E. TURGUT TEKİN

E. TURGUT TEKİN

Bir yıkımın acı öyküsü 4

 

 

(Köy Enstitüleri Düşürülürken)

* Önceki sayıdan devam

KÖY ENSTİTÜLERİNE YAPILAN SOL ELEŞTİRİLER

I-ROMANCI KEMAL TAHİR:

Kemal Tahir, cezaevinde çektiği acıların ya da orada tanıdığı sağlıksız köylülerin etkisiyle olsa gerek, kaleme sarılarak hiç tanımadığı, incelemediği, hatta görmediği Köy Enstitüleri ve başta Tonguç olmak üzere orada çalışıp, okuyanları ve köylüleri küçük düşürücü olan "BOZKIRDAKİ ÇEKİRDEK"i yazar. Bu romanı ben iki kere okudum. Gerçekten de sanki Köy Enstitülerini yıkmak için sipariş verilmiş bir senaryodur. Hatta hiç alakası olmayan köylü hayatı ve değerlerini de sanki Köy Enstitüleri değiştirmiş ve ahlaksız bir hale getirmiştir gibi yansıtılmıştır. Güya bu kurumlar "Türk Köyü"nün çekirdeğini bozmuştur. Oysa Enstitüler, Türk köyünün karekteri bozulmasın ve buradan yetişen köylü çocukları yozlaşmasın, dejenere olmasın diye kasaba ve şehir okullarından mezun olanları bu kurumlar almıyorlardı. Tamamı köylü çocuğu idi. Hatta bu olaya bir örnekte Dursun Akçam'dır. Ardahan'ın Ölçek köyünden olmasına rağmen, Ardahan Merkez İlkokulu mezunu olması nedeni ile Kars Cilavuz Köy Enstitüsüne kabul etmezler. Gerekçesi kasaba okulu mezunu olmaktır. Dursun bu olayı direk İlköğretim Genel Müdürü Tonguç'a yazar ve okumak istediğini anlatır. Tonguç'un emriyle Cilavuz Enstitüsüne kabul edilir. Ben Kemal Tahir'i severim. Ama böyle bir hataya düşmüş olmasını da ancak özgürlüğü bağlı olduğundan ve gerçeklerden habersiz olduğundan dolayı daha fazla bu romanı açıp eleştermek istemiyorum. Roman gericilere ve Enstitü düşmanlarına yaramıştır. Gerçekleri bilse ve görseydi, bu romanı kendi elleri ile yakardı.

2-YALÇIN KÜÇÜK:

Köy Enstitülerini eleştiren ikinci yazar ise Yalçın Küçük’tür. Yalçın Küçük, "AYDIN ÜZERİNE TEZLER" adlı yapıtlarında şöyle bir konuyu savunur:


"Nazım Hikmet içerdeyken açılmış olan bu kurumları ve orada yetişen Mahmut Makal, Fakir Baykurt gibi köylü aydınları ve onları yetiştiren Tonguç'u aydın saymıyor. "Sanki Nazım Hikmet'i onlar mı içeri attılar? Yalçın Küçük, onları aydın saymasa da, onlar aydından daha ileri aydınlatıcılardır. Yalçın Küçüğün bunu anlaması ise imkansızdır.

Oysa onlar, bu savlarını yazmadan önce yazarken ve yazdıktan sonra, başta Yücel ve Tonguç, yaşlı başlı Enstitü yönetici ve öğretmenlerinin çoğu ve Enstitü çıkışlı gencecik öğretmenler iktidarlar tarafından sakıncalı görüldüler ve durmadan kovuşturuldular. Dahası o güzel kurumları, aynı iktidarlar aynı nedenlerden dolayı kapattılar.

YIKIM GÜNLERİNİN BAŞLAMASI VE KAPATMAYI KİMLER HAZIRLADI?

Köy Enstitüleri'nin niçin kapatıldığı çok tartışıldı ve kapanmasına rağmen yinede tartışılmaktadır. Aslına bakarsanız kapatanlar bile neden kapattıklarını bilmiyorlar. Bu kurumların on yıllık bir uygu- lamadan tam verime başlamışken, niceliğinden ve niteliğinden gelen bir eksiği nedeniyle değil, politik nedenlerle kapatıldığı görülüyor. Yalnız iç politika değil, konunun dış politika bağlamında bir boyutuda olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan yeni dünya dengesiyle, ülkemize gelen demokrasinin kendine destek olacak böyle bir eğitimi "KÖYLÜ OKURSA UYANIR" mantığıyla dışlaması hayretle görülüyor. Eğer bunları, Prof. Pakize Türkoğlu "TONGUÇ VE ENSTİTÜLERİ" adlı yapıtında yazmamış olsaydı, inanmam çok zor olurdu. Yıllarını köy Enstitülerine vermiş bir hocanın yazması elbetteki acıdır. Ama ne yazıkki de gerçektir. Şimdi, yıkımın acı yılları ve sayfaları başlıyor. Gelin hep birlikte bulgularımı okuyalım.

Kapatılmasını gerekli gören ana düşüncenin arkasında yatan gerçeklerin bazılarının özeti şöyle: *** Devam edecek


Önceki ve Sonraki Yazılar