DURMUŞ TUNA
BELEDİYE BAŞKANININ CEMEVİ TAKINTISI
Sayın Mustafa İberya Arıkan.
Meclis toplantısından sonra açıklamalar yaptınız.
Açıklamanız sonrasında ekibiniz ve size yaranmak isteyen troller, günlerdir aynı şeyi söylüyorlar, fısıltı yayıyorlar…
Şöyle diyorlar!
“İstesek Cemevini kapatırız.
Çatalı, bıçağı biz verdik.
Süreci provoke edenler var.
Kim bunlar!
Hukukla alakası olmayan, Alevi olmayan,
Cemevine bir kere gitmedikleri halde ortalığı karıştıranlar var.
Bir partinin meclis üyeleri var”
Buna benzer söylemler her yerde fısıltı şeklinde yayılıyor.
"Ben gelen tepkiler üzerine geri adım attım" demek, gereken yerde başka başka varyasyonların işaretidir.
En son siyasi satranç oynadığınızda içine düştüğünüz bataklıktan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan kurtarmıştı.
Yalanlarsanız hemen ifşa edebilirim.
Sinirleriniz hopladığında ve canınız çok sıkıldığında, tapeleriniz Devletimizin Yetkili Mercilerinin incelemesine takılmıştı.
Yalanlarsanız hemen ifşa edebilirim.
(Hani, takip meselesi vardı. Gece vakti beni aramıştınız. İşte o zaman)
Kameraları görünce bir haller oluyor size!
Sanki hiç bir şey olmamış gibi davranışlar sergiliyorsunuz.
Söke’nin evlatlarına söz söylemeyi bırakınız.
Bu davranışlar hiç hoş değil.
Alevi Kültür Derneği ile ilgili geri vitesinizi kapatmak için algıyı bırakmalısınız.
Geri vitesinizin nedenlerini kamuoyu biliyor.
Bir de siz anlatın.
Derneğe etki edenler kim?
Kim bu kişiler?
Neden algı yapıyorlar?
Gerçekten ortada hukuksuz bir durum varsa 7 yıldır neden müdahale etmediniz?
Dernek Başkanı Genel Merkez tarafından görevden alınınca müdahale ediyorsunuz!
Söke halkı herşeyi ve herkesi çok iyi tanıyor.
"Sosyal medyayı takip etmiyorum!" diyorsunuz.
Bakmayın zaten.
Hakkınızdaki iddialar bir belediye başkanı için hiç hoş değil.
Sizin adınıza çok üzücü.
İşin içinde çıkamayınca (hemen)
“Devlete karşı gelmeyin!“
Argümanını sahaya sür!!
Devletin başı Cumhurbaşkanı Erdoğan operasyon yapmaya çalıştığınız canlar için diyor ki; “Kültür ve İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen millî birlik ve beraberlik çalışması kapsamında 1585 cemevi ziyaret edilerek muhataplar tek tek dinlendi. Valiliklerimiz vasıtasıyla çözülebilecek bina, tadilat, ısıtma gibi sorunlar için hemen sıcağı sıcağına talimatlar verildi, adımlar atıldı. Cemevlerinin aydınlatma, içme ve kullanma suyu, yapım, onarım, bakım giderlerinin karşılanması ve imar planlarındaki yeriyle ilgili tüm sorunlar çözülmüş olacaktır. Ülkemize, milletimize, Alevi Bektaşi kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Gör bak!
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tane tane anlatmış ancak anlamak isteyene!
İnsan sormadan edemiyor…
İlk günden itibaren neden ayrımcılık ve ötekileştirme dilini kullanıyorsunuz?
Nedir bu nefret tavrınız?
Alevi canların dik duruşundan neden rahatsız oldunuz?
Seçimi kazanmanızı sağlayan partinin üyelerinin omurgalı siyasetinden çok rahatsız olduğunuz görülüyor.
Söke halkının saçma kararınıza karşı çıkmasından ve geri adım atmak zorunda kaldığınız için çaresizsiniz.
"Bu süreci organize eden bir güç var" diyormuşsunuz!
Sizi rahatsız eden o güç; Halkın gücü, Sökenin gücü...
Bu gücü daha çok hissedeceğiniz günler olacak.
Belediyeye fazla gitmediğiniz için olaylardan uzak kalmış olabilirsiniz.
Röportajınızı izledim.
"Arkadaşlar getiriyor, önüme koyuyor, oradan haberim oluyor, onlardan öğreniyorum" diyorsunuz.
Canlar konusunda size verilen bilgiler ya eksik ya da tamamen yanlış.
Kim söylediyse yanlış söylemiş.
"hukuksuz" diyen sizi resmen kandırmış.
Priene'deki röportajınızı dikkatle takip eden vatandaşlardan görüştüklerim oldu.
Açıklamalarınıza çok şaşırmışlar.
Vücut dilinizi beğenmediklerini söylüyorlar.
"Hafif mafya rollenmeleri gibi olmuş" diyorlar.
Cemevi üzerinden Alevi canlara ayar vereceğinize, hukuk ve ahlak dersi vereceğinize önce kendi çevrenize bakınız.
Nasıl bir belediye başkanlığı bu?
Kendi çevrenizde yaşananlara sessiz kalıp, tamamen ibadethane olarak kullanılan bir arazi üzerinden toplumu germek ve kaos yaratmak neden?
Herkes görüyor.
Ne sözler verdin, neler yaptın!
Dün neler dedin, bugün neler yapıyorsun!
Seçim sandığı halkın önüne geldiğinde hesap vereceksiniz.