• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Aydın 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

KÖLE AHLAKI VE POLİTİKA

ŞEREF PINARBAŞI

 

Bireyin ve toplumların ayakta kalmasını sağlayan üç ana unsur vardır.

1- Ekonomi  2-Kültür 3-Politika

Bunlar; üçlü sacayağı şeklinde kişinin ya da toplumun üçlü bir yoğunlukla ve eşit bir durumda yere basan ayaklarıdır. Bu ayaklardan birinin eksik kalması ya da yok olması halinde kişinin ya da toplumun  yaşaması mümkün değildir.

Çünkü: Ekonomik üretim biçimleri toplumsal karakteri  bu karakterler de insanların düşün ve ülkülerini belirlemiştir. Ve de oluşan düşün ve ülküler geriye dönerek toplumsal karakteri  oradan da ekonomik üretim tarzını yenileyerek değiştirmiştir.

Bu süreç ;

Ekonomik                    Temel

                                 

Toplumsal                   Özyapı (Karakter=ıra)     

                                

Düşünler         ve          Ülkülerimiz             

Şeklinde devam etmiş ve etmektedir de.

Yani bizi belirleyen şey : Ekonomik üretim tarzının insanlarda yarattığı zihniyetlerdir.

İşte tam bu aşamada insanlık tarihinde gördüğümüz üretim biçimleri ve yarattığı düzenler  şunlardır:

Bunlar klan dönemlerinin avcılık ve toplayıcılığından sonra ;

1- feodalizim  2-Kapitalizim  3-Sosyalizim olarak görülen üç büyük ekonomik düzenlemelerdir.

Feodalizim döneminde; aristokrat, ağa ve beylerin emrinde köleler vardır. Aristokrat sınıfta yüzbin kişi varsa bunlara bağlı köle sınıfında beşyüzbin – altıyüzbin kişi vardır. Bir ağaya ya da aristokrata beş yada altı köle hizmet etmektedir.

Kapitalizm döneminde ise bir tarafta patron diğer tarafta işçiler yani modern köleler vardır.

Şu anda insanlık kapitalizmin çeşitli versiyonlarıyla sistemin işgali altındadır. Öyleki, dünyadaki insanların yaklaşık bir buçuk milyar günlük bir dolar gibi bir parayla geçinmektedir. Beş milyar insan da beşyüz ile bin dolar gibi bir parayla açlık sınırının altındadır. Altıyüz- yediyüz  milyon civarında bir  insan  da patronlar sınıfında ve parayla sülempe oynayarak fındık kırmaktadır. Ülkemizde ise onbeş milyon insanımız bir buçuk – iki dolarla günlük yaşamaya çalışırken, yenileyin yediyüzbir lira olan asgari ücretli otuzdört – otuzbeş milyon insanımız yaşamaktadır. Bin ile ikibin lira arasında aylık alan insan sayısı beşmilyon, ikibin ile beşbin lira arasında aylık alan beşmilyon insan, beş ile on milyon arasında aylık alan beş milyon insan kalan beş milyon insan civarında da onbin ve üzerinde aylık almaktadır. Bizde patron sınıfında beş milyon insan yaşamaktadır. Zaten politika-ekonomik hareketler ve kültürel değişimler de bu beş milyon insan tarafından yönlendirilmektedir.

Tüm bunların yanında dağılmış olmasına rağmen eski sosyalist blok ülkelerinde, ekonomik, kültürel ve politik hareketlilikler %95 lerin üzerinde geniş halk kitleleri tarafından paylaşılmaktadır.

Bu ülkelerde patron sınıfı oluşamamakta,  ancak talancı çeteler halinde kaçakçılık vb yapanlarda, %1-2 lerle şimdilik talan yapabilmektedirler.

İşte bu nedenlerden dolayı insanlık köle veya modern köleliğin ahlak kapsamı içinde hareket etmektedir.

Köle ahlakı ya da köle kültüründe efendisinin yerine geçme diye bir düşünce üretilemediği için kendisi dışındaki tüm insanlara karşı ‘’içerleme=kinlenme’’ kültürü gelişmektedir.

Özgürlüğü istememektedir , çünkü özgürlüğün zorladığı sorumluluğu alamamaktadır. Sevmeyi bilmemektedir, çünkü efendisi tarafından sevilmemektedir. Oysa sevile sevile sevme öğrenilir. Zira hiçbir köle efendisini, hiçbir efendi de kölesini sevmez. Sahte bir ışılama ile sevgi gösterisinde bulunurlar. Böylece sevme olayı gerçekleşmez ve de öğrenilemez. Bütün efendiler hiçbir kölenin lafına inanmazlar. Hiçbir kölede kendine özgüven duyacak şekilde bir öğreti ile karşılaşmamıştır. Köle ahlakındaki bütün insanlar, kendilerini yönetecek bir idareciye ihtiyaç duyarlar.

Şimdi geldik sâdete:

Köle kültüründen ya da köle ahlakından kurtulmanın tek yolu ‘’çağdaş eğitim kuramının temel ilkeleri doğrultusunda korkusuz bir özgürlük içinde ‘’ yetiştirdiğimiz çocuk ve gençlerimizle olacaktır. Nasıl mı?  yukarılar da  gördüğümüz  gibi feodalizm, kapitalizm ve sosyalizm sadece ekonomik düzenlemeler değil, ekonomi temelinde, kültürel ve politik yapıyı yani üst yapıyı da  ona göre biçimlendirmektedir. Buradan giderek köle kültüründen insanlık nasıl kurtulur onu tartışacağız. Bundan sonraki iki yazımla bu metodun kurallarının sisteme adaptesini açıklayacağım. Saygılarımla

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim