeleriyle Cumhuriyet döneminde, o da ancak %50 oranında hedefe ulaşmıştır.

fiimdi görüyoruz ki, milletin beynini, cehalet, yobazlık, hurafelerle örtülü, devrini tamamlamış tehlikeli etnik masallarla kandıracağına; çağdaş akıl, mantık hatta vicdan ve ahlak yoluyla kaynaşmayı, islam kardeşliğiyle bütünleşmeyi ortaya koyup sağlayan çabalar yerine, bugün ne yazık ki, türbanı, etkin kutuplaşmayı öne çıkarıp kardeşi kardeşi vurduruyorlar. Bunların hiçbiri doğru olmadığı gibi, dinle de bağlaştırılamaz. Ä°slam dini akıl ve mantık dinidir. Vicdanlara hitap eder. Allah’tan başka kimsenin tekelinde değildir.

Nasıl ki bir dinin kuralları varsa, devletlerinde öyle kuralları, kanunları vardır. Yüce Allah, “Ulülemre itaati” buyuruyor. Ä°taat etmeyen asi olur, asi ise isyan çıkarır.

Diyorlar ki, “Demokrasi var, ben türban giyerim, bana kimse karışamaz!..” Biran öyle varsayalım. Bir başka gurup da derse ki, “Demokrasi var, ben çıplak dolaşacağım” o zaman ne olacak? Kavram karmaşası nasıl önlenecek? Okullarda, dairelerde, orduda, toplum hayatında düzen nasıl işleyecek? Demokrasi kaus ortamı değil, düzen birliğidir. Herkesin uyması gereken yasa ve düzeni vardır. Bu bozulursa demokrasi de kalmaz. fiunu unutmayın aynı gemide yaşıyoruz. Batarsa birlikte batarız. Bu da düşmanların işine gelir. Herkes bu vatanın ve bu devletin kıymetini bilsin!.. Yoksa, “Demokrasi diye diye çok önemli değerlerimizi kayıp ediyoruz” Herkes, aklını başına toplasın. Bu devleti kurup bize emanet edenler, bizden daha inançlı ve daha güçlü müslümandılar!..

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim