• BIST 89.084
  • Altın 219,766
  • Dolar 5,7944
  • Euro 6,5880
  • Aydın 30 °C
  • İzmir 32 °C
  • FARKLI YÖRELER ŞENLİK HAVASI ESTİRDİ
  • MAKİNE PARKINA 6 MİLYONLUK YATIRIM
  • YOLLAR HASAT MEVSİMİNE HAZIRLANDI
  • FARKLI YÖRELER ŞENLİK HAVASI ESTİRDİ
  • MAKİNE PARKINA 6 MİLYONLUK YATIRIM
  • YOLLAR HASAT MEVSİMİNE HAZIRLANDI

“MALUM ZİHNİYET” ÜZERİNE...

FARUK HAKSAL

 

Demokrasi varsa “eleştiri” vardır…

Eleştirinin hedefi olmayı içlerine sindiremeyenlerin demokrasinin nimetlerinden yararlanmaya da hakları yoktur.

Kafalarındaki “tek adam olma” hayalini demokrasinin özlü erdemleri arkasına saklamaya çalışmak, ahlaklı bir davranış olmasa gerek.

Hele hele bu saklayış eylemi, beraberinde bazı soru işaretlerini de sürüklüyorsa, gelin görün siz olup bitenleri, olacak bitecekleri…

Sözümüz Akbük’ün imar kirliliğine olabilecektir.

Sözümüz Akbük koyunun kirliliğine arkasını dönen yetkililere olacaktır.

Sözümüz onca uğraş ve para harcanıp inşa edilmesine rağmen arıtma yapmadığı resmi raporlarla tespit edilmiş olan “arıtma tesisi”ne olacaktır.

Sözümüz gerçeklerin saptırılmasına, olmayanların olmuş gibi sunulmasına, gerçeklerin eşeğe ters bindirilip halka sunulmasına karşı olacaktır…

Yani halk yararına, kent çıkarına ve aydınlık, doğru ve dürüst bir yönetim şekline yönlenmiş eleştirileri, geçen günün olayları ile yeniden ısıtarak bu sütunlara aktaracağız.

Bu bizim görevimiz.

Bu görevi bize yurttaş olma sorumluluğu ve hemşeri olma sıfatı verdi.

Durumdan görev çıkartmak sorumluluk duygusunun demokratik sonucudur.

Ve bu sonucun ortaya koyacağı düşünce, öneri ve eleştiriler hazmedilecektir…

Hazmedilmek zorundadır.

Hazmedilmezse ne olur?

Hazmedemeyen kişi kilo kaybeder ve sonuç olarak çeker/gider…

Ve yerine daha hazımlısı, demokrasiyi daha özümsemiş bir yenisi gelir.

İşte demokrasi budur.

Demokrasi, “tahsisatı mahsusa” ile halka ulufe dağıtarak oy toplamak değildir.

Öncelikle üzerine oturulan koltuğu doldurmak demektir.

Doldurulamadığında da, efendice kalkıp, yerini bir başka arkadaşına bırakabilmektir.

İşte böyle sayın okuyucular…

Ve vay anasını sayın seyirciler!

İşte belki de en temel mesele, halkın olup/bitenlere “vay anasını” demenin ötesine geçip, seyirci olmaktan vazgeçip, bizzat oyunun içine katılmasıdır.

Bizce işte ancak o zaman o oyunun adı, gerçek demokrasi olacaktır.

Sizlere bu ilk seslenişimin son cümlesi aracılığı ile, nice nice demokrasiler, hazımlı, erdemli, dürüst ve becerikli yöneticiler diler, saygılar sunarım…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1995 Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 736 54 81 | Faks : 0 532 736 54 81 | Haber Scripti: CM Bilişim