• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Aydın 14 °C
  • İzmir 11 °C
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...
  • Büyükşehir ile sahiller pırıl pırıl
  • KİMLİKLERİNİ AÇIKLA HAŞMET
  • CHP'li BELEDİYELER SUÇLUYSA...

Köprü dizisinin analizi (2)

E. TURGUT TEKİN

 

Dünden devam

 

Olaya objektif bakmak gerek. Erzincan halkı, hiçbir zaman ne bir ağa zulmünden ve ne de terörden korkupta valisini, devletini, güvenlik güçlerini yalnız bırakacak kadar korkak ve aciz değildir, hiçte olmamıştır. Erzincan'da Üçüncü Ordu Komutanlığı vardır, güvenli bir merkez ve Doğu Anadolu'nun kilididir. Bu merkezde öyle birkaç çapulcu elini kolunu sallayıp gezemez. Kafasına estiği gibi terör yaratamaz. Erzincan'da terörün olduğu bölge Erzincan'a çok uzakta ve Doğu Fırat Vadisi ile Munzur Çayı Vadisi arasında kalan bölge idi. Burayı bir Erzincan'a mal etmekte yanlıştır.

 

Bizde 1940'lı yıllarda başlayıp sanat ve edebiyatımızda boy gösteren ağa düşmanlığı ne yazık ki bu dizide işlenmiş ve çok planlı bir biçimde seçilmiştir. Diziye adını veren ve başrolünü oynayan rahmetli Vali Yazıcıoğlu odağında birçok konu zincirleme ele alınıp işlenmiştir. Amaç dizi izlenecek ya, bir ağa karıştıralım, PKK'yı, devlet-halk işbirliğini bu ağaya baltalatalım ki, ağa halk gözünde madara olsun. Ağa kötülüklerin simgesi, insanlığın düşmanı olsun. Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal ve Fakir Baykurt ile başlayan bu ağa düşmanlığı devam ediyor. Ben bu tür dizileri birer hayal ürünü de olsa kınıyorum. Çünkü bu ulus ağasıyla, işçisiyle bir bütündür ve öyle bir bütün olarak kalacaktır.

 

Rahmetli Vali'nin ağalarla, beylerle ve hatta kişilerle savaşı olmazdı. Siyasetçilerle de davası yoktu. O'nun davası sistem, hantal yapı, boşuboşuna harcanan zamandı. Politikacıların gerçekçi olmayan palavraları idi. Yasaların, yetkilerin yetersizliğinden, insanların aymazlığından, memurların işi zorlaştırmasından şikayetçiydi. Uzaktan değil, Aydın Valisi olduğu yıllardan, burada Söke'den bir örnek vereceğim. Aydın Valisi olduğu yıllarda, büyük ilçe merkezlerinde toplantılar yaparak devlet memurlarına, belediye yetkililerine, muhtarlara neleri nasıl yapacaklarını anlatırdı. Söke'deki kapalı spor salonundaki konuşmasında:

 

- "Bizim davamız, kişiler, özel işler değil, sistemdir. Sistem çökmüş, enkaz haline gelmişse yapılacak şey bu çürümüş, çökmüş enkazı kaldırıp, yerine daha iyisini koymak olmalı iken, biz bu çürük enkazın altında neden çürütülüyoruz? Herşeyi Ankara'ya, yani merkeze yığmakla, taşımakla sorunları göğüsleyemez ve çözemeyiz. Çözüm, ancak yerel yönetimleri güçlendirip, yeteri kadar yetki ve kaynaklarla donatmakla çözülür."

 

Elbetteki köprünün yapımında doğal olarak maddi ve manevi zorluklar oldu, ve de yaşandı. Ama dizideki kadar abartılı değildir.

 

Ben buradan bütün tv dizisi yapan firmalara sesleniyorum. Yaptığınız dizilerde ayrımcılığı körükleyen, kardeşi kardeşe düşman eden ve hatta vurdurtan oyunlara reyting uğruna da olsa gelmeyin. Bu dizide değerli valinin kişiliğinden kaynaklanan izleyici kütlelerine Erzincan'ı ve Erzincan halkını rencide edecek olaylara yer vermekten kaçının ve kendi davanızı başka mecralarda akıtın. Erzincan insanı, devletine, milletine, ordusuna, yöneticilerine saygılıdır. Sonra Erzincan il olarak batı illerinin çoğundan daha ileri bir düzeyde gelişmiştir. Depremden sonra da Türkiye'nin planlı ve modern bir kenti olmuştur. Bu gelişmede sayın valimin emeği, katkıları çok büyüktür. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.                                                                  -Bitti-

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 256 513 25 27 | Faks : 0256 513 08 46 | Haber Scripti: CM Bilişim